"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Mars mahsulü patates leziz görünüyordu

Mars mahsulü patates leziz görünüyordu
Ama sadece o kadar.
Patates dışında geriye kalan her şey, yani Matt Damon’ın başrolünde oynadığı, Ridley Scott ürünü dev prodüksiyon “Marslı”, bir türlü son dönemde izlediğimiz o iki film gibi olamıyor:
“Gravity” ve “Interstellar”.
Bu iki uzay filminin duygusu, derinliği ne yazık ki “Marslı”da yok.
Oysa filmin çıkış noktası güzel.
Şiddetli kum fırtınası sonucu astronotlar Mars’tan ayrılmak zorunda kalıyor.
Bir kişi hariç: Matt Damon’ın canlandırdığı Mark Watney karakteri.
Herkes onu fırtınada öldü sanıyor. Ama Watney hayatta kalıyor. Dahası, hayatta kalmak uğruna tüm bilim bilgisini sonuna kadar kullanıyor, asla pes etmiyor.
Mars’ta patates yetiştirip aç kalma tehlikesini ortadan kaldırması bunlardan biri işte.
Ama gel gör ki Watney karakteri, sanki koca gezegende tek başına kalmış biri gibi değil, ıssız bir köyde tarım yapan adam neşesinde/azminde sürekli.
Bir kere bile delirme emaresi görmüyoruz kendisinde.
Hani ıssız adaya düşen Robinson bu havai fişekli coşkuyu görse şaşırır, kendinden utanırdı.
O derece!
Oysa ıssız ada değil, koca gezegen orası yahu...
O sonsuz hiçlik psikolojisi neden bu kadar teğet geçilir ki? Sanırım seyirci bunalmasın diye...
Ama işte o yalnızlık duygusunu alamayınca filmin kalanını aynı hazla izlemek mümkün olmuyor.
Nasıl olsa kurtulacak diyorsun.
Hele son sahnelerde “Amma da Gravity gibi olmuş” diye hayıflanıyorsun.
Amerika’yla Çin’in yaptığı işbirliğinin gözümüze sokulmasını manidar buluyorsun.
Ve filmin dozu kaçmış bir NASA güzellemesi olması bir süre sonra canını sıkıyor.

Kaan Tangöze’nin Gölge Etme’sine kulak verin

Bu dönemde...
Bu sözlerle...
Böyle bir albüm...
Herkes yapamazdı. Cesaret edemezdi.
Ama Duman’ın solisti Kaan Tangöze yapmış.
Solo albümü “Gölge Etme”de lafını esirgememiş, duygularını apaçık ortaya dökmüş, kıvırmamış.
Üstelik bunları süslemeden, sadece bir gitar ve mızıkayla yapmış.
Albümün açılış şarkısı “Gölge Etme”nin sözlerini aktarmak yeterli olacaktır diye düşünüyorum:

“Elinde silahın varsa
Benim de gitarım var.
Senin bir ideolojin varsa benim de ideallerim var.
Arkanda hükümet varsa benim de şarkılarım var.
Eğer senin bir Allah’ın varsa gölge etme Allah aşkına.
Senin de yandaşların varsa benim de yoldaşlarım var.
Arkanda savcılar varsa benim de yüreğim var.
Eğer sonunda mapusa girmek varsa, yatarız icabında.”

“BU ARADA” NOTU

Duman’ın sound’una alışkın olanlar için solo albüm tam ters köşe olmuş. Bu yüzden Duman dinler gibi değil, Kaan olarak dinlemek gerekiyor bu albümü.
BENİM FAVORİM
Şu iki şarkı oldu: “Bir Kız Bana Emmi Dedi” ve “Bir Rüya Gördüm”.

Mars mahsulü patates leziz görünüyordu

Destek mi yük mü?

Konumuz Paris Moda Haftası’ndaki Rick Owens defilesi.
Ve o defilede birbirini taşıyan mankenler...
Owens, yükselen kadın kuşağını anlatmak istediğini söylemiş.
Birbirlerine destek olmalarını filan... Uygulama şahane ama düşünce zorlama.
Destek olmaktan çok birbirine “yük” olmayı gördüm ben bu fotoğraflarda.
Siz ne dersiniz?

X