"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Kalbi kırık çılgın Hedwig İstanbul’a geliyor

Berlin’in ikiye bölündüğü yıllar...

Doğu tarafında yaşayan Hansel burada görev yapan bir askere aşık olur.
Aşık olduğu adamla evlenebilmek için cinsiyet değiştirmek ister, ama bunu yapabileceği tek yer batı tarafıdır. Sonunda Hansel kaçar.
Annesinin adını alır, o artık Hedwig’tir!
Soluğu Amerika’da aldığında ise mütevazı grubu Angry Inch ile birlikte şehir şehir dolaşan çılgın bir glam rock solistidir artık.
Ama kalbi kırıktır, bestelerini çalıp kaçan sevgilisinden intikam almak istemektedir...
Bitmedi, daha devamı var.
Hem de ne cayır cayır şarkılarla...
Fırtınalı ve tutkulu hikayesini kısaca özetlediğim, Rolling Stone dergisinin gelmiş geçmiş en iyi rock müzikali ilan ettiği Hedwig and The Angry Inch neyse ki pek yakında İstanbul’a geliyor.
Onun çılgın macerasını sahnede izleyebileceğiz.
Ama hayır, Broadway’de sahnelenmiş, dört Tony ödüllü Hedwig gelmiyor.
Ki şimdiye dek ‘bay Dexter’ Michael C. Hall’un, Glee dizisinden aşina Darren Criss’in ve Neil Patrick Harris’in Hedwig kılığına büründüğü orijinal müzikali de İstanbul’da görmek isteriz bir gün.
Şu an payımıza düşen elma, girişimci bir müzikal tiyatro grubu olan Kazan Dairesi’nin sekiz aydır titizlikle ve hayli zorlanarak hazırladığı Hedwig olacak.

OYUNUN YAZARI TÜRKİYE’Yİ İSTEMEDİ!

Zorlanarak diyorum, çünkü Hedwig’i sahneleme süreci pek de kolay olmamış.
Kazan Dairesi’nin sanat direktörü Barış Arman yaşadıklarını şöyle anlattı bana:
“Müzikal tiyatro mezunu bir grup oyuncu olarak geçen yıl Kazan Dairesi Müzikal Tiyatro ve Performans Tiyatrosu’nu kurduk. Elimizdeki sermayenin tamamını ilk müzikalimiz Hedwig and the Angry Inch’in telifine yatırmaya karar verdik. Telif başvurusunda bulunduğumuzda yazar John Cameron Mitchell bizi reddetti.
Oyunun Türkiye’de oynanmasını istemiyordu! 
Oturdum, Türkiye’deki trans cinayetlerini bir bir yazdım ve Türkiye’deki homofobi oranlarını bulabildiğim tüm kaynaklardan olduğu gibi aktardım. Bir ay sonra yazardan e-posta geldi. Oyunun telifini veriyordu, ödemeyi yaptık, oyun bizim oldu.”

Kalbi kırık çılgın Hedwig İstanbul’a geliyor


FİRMALAR CESARET EDEMEDİ

Bu kadarla bitmiyor.
Arman sonrasında yaşadıklarını şöyle özetliyor:
“Muhteşem bir yaratıcı ekip oluşturup sponsor peşine düştük. Ama sponsorluk için başvurduğumuz firmalar projeyi beğenmelerine rağmen cesaret edemedi. Broadway’in kapalı gişe oynayan, ayakta biletleri 350 dolara satılan, sinema uyarlaması Sundance’i ayağa kaldıran kült oyunu burada resmen kurumsal sansüre uğradı.
Yine de vazgeçmedik, provalara devam ettik.
Mart ayında Garaj İstanbul’da Hedwig’i sahneye koyuyoruz. Yeterli desteği almasa da Off-Broadway bütçesiyle Broadway görselliğinde, ortalığı kasıp kavuracak bir iş çıkıyor!”
Arman’ın sözlerini okudunuz; bu ülkede farklı bir şey yapmaya çalışmak kolay değil.
Ben kendi adıma hem nefis hikayesi hem de filmini daha önce izlediğim için nefis müzikleri dolayısıyla yerli Hedwig’i heyecanla bekliyorum.

Gerçekten bu son konser miydi

İnanması zor.
Cuma gecesi Volkswagen Arena’yı hınca hınç doldurmuş kalabalıkla beraber gerçekten son Sezen Aksu konserimizi mi izlemiş olduk?
Bundan sonra hiç konser yok mu?
Hele hele Açıkhava konserleri Sezen’siz nasıl olur ki?
Düşününce tuhaf geliyor, boşluğa düşmüşsün gibi.
Ve hüzünlü tabii: Sevgilinden ayrılmak gibi.
Ama Sezen kararlı, “Bu son İstanbul konseriydi” diye üstüne üstüne basa basa tekrarladı cuma gecesi konserde.
Ben yine de umutluyum.
Belki birkaç yıl sonra sürpriz yapar, çıkar sahneye.
Peki o gece konserde nasıldı?
Çok şey söylemek istiyordu aslında.
Kendine dair memlekette olup bitene dair...
Durgundu, hüzünlüydü, finalde ağladı.
Sonunda espriyle karışık şöyle dedi:
“Herkes konser öncesi tembihledi konuşmayayım diye.”
Konuşmadı ama, konser finalinde en güzel konuşmayı kendi yazdığı şarkısıyla yaptı aslında.
İşte o şarkının, Tanrı’nın Gözyaşları’nın sözleri:
“Bir büyük gözaltı hayatımız
Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz
Melekler anaların dilsiz yasında...
Her insan meyillidir ihanete, cinayete
Her insan merhametli ve zalimdir
Bir yandan gücün suç ortaklığında
Bir yandan sızlar vicdan, ilahi bir takiptir.”

 

 

X