"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

İyi bir ikili: Mustafa ve Zeynep

Çok değil, iki-üç sene önce filan.


Zeynep Bastık’ı Gizli Kalsın’da dinlediğimiz zamanlar.
O dönem bir gece yarısı yıldızıydı Zeynep.
Yorumu ve gece boyu seçtiği şarkılarla kendini dinletmeyi başarıyordu.
Yoksa zordur o geç saatte birilerinin seni pür dikkat dinlemesi.
Kafalar dağınıktır, flörtler pupa yelken...
Sonunda Zeynep aldı yürüdü. YouTube kanalı, “Felaket” cover’ı ve Harbiye konserleri derken şimdi de Mustafa Sandal’la yaptığı düetle karşımızda.
Birlikte söyledikleri “Mod” şarkısında enerjileri tutmuş, iyi bir ikili olmuşlar.
Şarkı da yormuyor. Tam da günümüzün hissiyatına uygun, “iyi hisset” diyen aplikasyonlar/kişisel gelişim kitapları gibi şarkının bütünü.
Kısacası: Mustafa ve Zeynep iyi bir ikili olmuş.

Spor kariyeri için yeni bir mekan

Daha önce (yaz sezonunda filan) yazmıştım.
Artık şehirli insanın bir de spor kariyeri var.
Çünkü fitness’tan çıkan yogaya giriyor.
Ertesi gün boks yapıp sonraki sabah pilatesle güne merhaba diyor...
Artık tek bir egzersiz değil, farklı egzersizleri aynı anda yapma eğilimi coşmuş durumda.
Çünkü şehirli çalışan için en az para kazandığı iş kadar, bir kariyere/başarılı olma haline dönüştü yaptığı spor.
İşte önceki gece spor kariyeri sevdalıları için Bebek’te yeni bir üs açıldı:
SWEATers Hub.
Elif Boyner ve Melis Abacıoğlu’nun aynı isimli bir aplikasyonu zaten vardı.
Bilen biliyor, takip ediyordu. Şimdi Elif ve Melis bu aplikasyonun bir de mekanını yaptı.
Ne mi yapılacak o mekanda?
Şehrin en popüler eğitmenleriyle egzersiz seansları...
SWEATers’ın en ilginç ve ferah yanını söyleyeyim:
Spor yapılacak alan bir bahçenin ortasına kurulmuş dev çadırın içi.

Neye ‘harika’ dedi acaba

Önceki gece Levent’teki La Boucherie.
“All that Jazz” konseptli yeni sezonun açılışı var.
Sahnede Seran
Bilgi. Burçin Büke Orkestrası’yla...
Ortamda birçok tanıdık sima.
Biri gelip “N’aber, nasıl gidiyor?” dedi.
Bir an durdum ve “Bilmem” diye yanıt verdim. İçimden öyle demek geldi.
Orijinallik olsun diye değil.
Ama karşımdakinin yanıtı orijinaldi doğrusu.
“Harika!” deyip gitti.
Hâlâ (manasız bir şekilde) düşünüyorum.
Gerçekten belirsiz yanıtımı harika mı buldu yoksa aslında beni hiç dinlemedi mi?

Neyi anımsatıyor

Nusret ve New York restoranı çalışanları arasındaki sular durulmuyor.
Son olarak bir garsonu TV programına konuşmuş:
“Bahşiş havuzunu soran insanlar olduğumuz için zorlandık.
Ben tam masayla ilgilenirken benden ayakkabılarını getirmemi istedi.
Her akşam 20.30’da halay çekilen başka restoran var mı?”
Böyle böyle bir sürü dökülmeler, itiraflar...
Tüm bunlar “The Loudest Voice” dizisini anımsatıyor.
Russell Crowe’un oynadığı bu dizide Fox News kanalının kurucusu Roger Ailesi anlatılır.
Ailes’ın görkemli kariyerinin yokuş aşağı gitmesi onunla beraber çalışmış kadınların itiraflarıyla başlar.
Elbette Nusret’in çalışanlarının itiraf konuları farklı.
Ama işte çalışanlar her şeyin kilit noktası aslında.

İyi bir ikili:  Mustafa ve Zeynep

X