"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

İstanbul’da koşturmaca başlıyor!

İstanbul’da sezon bu hafta açıldı, ama ne açılmak!

Şu an bu yazıyı yazarken gidilecek, görülecek şeyleri sıraya koydum, dağ gibi birikti.
Bir kere Moda Haftası var.
Ve onun partileri.
Mesela siz bu yazıyı okurken dün gece Zorlu Morini’de Özgür Masur’un partisi, Cantinery’de ise Vogue’un yemeği vardı. Onların ayrıntıları cumaya gelecek artık.
Ayrıca bugün Contemporary var.
Yarın gece ise Lucca’da Contemporary’nin bir partisi.
Contemporary’le paralel havalı ev davetlerini saymıyorum bile.
Bir de sezon açılışı yapan mekanlar var.
Mesela Nişantaşı’ndaki Must.
Orada da yarın gece ünlü Yunan DJ Vassili Tsili’nin performansı olacak.
Yani bir adet “Made in Mykonos” partisi!
Mykonos’u unutamayanlar için gelecek bu parti...
Kısacası koşturmacalı bir hafta İstanbulluları bekliyor.
Keşke her hafta böyle olsa! Özledik böyle hareketli günleri geceleri.
İstanbul’a böylesi yakışıyor çünkü.

İstanbul’da koşturmaca başlıyor

İçin rahat olsun

Hürriyet’in en sadık okuru olan bir Habertürk yazarı pazartesi günkü Alexander Wang yazıma kafayı takmış.
Hayır, herkes her şeye kafayı takabilir sorun değil de durduk yere çamur atılmasına, yalancılıkla itham edilmeye ve saçmalanmasına tahammülüm hiç yok.
Özetle iddia ediyor ki arkadaş, Wang’in New York’taki partisine aslında girememişim, kapı önünden izlenim yazmışım.
Okuyunca “Yok artık” dedim, “Ne diyor bu?”
Şimdi bu saçmalığa inanan olur diye bir kez daha altyazı geçeyim istedim.
Bir kere arkadaş partiyle defileyi birbirine karıştırmış.
Benim gittiğim after partiydi ve zaten yazıda sadece parti ortamından bahsediliyordu.
Gittiğim saat de 23.00 filan, ortada Kim’ler Kris’ler Kaia’lar yoktu tatlım, rahat ol yani.
Defileye davetli olsaydım ona da giderdim elbet, kaçırır mıyım?
Ayrıca partiyi Vogue ya da Bazaar övdüyse bundan bana ne?
Aynı düşünmek, hissetmek zorunda mıyız?
Tek renk miyiz ey özgürlük?
Valla Wang’in partisinden çıkıp gittiğimiz The Standard Otel’in tepesindeki parti daha hoştu.
Zevkler ve renkler işte...
Neyse, bu gördüğünüz tatlı kulesi Wang’in partisinden bir detay.
Çamur atan arkadaşa tatlı yolluyorum, iyi gelir diye.
O gece partide dağıtılan ve bir çırpıda mideye indirdiğim hamburgeri de yollamak isterdim, çok lezizdi (bu detay da hiçbir mecrada yok hani).
Hadi öptüm, beni zevkle takip etmeye devam edin, başka partilerde görüşmek üzere...

İstanbul’da koşturmaca başlıyor

 

 

 

 

 

 

 

X