"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

İlişkinizin süresini bilmek ister miydiniz?

2018’in ilk yazısına hoş geldiniz! Şimdi dün gecenin eğlence yorgunluğunu üzerinizden atmanız için sizi yakın geleceğe ışınlıyorum!

Tinder’ı, OkCupid’i, Grindr’ı, Skout’u, Happn’i ve diğer tüm çöpçatan aplikasyonlarını unutun ve şimdi çok gelişmiş bir yapay zeka sistemi hayal edin.
Kılınızı dahi kıpırdatmadan size bir anda müjdeyi veriyor:
“Yarın saat 19.30’da X kişisiyle randevun var. Onunla eşleştin.”
Tatlı bir telaşla giyinip süsleniyorsun.
Tam randevu saatinde karşında onu buluyorsun.
Yani sistemin sana uygun gördüğü kişiyi...
İyi de yapay zeka sistemi sana o kişiyi nasıl uygun görüyor?
Basit: Hakkındaki tüm verileri kaydediyor.
Nasıl sevişiyorsun, öpüşüyorsun, ilişki esnasında nasıl tepkiler veriyorsun ya da ne kadar mantıklı ne kadar duygusalsın? Her şeyi ama her şeyi...
Ama dur bakalım, randevu sırasında esaslı bir sürpriz var.
İki taraf da aynı anda ellerindeki sisteme bağlanıyor ve şunu öğreniyor:
İlişkilerinin ne kadar zaman sonra biteceğini!
Sistem bazen 36 saat diyor bazen 5 yıl.
Çünkü yapay zeka iki tarafı da artık çok iyi tanıyor ve ilişkiye bir süre biçiyor.
OLUR MU OLUR
Elbette bu anlattığım bir fantezi.
Zihin açıcı dizi “Black Mirror”ın dördüncü sezon bölümlerinden birinin konusu.
Lakin insan izlerken “Neden olmasın ki?” diyor.
Olmaz olmaz bir şey değil.
Nasıl Instagram ve Facebook algoritmaları önümüze hep daha önceden beğendiğimiz şeylerin benzerini getiriyor.
Bu da gayet olası bir şey.
Doğrusu, yaşayacağım ilişkinin süresini bilmek istemezdim.
Ama dizideki karakterlerden biri bunun ne kadar mantıklı bir şey olduğunu şu sözlerle açıklıyor:
“Eskiden insanlar ilişki bitince ayrılamazmış. Şimdi ne kadar rahat değil mi?
Süre bitince zaten otomatik olarak ayrılıyorsun, acı yok.”
Biraz kabus gibi değil mi?

2018’in şimdiden konuşulan o partisi

Buyurun yeni bir haber daha. Ocak sonunda çılgın bir parti var. Koca oteli kapatıyorlar yahu! Tüm şehir şimdiden bunu konuşuyor. İlk benden duyun...

Valla duyunca şaşırdım, “Nasıl yani?” diye.
Efendim olay şu: Şehrin çok gezen, tanınan borsacılarından biri sırf kendi zevki için bir parti yapacakmış.
Ve partisi için Sütlüce’deki Lazzoni Otel’in tamamını kapatmaya karar vermiş.
Evet, 130 odalı koca otelden bahsediyorum.
Ocak sonunda yapılacak partiye sadece 300 kişi davet edilecekmiş.
DJ’ler bile yurtdışından gelecekmiş, ki gayet iyi isimler:
Armen Miran, Rampue, Fur Coat...
Hypnos’un işletmecisi Ufuk Gündoğdu’nun organize ettiği partiyi şimdiden merak etmeye başladım.
Bir geceliğine tüm otelin kapatıldığı bu hayli pahalı partiyi kim merak etmez?

Adettendir, yeni yıl kararları sıralansın...

◊ Hiç görmediğin en az üç şehre git (Tamam, bu aklıma yattı.)
◊ Bir başka şehirde en az 3 ay yaşa (Olur mu ki?)
◊ Daha az iç, daha çeşitli ye (Ama yok, margaritadan vazgeçme!)
◊ Heyecanlı bir ilişki yaşa (Buna karar verilmez gerçi, ama niyet diyelim.)
◊ Köşeyi daha dijitalleştir (Bekleyiniz, sürprizler var.)
◊ Bedenin sınırlarını daha da zorla (Jimnastik şampiyonasına katılırım bu gidişle.)
◊ O kitabı yaz! O şarkıyı çıkar! (Peki peki anladık!)
◊ Hah bir de geçen hafta yazmıştım ya, “12 ay sonraki ‘sen’e otur mektup yaz, kendini o gün nerede nasıl görmek istediğini filan satırla, sonra da mektubu unut. 12 ay sonra da aç oku” diye...
Şu an karar verdim, süreyi kısaltıyorum!
Bu yıl 3 ay sonraki ‘ben’lere sürekli yazacağım.
Böylece motivasyon hep diri kalır, di mi ama?
Örnek bir cümle paylaşayım:
“Canım, umarım nisanda şu şu duyguları tatmış, şuralara buralara gitmiş ve şu şu işlerini bitirmişsindir” diye...

 

X