"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Hadise yanıt vermese kimse farkına varmayacaktı

Ne tuhaf. Hadise, hakkında söylediklerinden ötürü eski futbolcu Serhat Akın’a bir yanıt verdi.

“Adamlıktan uzaksın” diyerek...
Bu haber genelde şöyle verildi:
Hadise’den ağır yanıt.
Hadise’den sert sözler.
Peki Serhat Akın’ın içinden “çirkindi, beğenmemiştim, Arap atı gibi açıldı” tanımlarının geçtiği seksist cümleleri nasıl bir başlıkla haber oldu? Genelde şöyle: “Serhat Akın’ın Hadise itirafı.”
Yani “Serhat Akın’dan Hadise’ye sert sözler” gibi bir başlık tabii ki kullanılmamıştı.
Çünkü Hadise iki gün sonra malum yanıtını yapıştırmasa aslında kimseler Serhat Akın’ın kurduğu cümlelerin rencide edici olduğunun çok farkına varmayacaktı.
Erkek dünyası böyledir aslında.
Her yaşta bitmeyen bir çocuksuluk ve o çocuksuluğun ardına gizlenmiş sonsuz bir “her haltı yerim ben” özgüveni.
Hadise’nin yanıtı o çılgın özgüveni derinden sarstı. O yüzden de “sert” bulundu ya.

O zaman da “delikanlı kadın” denilebilirdi

Peki Serhat Akın’ın sarf ettiği sözleri bir kadın söylemiş olsaydı ne olurdu?
Yani ünlü bir kadın bir erkek hakkında çıkıp, “Çirkindi, beğenmemiştim, Arap atı gibi sonradan açıldı, Allah beni kahretmesin” deseydi?
O zaman o kadına da “Çok dobra” denilebilirdi. Ya da “Ne delikanlı kadın, helal olsun!”

Kalben: Kötü bir aşk iyi bir aşka olan inancımı bitirmez

Hafta sonu Kanyon’da yedincisi yapılan Her Yerde Müzik festivalinde Kalben de sahne aldı. Kalben’le konser öncesi bir araya geldik, sohbet ettik.
Kalben’in şarkıları kadar, konuşurken kurduğu kitap gibi özenli cümlelerini de seviyorum.
Onunla konuşmak bu yüzden çok zevkli.
Cumartesi günkü sohbetimizde Kalben’e bir röportajında söylediği, “Hayat bu, hiçbir şey tam yolunda gitmez” sözlerini anımsatıp son aylarda başına gelenleri (aniden biten evliliği, eski menajerinin ona açtığı dava) nasıl göğüslediğini sordum. Şöyle yanıt verdi Kalben:
“Ne yazık ki bazı insanları tanıdıkça daha az seviyoruz.
Bazılarını ise tanıdıkça daha çok. Kimi insanlar ilk grupta oluyor.
Vaat ettiğimiz sözlerimiz oluyor, sözlerimizi tutamıyoruz.
Çok genç oluyoruz, bazı duyguların etkisinde kalıp daha kıymetli duyguları kaçırabiliyoruz. Ben o kıymetli duyguları kaçırmak istemiyorum.
Saygıya ve emeğe çok inanıyorum. Gerçekten aşka çok inanıyorum.
Bir insanı sömürmeye, kullanmaya ya da onun üzerinden bir yere varmaya değil.
O yüzden bundan sonraki hayatımda birlikte bir şeyler ortaya koyabileceğim, beni de düşünen, beni de öncelik olarak kabul eden, benim de mutluluğumu hesaba katan, sürekli ben ben demeyen insanlar olsun istiyorum. O yolda yürüyorum. Yani çok dert etmiyorum açıkçası.”
Bu yanıtından sonra şunu da sormam kaçınılmaz olmuştu Kalben’e:
“Yani aşka olan inancını hâlâ yitirmedin?”
“Yok, kötü bir aşk yüzünden iyi bir aşka olan inancımı nasıl kaybedebilirim ki Onur. Her aşk başında çok güzel. Ama biterken kötü. Tabii ki ilk başta seviyorsun, ama o zaman dünyayı başına yıkmamış
oluyor.”

X