"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Eğlenmeye ihtiyacımız varmış!

Çarşamba gecesi Shakira konseri için Vodafone Park’a girip de coşkulu kalabalığı görünce kendi kendime mırıldandım: İnsanlar eğlenmeyi çok ama çok özlemiş!


Bir de stadyum konserlerini tabii...
Çünkü stadyum konserinin enerjisi başkadır.
O kalabalık, o alkışlar, o ışıklar insanı başka bir havaya sokar.
O yüzden Shakira bahane, stadyumda toplu bir eğlence ayininin içinde olmak şahaneydi diyebilirim.
Shakira’ya da haksızlık etmeyeyim.
Çok sempatikti, çok seksiydi. Bol bol göbek attı, seyirciye övgüler yağdırdı.
Bir tek baladları söylediği anlarda enerji düştü, insanlar sıkıldı.
Hareketli şarkılarda tempoyu yeniden yükseltti.
Umarım stadyum konserlerinin devamı gelir.
Çünkü insanların deşarj olmaya gerçekten ihtiyacı var.

İçeriye girmek kolay değildi

Malum, biz sadece yurtdışında sıraya gireriz.
Hatta o kuyrukta sakin sakin, kibar kibar bekleriz.
Ama aynı “biz”, kendi evimizde hep başka türlü davranıyoruz.
Katiyen sıraya girmiyoruz. Dört bir koldan içeriye girmeye çalışıyoruz.
Konser için stada gelenlerin durumu aynen böyleydi.
Herkes aynı anda gösterilen kapılardan girmeye çalışınca ortaya bir kaos çıktı haliyle.
Bizde hata var ama organizasyonu yapanlar ekstra şunu yapabilirdi:
◊ Görevliler yardımıyla herkesi zorla da olsa sıraya sokmak.
◊ Batı, güney, doğu; hangi tribünse artık, daha fazla yönlendirme koymak.
Yönlendirme tabelası az olunca istisnasız herkes girişteki görevlilere hangi kapıdan gireceğini sormak zorunda kaldı.

Güvenlik sıfırdı

Önemli bir nokta daha.
Konsere girişte güvenlik neredeyse yok gibiydi.
Biletle içeri girdikten sonra bir güvenlik görevlisi elleriyle o klasik yoklama hareketini yaptı, o kadar.
Bu çapta bir konsere girişte daha fazla güvenlik olması gerekmez miydi?
İçeri giren insanların en çok konuştuğu şeylerden biri buydu.

Ricayla olmuyormuş

Can Bonomo ve Öykü Karayel düğün davetiyelerinde özellikle rica etmiş:
“Düğün gecesi çektiğiniz fotoğrafları lütfen sosyal medyada kullanmayın.”
Ama tabii ki davetliler üç beş de olsa o geceden fotoğrafları paylaşmış.
Davetlileri de anlıyorum.
Öyle otomatik hale geldi ki bir şey çekip sosyal medyaya koyma refleksi.
İnsan farkında olmadan bile yapabilir.
Hele bir de yasak
konulunca daha çok çekmek isteyebilir de...
Bence en radikal çözüm telefonları girişte emanet almak olurdu!

İyi fikirmiş

Bu arada Can’la Öykü’nün hem düğün kıyafetlerindeki uyuma bayıldım hem de mekan olarak KüçükÇiftlik Park’ı seçmelerine...
Orada daha önce böyle bir organizasyon yapıldı mı bilmiyorum ama kesinlikle iyi fikirmiş. Kimin aklına geldiyse bin tebrik...

Fazıl Say’a yapılan ayıptır

Harbiye Açıkhava’da
14 Ağustos’ta vereceği konseri iptal edilince Fazıl Say haklı olarak sitem dolu bir açıklama yaptı.
Aslında organizatörlerin yaptığı bu ayıp sadece Fazıl Say’a yönelik değil.
Onun dinleyicisine yönelik bir ayıp bu aynı zamanda.
Ve bu ayıp unutulmaz, yazılır bir kenara...
Geçmiş yıllarda Fazıl Say’ı hem Kyoto hem de Salzburg’da dinleme fırsatı yakalamış biri olarak bir an içimden şu geçti:
Onu kendi evimizde dinlemek bu kadar zor olmamalı...

X