"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bu Rejans hangi Rejans

Çarşamba gecesi Rejans’ta yemek yediğimi Instagram’dan duyurduğumda herkes şaşırdı.

“Yeniden mi açılmış?” diyenler...
“Peki eski yerinde mi?” diye soranlar...
“Anılarım canlandı, çok sevindim geri dönmesine” yorumunu yapanlar...
Evet, İstanbul’un en eski (84 yıllık) lokantası Rejans, 2011 yılında mal sahibiyle yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kapanmak zorunda kalmıştı.
O günden beri tek bilinen, Rejans için yeni bir mekan arayışı içine girildiğiydi.
Aslında bu arayış halen sürüyor!
Rejans’ın Beyoğlu’ndaki eski yerine açılan ise 1924 Rejans.
Yani şöyle diyebiliriz:
Tarihi mekana yeni sahipleri tarafından yapılan yeni bir yorum.
Onlar kim mi? Yabancı değil, gece hayatı müdavimlerinin bildiği iki tanıdık isim, Mısır Apartmanı’ndaki 360’ın ortaklarından Mike Norman ve Sasha Khan.
Doğruya doğru: Mike ve Sasha mekanı açıldığı yıllardaki haline uygun olarak yeniden dekore etmiş ve ortaya şıkır şıkır parlayan, kendinizi bir anda eski İstanbul’da hissedeceğiniz bir yer ortaya çıkmış.

Bu Rejans hangi Rejans


DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYOR!

Yine de ortada bir polemik var.
Çünkü Rejans’ın isim hakkını elinde bulunduran Erdal Sezener, 360’cıların açtığı bu yeni Rejans’a dava açmaya hazırlanıyor ve şöyle diyor:
“Rejans adı işletmeci şirketin kullanım hakkında olup bu konuda gerekli yasal girişimlerde bulunduğumuzu müdavimlerimize belirtmek isteriz”.
Bu karmaşayı o gece elbette Mike Norman’a da sordum.
Norman, esas isimlerinin 1924 olduğunu, ama yasal olarak 1924 Rejans adını da kullanmaya hakları olduğunu söyledi.
Keza mekanın menüsünde Rejans yok sayılmıyor, mekanın tarihçesinden kısa bir şekilde bahsedilip, “Bu değerli gelenek 1924 adıyla tekrar hayat buluyor” deniliyor.
Yani bir tür, “Geleneği kendi yorumumuzla devam ettireceğiz” sözü veriliyor.
Gel gör ki bu polemik otobüs şirketlerinin isimlerinin önüne eklenen “öz, hakiki, yeni” karmaşası gibi uzayıp gidecek gibi.

NE YENİR NE İÇİLİR?

Her şeye rağmen bu işten İstanbullu’nun kazançlı çıktığı ortada.
Çünkü tarihi bir mekan yeniden sosyal hayata kazandırıldı. Bu önemli bir şey.
Polemikler, isim karmaşası müşteriyi ne denli bağlar, bunu önümüzdeki günler gösterecek...
Peki 1924 Rejans’ta ne yenir ne içilir?
Buz gibi limonlu sarı votka yine var, ama yanı sıra farklı kokteyller de. En iyisi mesela: Spicy Martini.
Ana yemeklerde favorilerim şunlar:
Baharatlı tereyağı ve patates akıtmalı meşhur tavuk kievsky ile portakallı ördek...
Yengeçli, pırasalı başta olmak üzere çeşit çeşit Rus mantısı da mevcut.
Ama hepsini denemek biraz ağır gelebilir, bastırmak için üstüne sarı votkadan daha çok içmek gerekebilir
(onun da sonu malum, şahane bir sarhoşluk hali).
Kısacası menüde eski lezzetler ağırlıkta.
Tabii Ukraynalı şefin yeni yorumlarıyla...
Bu arada mekanın hemen girişinde “sonsuza kadar rezerve” yazısıyla Atatürk’ün masasını da aynen muhafaza etmişler.
Unutmadan: Akordeonun başrolde olduğu küçük bir canlı müzik grubu da var 1924 Rejans’ta.
O da ortama ayrı bir nostaljik hava katıyor.
Mekanın büyük açılışı ise 9 Şubat’ta...

Bu Rejans hangi Rejans

Zaman tünelindeki Rejans

Rejans’ın tarihçesine göz atmak da çok zevkli.
Hemen birkaç bilgi vereyim:
Mihail Mihailoviç, Vera Protoppova ve Tevfik Manars tarafından 1932’de açılan Rejans kısa sürede ünlü olmuş.
Mekanı o dönem ziyaret edenler arasında kimler yok ki? Mata Hari, Greta Garbo, Agatha Christie, Muhsin Ertuğrul, Cahide Sonku ve Atatürk...
Tarihçi Jak Deleon’un Rejans hakkında yazdığı şu cümleler mekanın şaşaalı tarihini anlamamıza ışık tutar nitelikte:
“Savaş öncesi İstanbul’unu aydınlatan bir romantik ışıldaktır Rejans. Bolşevik rejimden canını (ama malını değil) kurtarıp postu Türkiye’ye atan, yakası bembeyaz, gömleği tertemiz, pantolonu ütülü Grand Dük eskilerinin ‘şef garson’luk yaptığı bu lokantaya Atatürk’ün sık sık geldiği söylenir.
Von Papen Alman sefiriyken bir kez uğramış, pek beğenip alışkanlık edinmiş Rejans’ta akşam yemeği yemeyi...
Casusların cirit attığı 1940’ların İstanbulu’nda Rejans’ın birçok romantik casusluk filmine konu olabilecek buluşmalara sahne olduğu rivayet edilir...”
Ya sonraki yıllar?
1976’da yanan Rejans’ı aynı yıl Nevit Ahmet Sezener devralmış ve mekan 1980’lerde ikinci baharını yaşamış.

X