"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bırak kendini Aleyna dağınık kalsın

Haber komik:Aleyna Tilki Milano’ya gitmiş. Oranın sokaklarını arşınlarken pijamayla dolaşmış.

Bu yüzden de sosyal medya ahalisi onu çok eleştirmiş, “Ne bu hal?” diye.

“Pijama” denilen aslında eşofman gibi bir şey. İlk bakışta pijama demezsin yani.

En azından pijama diyerek haksızlık etmezsin.

Altındaki siyah botlarla filan ilginç olmuş üstelik.

Milano sonuçta, Aleyna da kafasına göre takılmış işte.

Ama “Hehe bak pijama giymiş!” diyenleri/ergen cumhuriyetini sonradan öyle ciddiye almış ki Aleyna, bin beşyüz kere pes!

Şöyle diyor upuzun felsefi açıklamasında Aleyna:

“Siz yataktan kalkmış en doğal halinizi inkar edip olmadığınız ama içerisinde -mış gibi yaptığınız kişiliğinizi caddelerde sergilerken ayıp değil! Ama benim bazen ne giydiğimi düşünmeden de pijamayla sokağa çıkabilme rahatlığım ayıp! Öyleyse ben her an ayıp olmaya hazırım bu konuda.”

Şimdi...

Aslında ilk cümle filan gayet güzel, çok derin kuyular, manalar içeriyor.

Ama üç beş zıpır tepki geldi diye böyle atarlanmak da tipik Türk ünlüsü hassasiyeti.

Çünkü Türk ünlüleri haklarında yazıp çizilen her şeyi en ince detayına kadar okur ve fazla ciddiye alır.

Asıl ciddiye alması gereken onlarca konu dururken böyle şeylerle kendini aşağıya çeker.

Üstelik Aleyna’nın coşması, ergen ağzıyla konuşursak “yardırması” bununla bitmiyor.

Final cümlesi tam bir ajitasyon tam bir dram:

“Gün gelir gerçek aşkı gözlerinde gördüğüm dilenciler gibi giyinirim. Gün gelir moda ikonu gibi giyinirim. Hepsi benim içimde mevcut.”

Of be Aleyna, bir pijamaya gelen beş yüz baloncuk tepkiyle büründüğün hallenmeler azıcık fazla değil mi?

Bırak kendini, açıklama yapma, dağınık kalsın.

Bırak kendini Aleyna dağınık kalsın

2018 güncellemesi: Gençliğin değişen değerleri

Geçen hafta Zorlu’da yapılan Brand Week’in en ilginç konuşma başlıklarından biri şuydu:

2008’den 2018’e ülke gençliğinin değerlerinde neler değişti?

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın elindeki verilere dayalı olarak yaptığı konuşmadan aklımda kalan cümleler ve benim parantez içi yorumlarım şöyle:

Kadına bakışta iyileşme var. “Kadın çalışmak için eşinden izin almalı” diyenlerin oranı yüzde 55’ten 41’e düştü. (Şükür! Bugünleri de gördük)

Gençlerin cinsel yönelimlere gösterdiği hoşgörünün eğiliminde artış var. (Sürpriz şükürlerden biri daha!)

Gençlerin otoriterlik ve milliyetçilik duyguları azaldı. (Buna pek katılamıyorum)

Gençlerin gazete okuma alışkanlığı yok. Yüzde 93’ü sosyal medyada aktif. (Kağıttan okumuyorlar evet, ama dijitalden okuyorlar. Sosyal medyada tartışılan tüm konu başlıkları gazetelerden)

Gençlerin arkadaşlarıyla dışarıda yemek yeme oranı arttı. Ailesiyle olan yemek yeme oranı ise azaldı.

(Bak bu çok ilginç. Bu veri yeme-içme dünyasına yarar)

Gençlerin mutluluk oranı yüzde 53’ten 51’e indi. (Mutluluktan anlaşılan ne acaba?)

Gençlerin ülke ve kendi gelecekleri için hissettikleri umudun oranında artış var. Ancak çalışma hayatına başlayınca bu umut törpüleniyor.

(Çok tipik bir şey bu, ilginç gelmedi bana)

 

 

 

X