"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bir Türkiye şifresi: Çok rahattı!

Cengiz Semercioğlu gündeme getirdi. Yaz başından beri akşamüstü partileriyle gençlerin gözdesi olan Çeşme Ovacık’taki Before Sunset’te bir kavga olmuş.

Güvenlik görevlileri müşterileri dövmüş.
Nedeni belli değil.
Gerçi bunu düşünmek bile abes.
Eğer bir sorun varsa dahi güvenlik görevlisi şiddete başvurmadan olayı halletmek zorunda.
Ama bizde hiçbir zaman böyle olmuyor ne yazık ki.
Kapıdaki güvenlik kendini sadece o mekanın değil, o toprakların efendisi filan sanıyor.
Bu olayda en az dayak kadar üzücü bir şey daha var.
O da dayağa maruz kalan müşterinin şu sözleri: “Aramızda Amerika’dan gelen bir arkadaşımız vardı, hepimizden daha rahat hareket ediyor ve daha çok eğleniyordu. Belki de diğer masalar ona gıcık oldu.”
Daha rahat hareket etmek ve daha çok eğlenmek...
Ne demek bu hakikaten? Ne anlama geliyor?
Açıklayayım, bu bir Türkiye şifresi.
İster bir eve misafir olarak gidin ister bir restorana ya da bara...
Gruptan biri diğerlerine nazaran daha kendisi gibi olmaya başladıysa diğerleri kesin ona gıcık olmaya başlar.
“Şuna bak, nasıl da kah kah gülüyor, çok ucuz çok paçoz!” denir ya da “Hep böyle rahat davranıyor, biraz daha dikkat etse hareketlerine, bu kadar da olmaz ki.”
Yani kendin gibi olduğun anda böyle damgalanırsın: Çok fazla rahattı!
O yüzden siz siz olun Türkiye sınırları içinde fazla rahat davranmayın, kendiniz olmaktan imtina edin.
Başınızı öne eğin, arada etrafı kolaçan edin, bana gıcık olan var mı diye tedirgin tedirgin göz gezdirin ve merak etmeyin herkes sizin gibi olduğu için bir bakmışsınız çoktan kendiniz olmaktan çıkmışsınız...

********************

Benim tezim: Keçeli kalemler!

Before Sunset’teki kavganın nedeni tam belli değil.
Ama benim bir tezim var.
Birkaç haftadır bu ünlü plajda eğlenceli bir aktivite gerçekleşiyor.
Herkese keçeli kalemler dağıtılıyor.
Gençler de bu kalemlerle bedenlerine, özellikle de sırtlarına kafalarına göre sloganlar yazıyor.
Genelde sloganlar/kelimeler İngilizce yazılıyor ve çoğunlukla da aşk, cinsellik üzerine şeyler oluyor.
Herkes birbirinin sırtındaki yazılara bakıyor, okuyor.
Gayet eğlenceli bu aktivite belki sinirleri geren bir noktaya ulaşmış da olabilir.
Diye düşünmedim değil.

******************

Hadise hayranlarına

Hadise’nin yeni şarkısı Nerdesin Aşkım’la ilgili bir eleştiri yazmıştım.
Hadise’nin hayranları kızmış, köpürmüş, Twitter’dan tepki göstermişler.
Bir de sormuşlar:
“Aynı sloganı Tanju Babacan defilesinde kullanmış ve onu sevmişsin, bu şarkıya niye laf ediyorsun?” diye.
Evet Babacan geçen yılki defilesinde sadece o sloganı değil, “Kahrolsun Bağzı Şeyler” ve “Yasak ne Ayol”u defilesindeki kıyafetlerin üzerine yazdırmıştı.
Yani tüm Gezi sloganlarını.
Sloganları görünce salondakilerin aklına Gezi’den başka bir şey gelmemişti.
Dolayısıyla Babacan sloganları kullandı, ama Gezi’yi hatırlatmak için.
Hadise’nin şarkısında ise böyle bir şey yok.
Sloganı başka bir şeye dönüştürmek, anlamını boşaltmak, kaynağından koparıp erotik bir kafesin içine hapsetmek var.
Karşı çıktığım/eleştirdiğim nokta sadece budur.
Bir kez daha anlatayım/üstüne (ısrarla) basayım dedim.

X