"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bir grubum bile yok anlıyor musun

 Grup derken; akıllara grup seksin filan da geldiği o hedonist dönemleri çoktan geride bıraktık tabii.


Günümüzde grup demek, WhatsApp grubu demek.
Eğer bir WhatsApp grubuna dahil değilsen geçmiş olsun:
Yalnızsın, çok fazla solosun, şu şehir hayatını tek başına sırtlamaya çalışıyorsun; pek yazık.
Oysa şimdilerde herkes önemli bir WhatsApp grubuna dahil olma peşinde.
Mesela önceki gün, Tasarım Tomtom Sokakta etkinliğinin açılışına katıldım ve bir anda kendimi bir WhatsApp grubu olan Art Thinkers’ın içinde buldum.
Grubun geleneksel buluşması vardı ve içlerinden birkaç kişi tanıdıktı.
Gerisi çorap söküğü gibi: Anında toplu çekilen fotoğraflara şak şak giriverdim, yeni insanlarla tanıştım ve sayıları 70’i bulan bu grubun ne işe yaradığını çözmeye çalıştım.
Dedim ki, “WhatsApp grupları çok geveze oluyor, buna nasıl dayanıyorsunuz?”
Dediler ki, “Biz lafı fazla uzatmıyoruz. Arada geyik de oluyor, evet. Ama genelde birbirimize yardımımız çok fazla oluyor. Çözüm buluyoruz. Kendi aramızda etkinlikler düzenliyor, sosyalleşiyoruz.”
Grubun kendi kuralları da varmış.
Mesela para, mal mülk asla konuşmuyorlarmış.
En az bir kere grupla beraber seyahate çıkmış olma şartı aranıyormuş gruba dahil olmak için...
Dahası, markalar etkinliklere davet etmeye başlamış, “Toplu halde gelin” diye.

BU GRUPLAR NEYİN GÖSTERGESİ

Bu dijital gruplardan gerçekten çok var.
Kimi grubun kişi sayısı çok, kiminin ise pek az.
Ama fark etmiyor, bu gruplar şunu gösteriyor:
Şehir hayatında bir grupla beraber harekete geçmek belli bir gücü de beraberinde getiriyor.
Yalnız hissetmiyorsun. Sana benzeyen insanları bulup rahatlıyorsun.
Ortak zevkleri paylaşıyorsun.
Ve tabii: Çok fazla cümle kuruyorsun!

Karikatür erkekler 

Magazinin yeni ‘cicişler’i Bahar-Nihal Candan kardeşlerden yola çıkarak sosyal hayattaki karikatür kızları yazdım, çok da ilgi gördü (like’larınıza kurban).
Okuyanlar dedi ki, “İyi de karikatür erkekler yok mu?”
Var tabii.
Bir çırpıda özetlemek gerekirse...
◊ Olur olmaz her yerde, alakasız mekanlarda puro içerek sınıf atladığını, karizmatik olduğunu düşünenler...
◊ Sırf aksesuvar olsun, kombine uysun diye koca clutch çantalarını yanından eksik etmeyip Instagram pozu kıvamında gezenler...
◊ Kaslarını göstermek üzere bir numara küçük gelen gömleği özellikle giyip en az üç düğmeyi de açık bırakmak suretiyle göğsünü gere gere dolaşanlar...

Şehirde en son ne oldu

◊ La Petite Maison nihayet ilk yuvası Nişantaşı’ndan İstinye Park’a taşındı ve peş peşe yapılan yemek davetleri sayesinde bu taşınmadan herkesin haberi oldu.
Henüz gidip göremedim ama esas merak konusu tabii ki şu:
La Petite Maison’un Zuma gibi yıldızı yeniden yükselir mi?
◊ Fairmont Quasar Oteli perşembe gecesi resmi bir davet yaparak kendini tanıttı. Davete şöyle bir uğradım çıktım. Çok büyük bir alana yayılmış davetten aklımda kalan tek şey, herkesin ayrı telden çaldığı oldu.
◊Emirgan’daki La Boom’un terası ise baştan aşağı yenilenerek açıldı.
Fairmont gecesi sonrası oraya da uğradım ve aklımda kalan dekoratif şey; Marakeş stili o şık kuş kafesi oturma grupları oldu.

X