"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bir fenomenin ‘içerik intiharı’

En son bir buçuk yıl önce Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahneye çıkmıştı Kerimcan Durmaz.


Bir sosyal medya fenomeninin ulaşabileceği en ilginç başarılardan birine imza atmıştı. Şarkı söylemiyordu, tam anlamıyla bir DJ değildi, sadece “fenomendi”.
Ama takipçiler cep telefonundan gördükleri o kişiyi canlı canlı görmek istiyordu işte.
Nihayetinde o gece gösteri merkezine toplanan 3500 kişi, yerli-yabancı şarkılar eşliğinde dans eden, ‘twerk’ (popo sallama odaklı dans) yapan Kerimcan’ı çığlıklar atarak izlemişti.
Tuhaf gelebilir; ama bir başka fenomen,
Amerikalı Cameron Dallas’ın diğer fenomen arkadaşlarıyla çıktığı Magcon turu da buna benzer bir şeydi.
Sonuçta “halk bunu istiyorsa” Kerimcanlar ya da Cameron’ların iki seçeceği var.
Talebe karşılık vermek ya da vermemek; işte bütün mesele...

BİR ŞEY GEREKİYORDU, AMA NE?

Gel gör ki Bostancı Gösteri Merkezi Kerimcan için bir zirveydi ama devamı gelmedi.
Hatta son zamanlarda Kerimcan yerine başka fenomenler ön plana çıktı.
Onları konuşmaya başladık.
Mesela Reynmen. Çıkardığı şarkıyla bir anda dengeleri altüst etti.
Kerimcan’ın da yeniden konuşulması, dolaşıma girmesi gerekiyordu.
O eski (toplamda bir buçuk yıl önceki) şaşaalı günlerine geri dönmesi için...
Bir şey gerekiyordu, ama ne?

ARTIK ORASI MEÇHUL

Sonuçta “ablan star bebeğim” sloganı çoktan demode olmuştu.
Yüksek sesli kahkahalar eşliğindeki videolar, makyajlı yüz ve parıltılı kostümler de bir yere kadar “like” alıyordu. Her şey çok bildik bir hale dönüşmüş, eğlenceli olmaktan çıkmıştı.
Sonunda Kerimcan bilerek ya da bilmeyerek -artık orası meçhul- kendi hesabından bir video paylaşıverdi işte.
Üç saniye sonra videoyu sildi belki ama o üç saniye artık kaydetmek için yeterli bir süre.
Elden ele dolaşan o video Kerimcan ismini yeniden hatırlattı herkese.

İÇERİĞİN BİTTİĞİ NOKTA

Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye bir klişe vardır. Bir bakıma doğru.
Ama bunun bir de sonrası var.
Sonuçta bu skandal hamle unutulduğunda bu kez kendini hatırlatmak için ne yapmak zorunda kalacak Kerimcan?
Herhalde o da içeriğin bittiği nokta.
İçerik intiharı ya da bir tür ‘dijital harakiri’.

Bİ SAKİN

Bu tuhaf olayda esas garip olan ise abartılı yorumlarımız, şalterleri indirip tüm dükkanı kapatmaya yönelik reaksiyon kasırgamız:
Bir fenomenin
kendi elleriyle geldiği
trajik finalden yola çıkarak tüm sosyal medyayı iğrenç ve berbat bulmak da abartılı. “Hemen yargılansın” demek de...

O cümle o kadar kötü ki...

Peki çoğu ünlü gibi Türkçe’yi doğru düzgün kullanmayan Kerimcan Durmaz’ın dilbilgisini ne yapacağız? Ben bir de ona takıldım.
Video olayıyla ilgili ilk açıklamasındaki giriş cümlesi o kadar kötü ki:
“Tarafıma ait olmayan uygunsuz içerikli gibi bir videoyu avukatıma iletmek istenirken istemeden paylaşılmış olup...”

O fotoğrafı paylaşanlar da  bir garip

Bir başka
garip hadise daha.
Havalimanındaki yer görevlisine hakaret edip bağıran Funda Esenç’e hepimiz kızdık, tepki gösterdik.
Ama Esenç’in uzun bir yemek masasının üzerine çıkıp dans ederken çekilmiş bir fotoğrafını bulup paylaşmak ve altına hakaret dolu yorumlar yazmak da neyin nesi?
Böyle yaparak tıpkı Funda Hanım’ın görevliye yaptığı gibi davranmış olmuyor muyuz?
Ondan ne farkımız kalıyor ki?

X