"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bir Atinalı gibi sosyalleşmek zor iş

Başka bir şehre gittiğinde oralıymış gibi sosyalleşmek zevkli bir vaziyet. Ama Atina’daki farklı ritme bakınca bu vaziyet pekala çılgın bir eziyete de dönüşebilir. Buyurun Atina notlarına...

Atina’daki sosyal hayatın yıllardır bilinen en belirgin özelliği:
Burada her şey geç başlıyor.
Öğle yemeğini 16.00 gibi yemeye başlıyorlar.
Akşam yemeği 22.30 dolaylarında.
Haliyle gece eğlencesi de geç başlıyor ve sabahı buluyor.
Bu ritme ayak uydurmak ilk başta zor, afallıyorsun.
Ama insan her şeye hızla adapte oluyor.
Çok değil, bir gün sonra Atina’nın sosyal hayat rutini benim de tipik rutinim olup çıktı.
Öyle ki, saat 01.00 dolaylarında bir mekana mı gidilecek, “Daha erken” demeye başladım. O denli hızlı bir adaptasyon.
Peki ya uyku? Hiç mi uyumuyor Atinalılar?
Yunan bir arkadaşım dedi ki, “Tam aksine uykuyu seviyorum ben. Aralarda kısa süreli uykular uyuyorum.”
“Power nap” denilen şeyi yapıyorlar yani.
10 dakika, bilemedin yarım saatlik, derin olmayan uyku seansları...
KİMSE KİMSEYE...
Atina’da geçen günler içinde en çok dikkatimi çeken şey şu:
Tüm mekanlar insan dolu ve eğlenmekten asla bıkmıyorlar.
Dahası en tıklım tıklım kulüpte bile herkes aşırı kibar.
Yanından geçerken omuz atan yok, kaba saba bakışlar fırlatan da.
Bir gece Kolonaki’deki Cinderella adlı kulübe gittim mesela.
Öyle kalabalıktı ki, bir ara hareket edemiyordum durduğum yerde.
Sağımdan solumdan transit geçenler de cabası.
Ama kimse kimseye, nasıl oluyorsa artık, değmiyordu bile.
Öyle bir alışık olmadığım özenle...

Yılbaşı gecesi Atina’da nasıl geçti

Uzun süredir bir mekanda, kafamda yılbaşına özel tuhaf aksesuvarlarla, 10’dan geriye sayarak filan, yılbaşına girmemiştim.
Atina’nın ünlü Albion adlı mekanında tam da bu şekilde 2019’a girdim.
Albion Atina sosyetesinin çok sevdiği bir yermiş, Yunan arkadaşlar öyle söyledi.
Burada yılbaşına girmeye bayılıyorlarmış. Hatta Türkler de sıkça geliyormuş.
Gel gör ki mekanın DJ’i yılbaşı gecesi belli bir saatten sonra şarkıları sadece 15’er saniye filan çalmaya başladı.
Tam bir şarkıda gönlünce salınıyorsun, DJ arkadaş çoktan başka bir şarkıya zıplamış. Galiba bir gece içinde tüm şarkıları çalma hevesi, bilemiyorum.
Bu arada söylemezsem olmaz: Albion’daki yemekleri bizim İstanbul mekanlarında servis etseler herkes şikayetçi olurdu eminim, “Bu nasıl yemek, paramızı geri verin” diye...

Nerelere gitmeli

Ve meraklısına, “Gittiğimde lazım olur” diyene hepsi test edip onaylanmış mini bir Atina rehberi.
◊ Yemek ve bar sosyalleşmesi için Zurbaran, Noel.
◊ Kokteyl içmek için Hilton Oteli’nin tepesindeki manzarası nefis Galaxy, en iyi kokteyl barlardan biri seçilen meşhur The Clumsies ve diğerleri: Drunk Sinatra, Meerkat Cocktail Safari...
◊ Yemek için Tzitzikas, Aiolou 68, Dourambeis, Oineas, Lithos, Etiler’de de bir şubesi olan Maria’s.
◊ Kafe sosyalleşmesi için Philos, Alfiere, Dry, ah bir de Türklerin çok sık uğradığı Zonars.
◊ Kulüp eğlencesi için Box, Cinderella.

Nerede kalmalı

Bir arkadaşım üç geceliğine 700 lira verdiği bir Airbnb evinde kaldı.
Airbnb en popüler seçeneklerden biri yani.
Şehrin 55 yıllık en klasik ve popüler oteli ise hâlâ Hilton.
Otelin altında New York’ta da bir şubesi olan Milos var, mutlaka denenesi...
Butik otel düşünen için ise Kolonaki’deki Periscope ya da Kifissia’daki The Y Hotel uygun seçenekler arasında.

X