"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Bir alkış alabilir miyim

Gizli erotizmalar, sonbahar geldi her yanım sızım sızım romatizmalar diyarının dengeleri sarsan son videosu malum:


Çılgın ve marjinal olduğunu sandığımız İstanbul’a fersah fersah uzak bir taşra toprağında, kendi halindeki bir sünnet düğününde piste (!) çıkıp sanatını icra etmiş lokal twerk dansçısının şok şok görüntüleri...
En az iklim aktivisti Greta’nın konuşması kadar paylaşa paylaşa suyu çıkan ve nihayetinde -beklendiği üzere- bir suç duyurusuyla taçlandırılan, Star Wars’un meşhur bar sahnesi kadar fantastik o görüntülere ucundan kıyısından tüyünden mutlaka denk gelmişsinizdir.
Ne yalan söylemeli, ben ilk izlediğimde Zeki Demirkubuz’un insanın içini acıdan kıya kıya mahveden “Kader”inin bir tür hiper gerçekçi devam filmi zannettim.
Çünkü Demirkubuz efekti için her şey vardı o görüntülerde:
Lokal twerk dansçısının yer yer göbek dansına meyleden ama sonra hızla Rihannalaşıp fenalaşan halleri...
Dansçı poposunu sallayarak kendinden geçerken düğün sunucusunun “Bir alkış alabilir miyim?” diyerek ahaliyi saf bir şekilde gaza getirme isteği...
Derken, lokal dansçının eliyle işaret etmek suretiyle ahaliden bir plastik sandalye emretmesi ve o plastik sandalyede son bulan, Nicki Minaj’a pabucunu ters giydirecek denli çılgın koreografi...
Peki bu videodan ne öğrendik?
Tabii ki İstanbul’daki hayatımızın çok ama çok sıkıcı olduğunu...
Bir de taşra sıkıcı derler, kesinlikle yanılıyorlar. Kesinlikle.

Haytalar gitti, haytacılık oynayanlar kaldı

Sıla son şarkılarından birine, Haytalar Dükkanı’na, üzerine bin tane cümle kurulası bir video çekmiş.
Pek Fransız filmi tadında, Inarritu’nun Birdman’inde olduğu gibi kameranın neredeyse kesintisiz bir şekilde karakterleri takip ettiği ilginç bir video Haytalar Dükkanı.
Videonun esas çıkıntılığı -tekniğinden ziyade- tatlı tatlı eleştirdiği, “Ama yapacak bir şey de yok hani” dediği o şey:
Bir dönem bohem hayatlar sürüp şimdi kendini konforlu koltuklara, ankastre mutfaklara, havuzlu şımarıklıklara teslim etmişlerin hazin hali...
Görüntülerdeki villada tüm arkadaşlarını ayrı ayrı köşelerde ağırlayan ama gerçekte hiçbiriyle tam anlamıyla sohbet etmeyen Sıla, şarkının sözlerinde şöyle ana fikrini en nağmelisinden savuruyor zaten:
“Gerçi biz de eski biz değiliz, akşamcı sohbetleri geride kaldı.
Hayat şekle şemale girince haytalar dükkanı da kapandı.”
Videoda izlediklerimize bakıp şarkının sözlerine de kulak verirsek aslında bir başka ana fikir de gayet şu:
“Geçmişin sıkı haytaları artık haytacılık oynar oldu.”
Unutmadan, videoyu çeken Bedran Güzel’in eline sağlık.
Ve tabii şarkı için de Sıla ile Efe Bahadır’a koca bir alkış.

Yarın neler var

◊ Love İstanbul denen yeni bir hadise var, ona bir bakıyoruz. Onun lansman partisine, olanına bitenine...
◊ Sonra yine İstanbul gece hayatından yeni havadisler alıyoruz, açılmış yeni birkaç mekan hakkında bilgiler/öneriler veriyoruz...
◊ Araya belki bir Brad Pitt sıkıştırıyoruz, son filminde Neptün’e kadar uzanması sebebiyle...
◊ Kalanı sürpriz, yarın ola hayrola.

X