"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Aşk için denemeli, aşk o zaman aşk

Pek gıcık pek anti romantik bir pazar yazısı olabilir ama şehirde durum artık böyle:Aşk denen şey çoktan dönüştü, evrildi, başka bir şey oldu.


Böyle olması da doğal.
Çünkü eski filmler döneminde değiliz.
Sevgililer saatlerce oturup gökyüzündeki dolunayı değil, sosyal medyada komik buldukları videoları seyrediyor, yetmiyor o esnada bir de WhatsApp gruplarının yazışmalarına yanıt veriyorlar.
Nasıl şu dönemin anahtar kelimesi deneyim ise yaşanan her ilişkiye de bir deneyim gözüyle bakılıyor.
“O da öyle bir deneyimdi, geldi geçti” deniliyor, yeni deneyime yelken açılıyor.
Deneyimin ucu açık tabii: Her şey, her an olabilir.
O eski yazılmamış kurallar, yüzyıllık ayıplar geçmişte kaldı.
Bu nedenle iki arkadaştan birinin eski sevgilisi 24 saat sonra ötekinin sevgilisi de olabiliyor.
“Bir de böyle deneyelim, bakalım nolacak?” diye...

“ACAYİP BİR SEVGİLİ YAPTIM!”

Çünkü günümüzün kazandıran şeyi “deneyim.”
“Oraya gittim, o yemeği yedim, şununla takıldım, şu sporu yaptım, ha bir de hafta sonu acayip bir sevgili yaptım.”
Evet, acayip. Özellikle yeni nesil “acayip” seviyor.
Acayip ne demek?
Çevredekilerden farklı bir özelliği olan insan işte. Öyle diyorlar. Çünkü öylesi olaya “deneyim” katıyor.
Bu nedenle şu cümle yükselişte:
“Instagram profiline baktım, hiç açmadı beni, sıkıcı galiba. Çıkmam ben onunla.”
Tüm bunlar şımarıklık mı? Yeni dünya hali mi?
Tek görünen köy şu: “Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk” cümlesi sadece şarkıda dinlerken güzel.
Artık aşk için denemeli aşk o zaman aşk.

İstanbul gece hayatında en sevmediğim 3 şey

◊ “Pardon, çok pardon” diye diye yanınızdan geçmeye çalışırken sizi ittiren adamlar/kadınlar! Size sesleniyorum, kibar görünümlü kaba insanlarsınız.
◊ Tam da arkadaşınızla sohbeti koyultmuş, vıdı vıdı konuşurken aniden yanınızda bitip “Beni hatırladın mı?” diyenler yahut “Canımmm, naberr”giller.
◊ Mekana yeni gelenleri baştan aşağı çılgın gibi süzdükten sonra bir hışım başını çevirenler...

O da bu da olsun

Aslında taksici-Uber kavgası sadece bize özgü bir şey değil. En son, hiç beklenmedik bir şehirde, Londra’da böyle bir kavga patlak verdi. Ama orada sonunda anlaşma sağlanmış gibi görünüyor. Uber hâlâ aktifmiş Londra’da.
Başka bir şehirde, bizden kilometrelerce uzak Buenos Aires’te de aynı kavgayı bizzat görmüştüm.
Havalimanındaki taksiciler Uber çağırdığımı anlayınca hayli sinirlenmişti.
Kısacası bu kavga bitecek gibi değil.
Ama bir yandan paylaşım ekonomisi, her şeyi telefondan halletmek gibi yeni şeyler var artık hayatımızda. Bunun önüne geçmek imkansız.
Hem hepsi birden olsa şehirde yaşayanlar daha şahane olmaz mı?
Taksi de olsun Ubergiller de...

Peki 1500 taksi şoförü ne diyor

Taksicilerin Uber’le olan kavgasından sıkıldım.
Demet Akalın-Hande Yener kavgası filan gibi durup durup hortluyor bu kavga.
Son olarak İstanbul Taksiciler Esnaf Odası, Uber’e dava açacağını duyurmuş.
Bazı taksilerin arka penceresine bunun duyurusunu asmışlar hatta.
Tamam iyi hoş da, Uber’e çalışan taksiciler ne diyor bu işe?
Malum, Uber aplikasyonunu açtığınızda karşınıza iki seçenek çıkıyor:
Uber XL (yani Vito’lar) bir de taksi.
Uber Türkiye Ofisi’nin müdürü Neyran Bahadırlı’ya sordum (bu arada Uber’in Türkiye’de ofisi var, Zorlu’da.)
Şu an İstanbul’da 3 binin üzerinde Uber aracı varmış.
Bunun yarısı da taksilermiş.
Yani ortalama 1500 taksi.
Taksicilerin dava ettikleri Uber’le çalışıyor olmaları yaman bir çelişki değil mi?
NOT: Aslında anlaşılır da bir durum belki. Çünkü Uber taksicilerden komisyon almıyormuş.

Eyvah, puanım çok düşük!

Bu arada sadece Uber değil, aplikasyonla araç çağırdığımız bir sürü uygulama var. Careem ve Olev mesela. Ayrıca BiTaksi.
Bunların en güzel yanı ne biliyor musunuz?
Çağırdığınız şoförün adı sanı belli. Ve şoföre puan verebiliyorsunuz, iyiydi kötüydü diye. Aynı şekilde şoförler de bize.
Mesela müşteri puanlamasına biz İstanbul’da pek takılmıyoruz, ama Londra’da aracına bindiğim bir Uber şoförü şöyle söylemişti:
“Burada puanınız düşükse şoförler sizi almayı tercih etmeyebilir. Bence puanınızı (o zaman 4.28 filandı) biraz
yükseltin!” O an kendimi Black Mirror’ın üçüncü sezon ilk bölümündeymiş gibi hissetmedim dersem yalan olur.

Ajda’nın senfonik hali

Ajda Pekkan’ın yeni albüm çalışmasına başladığı sır değil. Peki nasıl bir albüm yapıyor Pekkan? Duyduğuma göre eski şarkıların senfonik tatta düzenlendiği bir koleksiyon albümü. Hatta bu albümün yılbaşı öncesi çıkması planlanıyor. Ajda hayranlarına bir tür yeni yıl hediyesi kıvamında. Eğer son dakikada bir aksilik olmaz ve Ajda projeden sıkılmazsa şık bir koleksiyon albümü geliyor.

Yeni ve eski popülerler

◊ YENİ POPÜLER...
Manuş Baba, Jabbar, Adamlar, Bağzıları, Son Feci Bisiklet, Yüzyüzeyken Konuşuruz ve Jakuzi
ESKİ POPÜLER...
◊ Mabel Matiz, Ceylan Ertem, Cem Adrian ve Kalben

Havalı görünmenin yeni yolu

Bu vaziyet yazın başladı.
Artık alternatif olanı beğendiğini, takip ettiğini söylemek havalı olmanın diğer adı. “Jabbar’ın Raf şarkısına bayılıyorum ya” diyenlerin ağzında şimdi “Manuş Baba’nın Dönersen Islık Çal şarkısı nefis” cümlesi var. Kesin bilgi.

X