"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Acun ne zaman görüşebiliriz

Valla Şeyma şahane bir gündem paratoneri.


Tam da kafesinin kötü gittiği filan konuşulurken gündemini yıldırım hızıyla değiştirdi, geyik muhabbetlerinin, ‘tt’lerin (yine) kraliçesi oldu.
Acun’a canlı yayında attığı mesaj en az bir “Tostumu yedim bekliyorum” klasiği kadar magazin literatürüne girmeyi hak eden bir bombaydı doğrusu:
“Acun ne zaman görüşebiliriz? Tarihleri konuşmamız lazım, Miami oteli ve parayla ilgili başka bir şey de konuşacağım.”
Herkesin merak ettiği şeylerden biri şuydu tabii:
Şeyma o mesajı tam da Acun canlı yayında telefonundan bir video gösterirken özellikle mi attı?
Çünkü zamanlama manidardı, çünkü intikam soğuk yenen bir yemekti.
Bir yandan da bu mesajın Şeyma için pek fena bir şey olduğu konuşuluyor.
Oysa tam tersi.
O eşiği geçti Şeyma.
Nitekim YouTube kanalı da tam o gün açıldı. Güzel bir tanıtım oldu yani.
Olan Acun’a oldu aslında.
Miami oteli şu bu...
Bir dahaki sefere canlı yayına çıkarken telefonunu uçak moduna alır artık.

En havalı doğum günü yemeği

İstanbul’un simge mekanlarından biri Lucca.
Yurtdışında hangi şehre gitsek, “Buranın Lucca’sı neresi acaba?” diyoruz.
Uzun süre aynı çizgide kalabilmek kadar bu cümleyi kendiliğinden insanlara söyletebilmek de doğrusu bir başarı.
İşte önceki gece Lucca’yı yaratan adamın, yani “Bay Lucca” Cem Mirap’ın doğum günü kutlaması vardı.
Mirap çılgın parti yerine oturmalı, insanların uzun masalarda yan yana sohbet edip sosyalleştiği, menüsünün özel olarak çalışıldığı, son zamanlarda hayli popüler olmuş şık akşam yemeği hadisesiyle taçlandırdı doğum gününü.
Lucca yerine Zorlu’daki mekanı Cantinery’yi seçmişti yemek için.
Yaklaşık 150 kişinin üç ayrı uzun masaya konuşlandığı gecede farklı tarzlardan onlarca tanıdık sima vardı:
Ece Sükan, Rezzan Benardete, Derin Mermerci, Bünyamin Aydın, Somer Sivrioğlu gibi...

Ne gerek vardı

Yurtdışına çıkarken aldığımız harç pulu 15 liradan 50 liraya çıkınca olay değişmiş:
O güzelim, nostaljik tatlı pul gitmiş.
Yerine PVC kaplamalı kocaman, ruhsuz bir pul imitasyonu gelmiş.
Neden?
Bu masrafa ne gerek vardı?
Diye söylendim 50 liralık pulu alınca.
En güzel yanıt sosyal medyadaki bir takipçiden geldi:
“E 50 liralık pul, hak etmesi için böyle olması gerekiyordu tabii.”
Bir başka takipçim de şu ilginç iddiayı söyledi:
“Mührü parfümle silip pulu tekrar kullananlara önlem olsun diye böyle yapılmış olabilir.”

New York plakasındaki Atatürk

Simge “Yalnız Başına” şarkısının videosunu New York’ta çekmiş.
Videoda NY caddelerini arabayla turladığı sahneler de var.
Bir karede arabasının plakasında Atatürk yazdığı görülüyor.
Simge şık bir mesaj vermek istemiş tamam da, NY’da havalı havalı dolanırken bu mesajı vermek azıcık zorlama değil mi?

 

X