"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

2018 magazin ve popüler kültüründe başrol onların

Bitmekte olan yılın çok konuşulan, gündem olan magazin ve popüler kültür olaylarının yansımasına bakınca durum şu: Ünlü erkekler değil, kadınlar başroldeydi. Kimi olumlu kimi olumsuz.


İşte ilk akla gelen örnekler:
Ahmet Kural’dan gördüğü şiddeti saklamayıp olayı mahkemeye taşıyan Sıla...
Mustafa Ceceli’nin açtığı velayet davasıyla dolaşıma sokulan mahrem görüntülerinin ardından farklı kesimlerin büyük desteğini alan İntizar ve Sinem Gedik...
Klibini “erotik” diyerek yasaklayan RTÜK’ü her fırsatta eleştiren ve lafını sakınmayan Hadise...
Bol seyahatli hayat tarzı, paylaştığı fotoğraflar, açtığı kafe ve bol dedikodulu ani boşanmasıyla Şeyma Subaşı...
Mehmet Aslantuğ’u ağırladığı programında, “Erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın” diyerek gayet 90’lar magazinine uygun bir çıkıntılık yapan Hülya Avşar...
Cem Yılmaz’la yaşadığı aşk ve canlı performanslarıyla adından sıkça söz ettiren Defne Samyeli...
Oynadıkları dizilerde performanslarıyla konuşulan Özge Özpirinçci ve Demet Evgar...
Avrupa’da elde ettiği başarı ve son albümünün yine yurtdışı basınında bolca övülmesiyle kendi yolunu çizmeye devam eden Gaye Su Akyol...
“Martılara seni anlattım, ‘Bırak
Allah aşkına o
denyoyu simit var mı simit’ dediler” tarzı
yazıların olduğu bir kitapla satış
rekorlarına
doyamayan, en sonunda “alıntı” cümleleriyle ilgili bir skandal da patlak veren Nilgün Bodur...

Netflix kapak fotoğrafları ve algoritma

Arada bir dikkatimi çekiyordu, ama doğrusu hiç önemsememiştim.
Meğer Netflix’i açtığımızda karşımıza çıkan dizi ve filmleri tanıtan kapaklar, kişisel tercihlerimiz doğrultusunda sürekli değiştiriliyormuş.
Algoritma tarafından yani.
Hatta bu işin incelikleri varmış. Algoritma dizinin en dramatik sahnelerini bulup koyuyormuş kapağa.
Daha çok dikkatimizi çekmek için...
Hani izlediklerimize göre algoritmanın benzer yapımlar önermesini anlarım ama kapak fotoğraflarına dahi karışması, karışılması bu işin ne kadar detaylı olduğuna dair çılgın bir örnek!

Sıla’nın dikkat çektiği iki şey

Tam da ortalık bilgi kirliliğiyle iyice bulanmışken ya da bulandırılmak isterken Sıla ilk kez konuştu. Çok da iyi etti.
Ayşe Arman’a verdiği röportajda söylediği iki şeyi çok sevdim.
İlki şu:
“Şiddet demeyelim buna” diyor Sıla, “Dayak bu”.
Haklı, çünkü şiddet kelimesi artık o kadar sık kullanılıyor ki, bir zamanların “enerji”si gibi içi/anlamı çoktan boşaltıldı. Çoğu insanda bir etki uyandırmıyor olabilir bile.
Röportajdaki ikinci önemli şey şu:
Ahmet Kuralcılar ve Sılacılar diye bölünmenin yanlış olduğunu söylüyor Sıla. “Çünkü” diyor, “Dayağı desteklemek diye bir şey olamaz, olmamalı”.

X