"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Suriyelilere yardım

Diş fırçalarken musluğu kapatan nesildenim ben.

Odadan çıktığımda ışıkları kapatmayı unutmayan.
Hem para gidecek diye, hem de doğa zarar görecek, dünya susuz, elektriksiz kalacak diye.
Bencillik değil, tam tersi paylaşım odaklı yaşamakla alakalı bir durum.
İşte bu yüzden yediğinden, giydiğinden ayırıp, sokakta zor durumda olan, insan ya da hayvan kim olursa olsun ihtiyacı olanlarla paylaşmayı, paylaşanlara destek olmayı seviyorum.
Geçen gün şöyle bir olay yaşadım;
Bir arkadaşım, Suriyeliler için kıyafet toplayan bir başka arkadaşıma bilmiş bir şekilde “Boşuna uğraşıyorsun, binlercesi var, bu iş böyle çözülmez” dedi.
O arkadaşım da şöyle cevapladı: “O birkaç Suriyeli için çözüldü ama.”
Aklıma hemen şu hikâye geldi:
“Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür.
Biraz yaklaşınca, bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder.
Genç adama yaklaşıp sorar:
- Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?
- Birazdan güneş yükselip sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler.
- Kilometrelerce sahil, binlerce denizyıldızı var. Ne fark eder ki?
Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır:
- Onun için fark etti ama...”
Hayatta izleyen, gözlemleyen, karışmayan olmak da var, oyuna girip bir şeyleri değiştirmek için çaba harcayan olmak da.
Ben hep ikincisi oldum, hep de mutlu oldum.
Size de tavsiye ederim.


Mide ameliyatları


Estetiğe nasıl bakıyorsun dediklerinde “Mutlu edecekse neden olmasın?” diyorum hep.
Aynı şey kilolar için de geçerli.
Zayıf görünmek mutlu edecekse neden o kilolarla yaşamaya devam edilsin ki?
Üstelik işin bir de sağlık yönü var.
Çok sevdiğim meslektaşım, aynı zamanda sıkı da dostum olan Nurcan Sabur artık, aynı Ajda Pekkan’ın şarkısındaki gibi, bambaşka biri.
Daha fit ve en önemlisi daha sağlıklı.
Önce Işın Karaca, ardından Hakan Aysev, son olarak da Fatih Ürek kilolarını mide küçültme ameliyatı ile vermişlerdi.
Nurcan’ınki ise ameliyat değilmiş, doktoru Bora Öztürk’ün yaptığı işlem 12 dakika sürmüş.
Bildiğiniz endoskopi yapılır gibi bir balon koydurmuş Nurcan midesine ve 1 saat sonra da arabasını kullanarak evine dönmüş.
“Bu balon işi tehlikeli değil miydi?” diye sordum kendisine.
Nurcan, bunun malzemesi ve midede yerleştirildiği yer itibarıyla eski benzerlerinden ayrıldığını söyledi.
Dahası çok yüksek olan şekeri de operasyondan 5-6 gün sonra hemen hemen dörtte birine düşmüş.
Bu işlemin uzun vadedeki etkilerine bakmak lazım tabii ama kilo vermek isteyenler için akılda bulunması gereken bir yöntem olabilir.


Eski ve yeni telefonlar

Eski cep telefonlarının şarjı 3-4 gün dayanırdı.
Şimdikiler 3-4 saati zor buluyor.
Eski cep telefonları damdan düşse kırılmazdı.
Şimdikilere eliniz çarpsa camları kırılıyor, koruyucu almazsanız yandınız.
Yazılım güncelleme diye bir şey bilmezdik eskiden, şimdi sürekli yenilemelerle uğraşıyoruz.
Eski telefonlar ömürlüktü, babamın ifadesiyle evladiyelik.
Şimdikiler ise 1-2 yıl sonra çöpe gidiyor.
Ne varsa eskilerde var lafı en çok telefonlar için geçerli galiba.

X