"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Kalbimin starını arıyorum

Kızlar, Instagram’a koyduğu fotoğrafların altına “Senden çocuk yapmak istiyorum!” diye yazıyor. O ise “Sosyal medya çıkana kadar yakışıklı olduğumun farkında değildim” diyor. Genç popçu Eser Kabaali, huzur bulacağı bir ilişkinin arayışında. Bugünlerde maxi single’ı “Aşktan” ve çıkış şarkısı “Ey Güzel Allahım”ın keyfini süren Eser’le son günlerde trafik terörüyle gündeme gelen Bağdat Caddesi’nde buluştuk.

Kalbimin starını arıyorum

* Adını neden Eser koymuşlar?

- Dedem “Eser koyun, biz de ‘Eserimizin Eser'i’ diye övünürüz” demiş.

* İnsanların isimlerinin anlamını yaşattıklarını düşünürler. Sen de inanır mısın buna?

- İnanırım. Kendini işine adamış bir adam olarak iyi bir eser bırakacağım.

* Nasıl bir ‘eser’sin sence?

- Kesinlikle kreatif... Bugün radyocu bir arkadaşım da sordu “Bu işi yapmasan ne yapardın?” diye. “Kesinlikle içinde yaratıcılık olan bir şey yapardım” dedim. Kendimi ne masa başında, ne de birinin işlerini yaparken düşünebiliyorum. Herhalde yine kendi işinin adamı olurdum ve yaratıcı işler yapardım.

* Niye tek çocuksun?

- Çalışan anne-baba çocuğu olmamdır sebep... Annem, siyasal reklam şirketinin müdürüydü. Babam bankacı.

* Senin politikayla aran nasıl?

- Mesafeliyim. Bence sanatçı, muhalefete de muhalif durmalıdır.

* Muhalefete muhalif derken?


- Her şeye muhalif olmalıdır sanatçı. Karşıt bir fikri olmalıdır.

3 YAŞINDA İSTİKLAL MARŞI'NI EKSİKSİZ OKURMUŞUM

* Çocukluğuna dair hatırladığın ilk şey ne?


- Şarkı söylediğimi çok net hatırlıyorum. İstiklal Marşı’nı eksiksiz söylüyormuşum 3 yaşında. Dedem fark etmiş. Tarkan, Kayahan ve Sezen Aksu şarkılarını çok söylermişim. Sezen Aksu’ya karşı zaten çok başka bir dururum var.

* Tanıştınız mı?


- Hayır, tanışmadık maalesef.

* Peki hep solistlik miydi derdin, hiç enstrüman denemedin mi?

- Daha anaokulu ve ilkokulun ilk yıllarında Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne gidiyordum. Gitar da, piyano da çaldım ama hiçbir zaman bir müzik aletine kanalize olamadım. Şarkı söylemek hep birinci sıradaydı. Müzik enstrümanları benim maymun iştahımın kurbanı oldular.

Kalbimin starını arıyorum

YAKIŞIKLI OLDUĞUMU SOSYAL MEDYADA ANLADIM

* Yakışıklılık müzikte iyi güzel de okul yıllarında durum nasıldı? Kızlar rahat bırakıyor muydu?


- Samimiyetle söylüyorum ki kendimi çok yakışıklı bulmuyordum. Lisede uzun süre birlikte olduğum bir kız arkadaşım vardı. Çocuklukla gelen garip bir aidiyet duygusuyla devam ediyordu ama biteceği kesindi, tabii biz bunu o zamanlar bilmesek de... Okulun en güzel kızıydı, teneffüslerde bile sınıftan çıkarmazdı beni. Nedenini şimdi anlıyorum, “kadın zekası” diye bir şey var...

* E ne zaman farkına vardın peki yakışıklılığının?

- Albüm çıktıktan sonra sosyal medyada hissettim yakışıklı bir adam olduğumu. Geçen bir çocuk da “Benim kız arkadaşım seni çok yakışıklı buluyor” yazmış sosyal medyadan. Çok tatlı değil mi ya!

* Biri de “Senden çocuğum olsun istiyorum” diye yazmış!

- Çok değişik kafalar var. Ama ben yakışıklı bir adam olmaktansa bir yere girdiğinde enerjisiyle fark edilen bir adam olmayı tercih ederim.

* Kaç yıldır sahnedesin?

- 15 yaşında başladım. Demek ki 12 yıl olacak.

* Konserlerde ilginç olaylar yaşıyor musun?

- Çok ekstrem bir şeyler yaşamadım ama bana ait şeyleri alanlar oluyor üstümden. Hoşuma gidiyor.

* Nasıl yani? Ne alıyorlar, üstüne mi saldırıyorlar?

- Kravat, bileklik, papyon alan oldu. Kopararak alan da oldu, saldıran da. Şarkı söylediğim mekânlardan telefon numaramı bulanlar, sahneye hediye gönderenler oldu.

HİSSEDİYORUM, BİRİLERİ ÇIKACAK KARŞIMA

* Tek gecelik ilişkiler desem?


- Artık yok öyle bir şey ama öyle bir dönem yaşadım. Bu iş kadınlarla ilişkiyi kolaylaştırıyor bir yerde. Sırf bu yüzden popüler olmak isteyen adamlar var...

* Nasıl atlattın bu hezeyanı?


- Sanırım tecrübe, doyum veya aynı şeyleri yaşamaktan sıkılmakla o geçiş yaşanıyor. Paylaşım, huzur istiyorsun bir süre sonra.

* Var mı biri hayatında?

- Yok ama gelecek. Bu aralar çok sık hissediyorum bunu. Aşkta şansım hep yaver gitmiştir. Çok fazla insan girip çıktı hayatıma. Bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama hayatıma giren kadınlara hep uğur getirmişimdir. Aralarında star olan da var.

* Kimmiş o öğrenebilir miyiz?


- Adı bende kalsın.

* Güzel bir şey birilerine uğur getiriyor olmak...

- Evet ama ben artık ilişki manasında kendime uğur getireyim istiyorum. Kalbimin starı olsun.

HAYATTA EN SEKSİ ŞEY; BAŞARI

* Nasıl bir kadın hayalindeki?


- Başarılı kadınlar beni çok etkiliyor. Hayatta en seksi şey; başarı. Fiziksel özellikler de önemli tabii ki. “Kalbine, ruhuna âşık oldum” çok büyük bir yalandır, büyük bir klişedir. İlk görüşte elinden ayağına kadar beni etkilemiş olmalı tabii.

* Erkekler genelde başarılı kadınla beraber olmak ister ama sonra onu törpüleyip kenarda durmasını beklerler. Sende öyle oluyor mu?


- Hayır, bende hiç öyle bir şey yok.

* Yaşadığın ilişkilerde aldığın, seni en çok üzen eleştiri neydi?

- İnatçılığım ve güven sorunumla alakalı çok eleştirildim.

Kalbimin starını arıyorum

ALDATTIM AMA SONRA PİŞMAN OLDUM

* Aldatıldın mı hiç ya da aldattın mı?


- Bildiğim kadarıyla aldatılmadım ama aldattım, evet.

* Pişman oldun mu sonra?

- Oldum. Büyük pişmanlığım var. Aldatmak, pişmanlığı peşinden getiren bir şey bence.

* Cinsellik hayatının neresinde?

- Genç ve sağlıklı bir adam olduğum için ön planda. Hayatımın merkezinde ama yanlışlar yapmama neden olacak bir şekilde söylemiyorum bunu. Artık düzen arıyorum.

* En keyifli sevişme nerede olur sence?

- Bence yer değil de ten önemli. Tecrübelerimle söylüyorum bunu. Dokunduğunda bile tüylerini diken diken edebilmesi önemli.

* Kolunda içinde nota olan bir yıldız dövmesi var. Neden yaptırdın bu dövmeyi?

- Yıldız, yıldız olma ruhumu taşıyor. Nota da hayatımın merkezi olan müziği temsil ediyor.

* Başka dövmen var mı?

- Annem, babam ve benim isimlerimizin baş harfleri. Bir de “chance” dövmem var. Şans, hayatta inandığım bir şey. Ama işimi de şansa bırakmam.

KONSERVATUVARDA İLK İŞİM EUROVISION OLDU

* Yıllar önce Grup Safir’le Eurovision’a katılmışsın. Reşit bile değilmişsin o zaman...


- Bayağı küçüktüm; 16, 17 yaşındaydım. Konservatuvar koridoru çok değişik bir yerdir. Bir anda biri kolunuzdan tutup “Şurada şarkı söylemek ister misin, jingle okumak ister misin, vokal yapmak ister misin?” diye karşınıza dikilebilir. Eurovision, karşıma çıkan ilk işti. Eurovision’un en genç grubu seçilmiştik.

* Nasıl bir tecrübe oldu?

- Sahnede ilk iki-üç şarkıda titrerdim ama bu durumu Eurovision’da attım üstümden. Büyük bir kalabalığa söyledik.

* Sezen Aksu’yla ilgili söylediğin “özel durum”a dönelim. Özelden kastın nedir?

- Çocukluğumdan beri ona büyük hayranlığım vardı. Gülüşü, dudakları, bakışı, ifadesi, kalemine yansıyan gücü, bilgeliği çok etkilerdi beni. O kadar küçük bir çocukken bunu hissedebilmek, hatta âşık olmak çok ilginç bir durum, biliyorum. En önemlisi o şarkıları bana hitaben söylediğini zannederdim.

* En sevdiğin Sezen Aksu şarkısı?

- “Seni İstiyorum”... “Bu gece gel yarın istersen yine git, hatta unut ne varsa verdiğim al götür öyle git” diyor. Çok büyük bir teslimiyet. Belki de hep öyle bir şey yaşamak istedim.

* Sen der misin birine öyle bir şey?

- Yaşamadan bilemem. Aşkla ilgili keskin cümleler kurmam.

MURAT BOZ VE TARKAN BENZETMELERİ ADALETSİZ

* Şöhretten ne bekliyorsun?


- Şöhret, çok hazır olduğum bir şey. Ciddi bir popülerlik bekliyorum. “Sadece şarkım tutulsun, ben müziğimle anılmak istiyorum” klişesini asla söylemem sana. Şöhretten beklentim, çok büyük kitlelerin tanıdığı bir adam olmak.

* Murat Boz ve Tarkan’a benzetiliyorsun. Sence benziyor musun?

- Ben hiçbir zaman benzediğimi düşünmedim. Ayrıca adaletsiz buluyorum bu benzetmeyi. Arada yıl farkı var bir kere. İşlerin çıkış tarihleri farklı. Bu soruya birkaç albüm sonra cevap vermek isterim.

* Nasıl bir imaj çalışması yapıyorsun? Mesela sakalın var mıydı eskiden?

- O az önce konuştuğumuz yakışıklılık mevzusu sakaldan sonra gelen bir şey. Hayatımı “sakaldan önce ve sakaldan sonra” diye ayırıyorum. İmaj için saçlarımla oynadık. Daha uzun saçlar denedik. Şimdi yeni albüm için biraz daha kısalttık.

* Oyunculuk eğitimi de almışsın, yapmayı düşünüyor musun?

- Benim için hep şarkıcılık ön plandaydı. Oyunculuğa çok sıcak bakmıyordum ama son zamanlarda iki işin aynı olduğunu, sadece misyonlarının farklı olduğunu düşünüyorum. Teklifler geliyor, bakıyoruz. İki işi de güzel parlatan bir hikâye olursa yapacağım.

SATIN ALMA SAHİPLEN

* Eklemek istediğin bir şey var mı?


- Senin hayvanlarla ilgili çalışmalarını takip ediyorum. Ben yıllar önce sokak hayvanlarıyla ilgili paylaşımları hızlı geçerdim moralim bozulmasın diye. Sonra bir gün bir Golden ilanı gördüm, “Gazoz hasta ve son günleri” yazıyordu. Onu aldım, tedavisini yaptırdım ve 3 yıl yaşadı benimle. Çok müthiş bir arkadaşlık yaşadık Gazoz’la.

* Yeniden bir dost edinmeyi düşünüyor müsün?


- Elbette... Ayrıca buradan senin aracılığınla herkese “Satın almayın, sahiplenin” demek istiyorum.

Kalbimin starını arıyorum

SEKTÖR GÖZÜMÜ AÇTI

* Müzik sektörü sana ne öğretti?

- Bu sektör insanları çok güçlü yapıyor. Gözünü açıyor, uyanık biri yapıyor seni, sürekli arkanı kolluyorsun. Şu ana kadar yüzde 50 gözümü açtım ama hâlâ daha yolum var. Hâlâ çok iyi niyetli taraflarım var, sevmeyi seven bir adam olduğum için yanıldığım zamanlar oluyor.

ERKEKLER AVANTAJLI

* Müzikte kadınlar mı, erkekler mi daha avantajlı?

- Türkiye’de erkekler daha avantajlı. Çünkü erkek dinleyiciler beğenilerini kadınlar kadar gösteremiyor. Nedenini tam bilmiyorum. Toplumsal bir sorun olabilir. Ağır abilikten olabilir. Türk erkeğinin aslında içten yanmalı olmasına rağmen cool duran, ağır duran tarafından olabilir. Aslında içinden bir dünya şey geçiyordur ama söylemez. Kadınlar tepkilerini ve duygularını açıkça beyan belli eden muhteşem yaratıklar. Erkek şarkıcılar bu nedenle çok daha hızlı ilerleyebilir, büyük kitleleri etkileyebilir.

TRAFİK TERÖRÜNÜN KURBANINI TANIYORDUM

İkimiz de Bağdat Caddesi çocuğuyuz. İkimiz de oradaki trafik terörünü yakından takip ettik. Kısa bir süre önce hız yapan bir aracın öldürdüğü çiçekçi Mehmet Emin Kaya’nın hayatını kaybettiği yere gittik Eser Kabaali’yle. Eser şöyle konuştu: “Doğup büyüdüğüm ve çok sevdiğim Bağdat Caddesi’nde trafik terörü maalesef engellenemiyor. Bu terör geçtiğimiz haftalarda caddede çiçekçilik yapan bir gencin hayatını soldurdu. Mehmet Emin Kaya’ya rastlardım hep. Üniversite mezunu olmasına rağmen iş bulamadığından çiçek satarak hayatını kazanmaya çalışıyordu. Herkesin kitap okurken görmeye alışık olduğu bu genç kardeşimiz maalesef hız yapıp kaldırıma çıkan bir aracın altında can verdi. Umarım yarış pistine dönen semtimizde bir can kaybı daha yaşamamak için yetkililer artık bir şeyler yaparlar.”

X