"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

I am Groot

Bugünlerde durup durup “I am Groot” diyorum... Tek bildiğim cümle buymuş gibi.

İnsanlar da soruyor haklı olarak Groot da ne diye.
Ben bu Groot’a bayıldım, bakışlarında kayboldum, kolları arasında yaşamak istedim.
Groot, bir Marvel yaratığı, daha önce de tanışmıştık kendisiyle ama son görüldüğü film geçen cuma vizyona giren “Galaksinin Koruyucuları” (Guardians of the Galaxy).
Groot filmin beş kahramanından biri.
Ağaç olanı, arkadaşlığın, dostluğun, fedakarlığın, küllerden doğmanın diğer adı.
Filmde Groot’u Vin Diesel oynuyor, hareket yakalama tekniğiyle tabii.
Ve de seslendiriyor.
Hem de ne seslendirme.
Her defasında farklı bir vurguyla, farklı bir duyguyla.
Bunu yapmak için az çalışmamış ama.
Yaklaşık 1000 kez “I am Groot” demek zorunda kalmış.
Bu arada Galaksinin Koruyucuları’na hala gitmeyen varsa ilk fırsatta bir bilet alsın.
Her yeni Marvel uyarlaması o kadar iyi oluyor ki, en sonuncuya “işte bu en iyisi” derken yenisi gelip onu tahtından ediveriyor.
Ve tabii klasik hatırlatma... Jenerik sonrasını bekleyin, bonus sahneyi kaçırmayın.
I am Groot.

Tokalaşmayın, yumruk tokuşturun
Ebola virüsü henüz Afrika’yı fazlaca aşıp beyaz adam ve kadına ciddi bir tehdit oluşturmadı ya, batının pek umurunda değil.
Ama hastalık şubat ayından bu yana 1000’e yakın insanın ölümüne neden oldu.
Ve artık Avrupa ve Amerika’ya sıçrayıp yayılmasına an meselesi olarak bakılıyor.
Solunum yoluyla olmasa da temasla bulaşıyor ebola.
Vücut sıvısıyla çatlak ve yaralardan içeri giriyor ve sonrasında geçmiş olsun, tedavisi yok, ölüm kaçınılmaz.
Sadece ebola değil pek çok hastalık temas yoluyla bulaşıyor aslında.
İki insan arasında en sık tekrarlanan temas yöntemi ise tabii ki el sıkışmak.
Oldum olası sevmem tokalaşmayı, olabildiğince kaçınır, el sıkışmamaya, öpüşmemeye çalışırım.
Uzaktan merhaba en iyisidir.
Ama çok da iyi biliyorum ki insanları temas etmeden selamlaşmaya alıştırmak neredeyse imkansız.
O zaman şekil değiştirelim.
Obama’nın selamlaşma şekli olan yumruk çakarak, tokuşturarak selamlaşma bence en iyi alternatif.
Enfeksiyon Kontrolü dergisinde yayınlanan araştırma yumruk tokuşturmanın, tokalaşmanın 20’de biri kadar mikrop bulaştırdığını söylüyor.
İlle de dokunarak selamlaşacaksanız, yumruk çakmak, yani “fist bump” ideali.

Lucy’nin gerçekleştiremediği vaadi
Yarın vizyona girecek Luc Besson filmi Lucy şöyle diyor: İnsanlar beyinlerinin yüzde 10’unu kullanabiliyor, peki ya yüzde 100’ünü kullanabilselerdi?
Ümit vaat eden, merak ettiren, heyecanlandıran bir senaryo cümlesi, öyle değil mi?
Film, beyni gelişen ve sonucunda süper güçler elde eden bir kadının değişiminden çok kaçırma hikayesi üzerine odaklanıyor ve aksiyonu öne çıkarıyor.
Aralara serpiştirilen bilimsel öğretiler ve National Geographic kıvamındaki görüntüler de havada kalıyor.
Başrolde Scarlett Johansson’ın olması izleyici çekecektir tabii ama Lucy vaatd ettiği sözü yerine getiremeyen bir film olarak kalıyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI