"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Hiç kutsal baba görmedim

Seçkin Piriler, Kaan Tangöze ve Kıvılcım Ural üçgeninde yaşananları üzülerek izliyorum.

Kaan susuyor, kadınlar konuşuyor.
Kıvılcım’ın “Biz Kaan’la evleniyoruz” demesinin ardından Seçkin’den “Kaan bana söz verdi, Kıvılcım’la evlenmeyecek” salvosu geldi.
Evlenecek, evlenmeyecek, evlenecek, evlenmeyecek...
Ne saçma bir muhabbet.
Giden gitmiş, giden evlense ne olur evlenmese ne olur.
Kiminle sevgili olursa olsun, kiminle evlenirse evlensin Seçkin’e ne Allah aşkına...
Seçkin mi yönetecek eski kocasının hayatını?
Bence Kaan’ı artık sadece çocuklarının babası olarak görmeli, yine çocuklarını düşünerek ona mutluluk ve düzgün bir hayat dilemeli.
Başka bir şeye de karışmamalı, komik oluyor çünkü.
Ve gerçekten kendi yolunu çizmeli.
Güzel bir kadın.
Ben onun yerinde olsam, bu muhabbetlerden hemen çıkar, işime gücüme geri döner, yarıda kestiğim kariyerime dört elle sarılır, bazen çocuklarımla, bazen yalnız gezer tozar ve bir an önce kendime yeni bir hayat kurardım.
Yeni hayatıma da ne kutsal anne, ne dul kadın dayatmalarının ne de etrafın yön vermesine izin verirdim.
Not: Kıssadan hisse.
Seçkin’in en büyük hatası evlendi, çocuk yaptı diye kendini evlilik hayatına adamasıydı. Kadınlar, ne olur evlendiniz, zengin ya da ünlü birinden çocuk yaptınız diye işi gücü bırakıp çocukların kutsal annesi rolüne geçmeyin. Hiç baba oldum diye evde oturan erkek var mı? Akıllı olun, kariyerinizi bir erkeğe güvenerek yerle bir etmeyin.

Vejetaryen mutfağı

Bizim buralarda vejetaryensen, zamanının çoğu dışarıda geçiyorsa, hele bir de yemekleri de dışarıda yiyorsan vay haline!
Herkes yerken, sen bakarsın.
Salataya, makarnaya talim edersin.
Zaten zar zor yoluna koyduğun beslenme düzenin allak bullak olur.
Vejetaryen restoranı desen bulamazsın.
Var, çok iyileri var, ama çoğu Taksim, Beyoğlu, Sultanahmet, Karaköy hattında.
Etiler, Levent, İstinye, Acıbadem’deki büyük AVM’lerin restoranları maalesef pek bir etobur.
Yurtdışında fast food zincirlerinde bile satılan vejetaryen menüler aynı zincirin Türkiye şubelerinde yok.
Bizi yok sayıyorlar yani. Oysa yurtdışında ne çok vejetaryen mutfağı var.
Önce Londra, sonra da Amsterdam’da denedim bu mutfakları.
Humustan fasulyeli tortillaya, marine edilmiş tofuya, falafele, ıspanaklı kişten finalde vişneli soya yoğurtlu tatlıya muhteşem finaller yaptım.
Özellikle Amsterdam’daki De Bolhoed’i ısrarla tavsiye ediyorum. Et yiyenler de uğramalı bence.
Her şey öyle lezzetli ki bir anda vejetaryen olup çıkabilirsiniz.

Beni köpekler değil insanlar ısırır

Köpek kelimesini hakaret olarak kullananlar, sizin asla böyle sadık, böyle içten, böyle samimi, böyle güzel kalpli bir dostunuz olmayacak!”
“İlk görüşte aşka inanıyor muyum? Evet, gördüğüm her köpeğe anında aşık oluyorum.”
“Bir köpek dünyada kendinden daha çok sizi seven tek şeydir.”
Ve finali Amsterdam’da Nieuwe Kerk’te gezdiğim 90 Years Ms Monroe sergisinde (1 Ekim’de açılan sergi 5 Şubat 2017’ye kadar gezilebilir) bir kez daha hayran olduğum, yaşasaydı 90’ıncı yaşını kutlayacak olan Marilyn Monroe’nun o güzel sözleriyle yapayım: “Beni köpekler asla ısırmaz, sadece insanlar ısırır.”

Mont sahte kürk gerçek!

Hafta sonu Amsterdam’daydım.
Merkezdeki alışveriş caddesinde yabancıların işlettiği o kocaman dükkanlardan birine girdim.
Bizim Kapalıçarşı, Mahmutpaşa modeli, pahalı markaların taklitlerini yapmışlar.
Yani sahtelerini. Bazı montların yakaları kürklü. Hem de gerçek kürk.
Her şeyin sahte, kürkün nasıl gerçek oluyor be adam!
Onları nereden alıyorsun?
Cinayetler hangi kirli arka bahçelerde, mahzenlerde işleniyor?
Avrupa bu kaçakçılığa, üçkağıda nasıl göz yumuyor!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI