"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Gözlerin üzerimde olması yorucu

Musa Uzunlar, “Kurtlar Vadisi”nden sonra yeni dizisi “Poyraz Karayel”de yine kötü adam olarak karşımızda. Arada farklı rollerle gelse de bu “kötü adamı” oynama halini, hayatını, hayat felsefesini konuştuk kendisiyle. Fazla sözden kaçınan, “Ben susayım, işim konuşsun” diyen Musa Uzunlar, süper kahraman olsa hangi karakteri seçeceğiyle ilgili soruma şu yanıtı verdi: “Herkes işini doğru ve güzel yapsın, süper kahraman olur.”

Gözlerin üzerimde olması yorucu

* “Poyraz Karayel” büyük ilgi görüyor, beğeniyle izleniyor. Sen nasıl tepkiler alıyorsun?

- Sevdiklerini, yeni bölümleri heyecanla beklediklerini söylüyor ve tebrik ediyorlar. Genelde reytingleri takip etmem, bu dizi başladığından beri reytinglere bakıyorum ben de.

* Rolünden bahsetsene biraz...

- Küçük yaşlarda babasının katilini öldürerek ıslahevine girmiş biri Bahri. Bu karanlık dönem ve yaşadıkları, onu şimdiki hayatına sürüklemiş. Oğlunu ve karısını kaybettikten sonra içine kapanmış. Sessiz, yüreği merhamet dolu bir mafya babası. Hâlâ sözü dinlenen, saygı görülen efsane bir kişilik.

* Bahri’nin kızı Ayşegül’le arası açık. Düzelecek mi sence?

- Bunun yanıtını ilerleyen bölümlere bırakalım. Hiç kimse sonucunu bildiği bir maçı izlemekten keyif almaz.

HAYATIM PLANLAR YAPARKEN BAŞIMA GELENLERDEN İBARET

* O zaman geçmişe dönelim biraz. Senin geçmişine. Çocukken nasıl bir Musa Uzunlar vardı? Yaramaz, uslu? Çalışkan, kopya çeken? Çekingen, atılgan?

- Çocuk işte. Zaman zaman hepsi. Antalya’nın en güzel zamanlarında meyveyi ağacından yiyen, sebzeleri bahçeden toplayan, en temiz denizine giren, doğayla iç içe bir Musa Uzunlar vardı.

* Ne olmak istiyordun? Hedeflerin için nasıl çalışmalar yaptın?

- “Hayat, planlar yaparken başına gelenlerdir” diyen zat-ı muhtereme katılıyorum. Antalya’da konservatuvar sınavlarına katılmam, geleceğimi yönlendirdi.

* Bir tiyatrocu olarak nelerde zorlandın? Nasıl bir hayatın vardı?

- Mezun olur olmaz İstanbul Devlet Tiyatrosu’na giren şanslı oyunculardan biriyim. Dolayısıyla bu konuda diğer oyuncuların çektiği sıkıntıları çekmedim. Daha az kaosun olduğu, daha çok seyirciyle buluştuğum güzel dönemlerdi. Gişelerin önünde sıralar olurdu. Daha çok tiyatro vardı. O sıralarda AKM yaşayan bir yerdi, şimdiki gibi terk edilmiş bir utanç tablosu gibi değil.

* “Kurtlar Vadisi” dizisiyle hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

- Sadece daha çok insanla tanıştım ve selamlaştım.

* Herkes şöhret olmak için çabalarken, sen “Şöhret olmak için çaba sarf etmedim” dedin. Neden?


- Şöhret olmak gibi bir derdim olmadı. Çaba yorar, akışa bırakmak gerek.

* Dizinin sana getirdiği şöhretle ilgili sıkıntıların neler?

- Bazen gözlerinizin üzerinizde olması yorucu olabiliyor. Ama işimizin doğası böyle.

Gözlerin üzerimde olması yorucu

KÖTÜLÜK İNSANI YARALAR YARA DA İZ BIRAKIR

* Sana hep kötü adam rolleri gelmesi hakkında ne diyeceksin? Ya da öne çıkanlar mı öyle oldu?

- Genelde böyle bir şey yok. Daha önce ressam, mühendis, marangoz gibi değişik roller canlandırdım. Bir önceki karakterim, “Şubat” dizisinde bir kâğıt toplayıcısıydı.

* Kötülüğün tanımını yapar mısın?

- Kişinin kendisine, diğerlerine ve doğaya yaptığı zarar verici her eylem, kötülüktür. Kötülük insanı yaralar. Yara da iz bırakır.

* “Poyraz Karayel”de seni en çok çeken ne oldu?

- Bahri’nin iç dünyası, geçmişi, kendi adamlarıyla kurduğu samimi, dostane ilişkisi bir oyuncuya güzel malzemeler veriyordu. Sadece racon kesen sıradan bir mafya babası değildi. Bu özellikleriyle benzerlerinden ayrılıyordu. Karakter önerildiğinde ilk endişem, daha önce oynadığım İskender Büyük’le benzer olabileceğini hissettiğim yanlarıydı. Senaristimiz beni ikna etti, güzel bir çalışma temennisiyle anlaştık.

* İzleyici neden “Poyraz Karayel”i izlesin?

- Kendilerini bulabilecekleri çok samimi anlarla dolu bu dizi.

YAŞANANLARDAN DERS ALMIYORUZ

* Kariyerin boyunca yaptığın ve unutamadığın, işine zarar veren bir hatanı söyler misin?

- Rolüme hazır olmadığım anlarda, partnerimin emeğine yeterince karşılık verememem.

* Rol arkadaşlarını nasıl motive edersin?

- Gerekirse hayatın sadece bu olmadığını hatırlatırım. Hafiflerler.

* Özel hayatında, ülkede ya da dünyada en çok ne için endişeleniyorsun, neyi dert ediyorsun?

- Yaşananlardan ders almıyoruz...

Gözlerin üzerimde olması yorucu

BAŞARIYI YAPILAN İŞTEN ALINAN KEYİFLE ÖLÇÜYORUM

* Bir süper kahraman olsan hangisini seçerdin? Neden?

- Herkes işini doğru ve güzel yapsın, süper kahraman olur.

* En güçlü ve en zayıf yönlerin?

- Susmayı becermek. Bazen tahammül edememek.

* Aile ne anlama geliyor senin için?

- Toplumu oluşturan en önemli yapı.

* Aşk? Hayatında kaçıncı sırada? Neden?

- Aşk kendisi ilk sıraya girer zaten.

* Başarıyı nasıl tanımlar ve ölçersin?

- Yapılan işten alınan keyifle.

* Bana daha önce kimseye söylemediğin bir şey söyle?

- Emin misin? (Gülüyor) Yayınlamayacağın bir soruyu mu soruyorsun yoksa?

* Çocuklarına ne tavsiye verirdin?


- Dünyaya güzellik katmak için ellerinden geleni yapmalarını. Doğruluk, dürüstlük, adalet ve sevgiyle.

* En iyi günlerin geçti mi gelecek mi?

- Geçmişte güzel günlerim oldu. Dilerim gelecek daha aydınlık olur.

TİYATRODAKİ PROJELERİN BÜTÇESİNİ BEN KARŞILIYORUM

* “Dizilerden kazandığımı tiyatroda harcıyorum” demişsin, bunu biraz açar mısın?

- Tiyatro, meslek olarak seçtiğim ve eğitimini aldığım bir alan. Ülkemizde çok zor şartlarda yapılıyor, özellikle özel tiyatro. Devlet katkısı sadece bazı tiyatrolar arasında paylaşılıyor. Zaten tiyatro çok emek isteyen ve getirisi olmayan bir sanat dalına dönüştü. Düşünün, bazı oyuncular kendi kazandıklarıyla tiyatro salonları yapıyor. Bu normal değil. Medeni bir ülkede olmaması gereken bir hâl. Ben de kendi tiyatromuzda gerçekleştirdiğimiz projelerde oyunların bütçesini kendim karşılıyorum.

HERKES EGOLUDUR ESİRİ OLMAMAK YETER

* Egolu musun? Egonu bastırmak için uğraşıyor musun?

- Herkes egoludur. Esiri olmamak yeter.

* Para ne ifade ediyor senin için?

- Takas aracı.

* Takma ismin var mıydı?

- Son zamanlarda oynadığım karakterlerin ismi lakabım oldu.

* Oyuncu olmasan ne olurdun?

- Kimse bilemez.

* Yaptığın en büyük çılgınlık?

- Sahneye çıkmak.

* Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsun?

- Facebook ve Twitter’daki hesaplar bana ait değil. Instagram kullanıyorum.

* Kıskanç mısın? Bu duyguyla nasıl baş ediyorsun?

- Kıskançlık örnek almakla yer değiştirirse işe yarar.

* Hayat felsefeni anlatan cümle?

- Gerçek olan, yaşamdır. Doğaya, insanlığa, ilerlemeye hizmet etmeyen bir yaşam
boştur.

BOĞAZ’I YÜZEREK GEÇMEM ABARTILACAK BİR ŞEY DEĞİL

* Boğaz’ı yüzerek geçtiğin doğru mu?

- Evet, İstanbul’da temmuzun ikinci haftasında düzenlenen Boğaziçi Olimpiyatları’na katıldım. Zaman zaman karşısında oturduğum, güzelliğini seyre daldığım, rakı-balık keyfini yaşadığım o güzel Boğaz’ın yüzerek de keyfini çıkarmak istedim. Bunu abartmamak gerek, her yıl yüzlerce kişi yapıyor.

X