Bu aşk filminde erkek yok

Geçen hafta sonu Kanyon Cinemaximum’dan bir sahne.

Haberin Devamı


İsim vererek yerli yabancı hiçbir filmi hedef almak istemiyorum ama büyük salonlardaki filmlerde boş koltuk sayısı fazla.
Ama bir salon var ki bilet bulmak zor, yok satmış,
tek bir boş koltuk bile yok.
Bu karaborsa durumda salonun diğerlerine göre daha küçük olmasın etkisi var tabii.
Ama asıl neden gösterilen filmin iyi olmasının ve bunun kulaktan kulağa yayılmış olması.
Bahsettiğim film bu yıl Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nün sahibi olan Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi.
Celine Sciamma imzalı film bir ressamın modeliyle olan aşkını özenle yapılmış bir tablo gibi resmediyor.
İzleyici gittikçe derinleşen aşk hikayesinin içine çekildikçe kendini o büyülü duyguya daha da kaptırıyor.
Tamamen kadın odaklı olan, kadın duygusallığına ve tutkusuna vurgu yapan filmde erkek karakter olmaması da en belirgin özelliklerinden biri.
Erkeksiz bir aşk filmi Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi.
İyi sinema izlemek isteyen herkes tarafından görülmeli.

Haberin Devamı

Güzelleşirsem biterim!

Instagramda hepimizi kırıp geçiren o şahane videolardan sonra dizi ve sinema dünyasına geçen Yasemin Sakallıoğlu’nun “güzelleşirsem komedyenliğimi kaybederim” cümlesi oyunculuk dünyasında farklı yankılar uyandırmaya devam ediyor.
Yakışıklı ve güzel oyuncular komedide başarılı olamaz demeye getirdiği düşünüldü Yasemin’in.
Yakışıklı erkeklerin sadece jön rollerinde oynayacağı klişesiyle karşılaştırıldı.
Ben o yönden bakmıyorum.
Estetiğin mimikleri öldürdüğünü göz önüne alarak Yasemin’in söylediği şeyde haklılık payı var diye düşünüyorum.

Tan Taşçı’nın uzun saçlı sapığı

Kadınlara tacizden sonra bir erkek popçu da taciz edildiğini öne sürerek savcılığa başvurdu.
Tan Taşçı saçlarıyla yüzünü kapatan bir kadının onu her yerde izlediğini ve bu takıntılı kişiden korktuğunu açıkladı.
Tacizin, takıntının, korkunun,
kötülüğün cinsiyeti yok yani.
Tan Taşçı örneğinde gördüğümüz gibi bazen bir erkek de takıntılı bir kadının hedefi olabiliyor.
Ürkütücü bir durum tabii.
Umarım başına bir şey gelmeden gerekli önlemler alınır.

Putin’in ördek tüyü montu

Haberin Devamı

Kürk kadar kaz tüyü montlar da hayvan hakları konusunda duyarlı insanlar tarafından tercih edilmemesi gerekenler listesinde.
Çünkü kaz tüyü montlar da benzer bir sömürü ve işkence içeriyor.
Bunun farkına varan büyük firmalar belki duyarlı hale geldiklerinden ama daha büyük ihtimalle yükselen modada vicdan trendine ayak uydurmak için alternatif metotlar denemeye, hayvan dostu montlar üretmeye başladı.
Pofuduk montların çoğunun içinde kaz ve ördek tüyü var.
Ve bu tüylerin bir kısmı şüpheli kaynaklardan gelmekte.
Şüpheli kaynak derken canlı canlı yolunmak suretiyle işkence edilen hayvanlardan elde edilen tüylerden bahsediyorum.
İşte bu nedenle North Face, Patagonia, Moncler gibi pek çok marka kullandığı tüylerin canlı değil ölmüş hayvanlardan gelmesine özen gösterdiğini ve canlı tüy yolmaya karşı denetimlerini artırdığını duyurdu.
Bu konuda en büyük sorun denetimsiz küçük firma ve markalarda görünüyor.
Ama tabii en iyisini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yapmış.
Sipariş verdiği monttaki tüyler doğada yaşayan 55 adet vahşi ördeğin doğal yollarla döktüğü tüylerden yapılmış ve bu mont kendisine 10 bin Euro’ya mal olmuş.

Yazarın Tüm Yazıları