"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Biz hesap yaparken ölüyormuş

Kimi milyonlarla oynar, elini cebine atmaz, dönüp bakmaz.

Biz hesap yaparken ölüyormuş

Kimi işsizdir, parasızdır, ama vicdanının sesine dayanamaz, son kuruşunu bir canı kurtarmak için harcar.
Size bugün o parasız ama vicdanlı insanın hikayesini anlatacağım.
Onur Çıkrıkcı’nın mail’ini gözyaşları içinde okudum.
O özür diliyordu ama ben ona o küçük canlı adına teşekkür etmek istiyorum.
Ve anlattıklarını, gönderdiği fotoğrafı 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün hemen öncesinde tüm hayvanseverlere ithaf ediyorum:
“Dün eşimi işe bırakmak için çıktık. Her zamanki gibi sitenin önündeki kedilere mama verdik. Biraz daha ilerde yavru bir kedi gördüm. Ona da mama verdim ancak hiç hareket etmedi. Eşimi işe bıraktım, geri döndüm, yavru kedi hâlâ öylece duruyordu.
Eve geldim. İşte bu noktada hâlâ vicdan azabı çekiyordum.
Yavru kediyi almam lazımdı. Daha önce de bir sokak köpeği almıştım. Halen bakıyorum ve bir de kedi yavrusu aldım sokaktan. Onu da hâlâ evimde besliyorum.
Bir de yaralı bir güvercinim var uçamayan, evde beslediğim. Neyse...
Eve geldim ama aklım orada kaldı.
Onu da almalıydım. İşsizim ve durumum pek müsait değil.
Ama o da soğukta üşüyordu, açtı ve yardıma muhtaçtı.
Aldım eve getirdim. Çok halsizdi. Kaptım veterinere götürdüm.
Veteriner muayene etti. Vitamin iğnesi yaptı ve iki tane mama verdi. 150 lira da ücret aldı. Getirdim eve, koydum kutuya, yanına da sıcak su torbası bıraktım. Su verdim.
Çok susamış olmalı ki epeyce içti ama mama yemedi. Zar zor kutuya döndü ve yattı. Gün içinde takip ettim hep. Uyuyordu sürekli. Akşam eşim geldi ‘Bu uyumuyor, sanki ölüyor’ dedi.
Kaptım tekrar veterinere götürdüm. Bu kez farklı bir arkadaş vardı. ‘Durumu iyi değil’ dedi. Oysa gündüz bakan veteriner ‘İyi, bir şeyi yok.
Sadece soğukta kalmış, düzelir’ deyip göndermişti beni. Diğer veteriner ‘Serum yapmalıyız. 200 lira tutuyor masrafı. Sabah gelip alırsınız ya da isterseniz barınağa göndeririz’ dedi. ‘Biraz daha indirim yapsanız, bugün zaten 150 lira verdim’ dedim.
‘Peki 150 olsun’ dedi. Ödemeyi yaptım, eve geldim. 1 saat sonra arayıp ‘Kediniz öldü’ dediler.
Dünya sanki başıma yıkıldı. Biz hesap yaparken meğer ölüyormuş yavrum.
Sokakta gördüğümde de öyle canım yanmıştı ki.
Küçücük bir canlı yolun ortasında ölüyor, kimse yardım etmiyor. Bu nasıl insanlık!
Empati kurmak bu kadar zor mu?
Kimsesizsin ve soğuktasın; üstelik aç ve susuz. Nasıl görmezden gelinip yanından geçiliyor ki! Ben de geçtim, eve kadar gidebildim.
Sonra geri dönsem de keşkelerim var.
Biraz daha erken alabilirdim.
Ama hesap yaptım. Nasıl bakacağım.
Bir tane kedim, bir köpeğim, iki muhabbet kuşum ve bir güvercinim var.
Zaten işsizim. Tüm bu hesapları yaptığım için kendimden utanıyorum. Bir can para ile ölçülebilir mi?
Veterinerler de yardımcı olmuyor ki. ‘Keşke 1000 lira ödeseydim de yaşasaydı’ diyorum.
Benim güzel yavrum mama bile yiyemeden öldü. Canım yanıyor.
Sürekli gözümün önüne geliyor küçük patileri.
Kurban olayım ben sana. Minik bebeğim.
Dün gece yavru bir kedi ölmedi.
Biz öldük. İnsanlığımız öldü.
Öyle manşetlere çıkmakla da olmuyor. Sevmiyorum öyle insanları ben.
Sevemeyeceğim de... Yine küçük bir canlı gördüğümde bu kez zaman kaybetmeden alacağım.
Para bir şekilde kazanılır. Ama bir can kaybedilince telafisi olmuyor.
Çok üzgünüm.
Yaşatamadığım için.
Kısa bir süre de olsa ikilemde kaldığım için çok üzgünüm.
Özür dilerim küçük canlı.
Özür dilerim...
Bu da ondan kalan son görüntü...”
Üzülme Onur, hepimizin sevdiğimiz canlarla bir araya geleceği gökkuşağı köprüsünde bir gün sen de buluşacaksın o minikle.
Gelecek ve sana sarılarak, onun için yaptıklarını bildiğini, seni ne kadar sevdiğini gösterecek.
Ve sonsuza dek yanında olacak.


Kendilerine hakim olamayanlar

Dünkü magazin konseyi konuları arasında iki farklı tepki hikayesi vardı.
Ve iki ayrı tavır.
Meltem Cumbul sahneye çıktı, işini yaptı ama Semih Kaplanoğlu’nun elini sıkmadı.
Güzide Duran ise Ayşe Hatun Önal izleyiciler arasında diye sahneye bile çıkmadı.
Olması gereken ikisi de değil tabii. Profesyonelce işinin gereğini yapıp, tavrı, tepkiyi, yok saymayı vs. dışarıda göstermek.
Ama bu iki tavır da etkinlikler açısından iyi PR oldu.
Etkinlik düzenleyeceklere tavsiyem, böyle birbirlerine tahammül edemeyen kişileri bir araya getirmeleri.
Birinden biri amatörlük yaptığında ertesi güne haber hazır!

 

 

X