"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

Zamanlama manidar!

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı Vedat Akgiray, geçenlerde konuşmacı olarak katıldığı bir toplantıda, “Türkiye’de emeklilik şirketleri var.

Dünyanın hiçbir ülkesinde emeklilik şirketi diye bir aracı yoktur. Lüzumsuzdur, gereksizdir, büyük bir maliyettir. Aracı oldukları için karın büyük bir kısmı oraya gidiyor” demiş. Tabi bunu duyan emeklilik şirketleri de, ‘nasıl böyle konuşur’ diye, ayağa kalkmış.
Niye şaşırıyorsunuz ki? Bu ülkede, bir dönemin Ekonomi Bakanı bile, “Sigortacıları hiç sevmem. Hele onların içinde öylesi var ki, mezardaki ölüyü bile soymaya niyetlidir” şeklinde açıklamalar yaptıktan sonra, SPK eski Başkanı’nın, “Emeklilik şirketleri gereksiz” demesine niye şaşırıyorsunuz.
Merak edip, küçük bir araştırma yaptım; Vedat Akgiray, görevdeyken bireysel emeklilik ve emeklilik şirketleri hakkında neler söylemiş diye. Öyle değil mi, sisteme ve sistemi yürüten şirketlere karşıysan, gereksiz görüyorsan, SPK Başkanıyken de karşısın demektir. Bir gün öyle, bir gün böyle olmaz. Kaldı ki, bahsettiğimiz kurum, SPK; yani, emeklilik fonları hakkında düzenlemeler yapan ve şirketlerle içli dışlı çalışan bir kurum.


VEDAT AKGİRAY’IN AÇIKLAMALARI

Mesela, Vedat Akgiray, 2009’un Ekim ayında Borsa Yatırımcıları Derneği’nin dergisine verdiği röportajda, “Bireysel emeklilik fonları düzenli olarak büyümekte ve hisse senedi piyasasında diğer kurumsal yatırımcılara nazaran daha aktif rol almaktadır” diyor.
Akgiray, 2012’nin Kasım ayında Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada ise şunları söylüyor: “Bireysel emeklilik sistemine getirilen yeni düzenlemeler ve teşvikler sonrasında emeklilik yatırım fonlarına olan ilginin artması, bu fonları yöneten portföy yönetim şirketleri açısından önemli bir fırsat olarak önümüzde durmaktadır.”
Hadi, bir örnek daha vereyim: SPK eski Başkanı, katıldığı bir televizyon programında, “Devletimiz bireysel emeklilik sistemi diye bir şey başlattı. Yani, uzun vadeye doğru insanların tasarruf etmesi, orada biriken paraları da fonlar yönetecek. Tavsiye ederim” diyor.
Vedat Akgiray’ın görevinden ayrılmadan önce, daha doğrusu görevden alınmadan önce, bireysel emeklilik ile ilgili yaptığı böyle bir dolu konuşması var. Peki, ne değişti? O zaman SPK Başkanıydı, şimdi değil. Bu
arada şahsi bazı değişiklikleri olduysa, o tarafını bilemeyiz. Bilmemiz de gerekmiyor. Görünen o ki, makam koltuğunda otururken sistem iyi, koltuktan alınınca kötü.


MAKAM GİTTİ, SÖYLEM DEĞİŞTİ


Sormazlar mı, madem bu sistemde sorunlar var, madem bu emeklilik şirketleri gereksiz, neden bunları Başkanlığın döneminde konuşmadın? Hadi bıraktım konuşmayı, yapılan düzenlemelerde neden aktif rol oynadın, orada burada sistemin faydalarından bahsettin?
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Eğer, bu sisteme 5 milyona yakın kişi girmişse ve her geçen gün de bu sayı artıyorsa, emeklilik fonlarının toplamı 31 milyar TL’yi geçmişse, devlet de sisteme girenlere yüzde 25 katkı sağlamışsa ve bugüne kadar da 2,3 milyar TL katkıyı sisteme yatırmışsa; artık bireysel emeklilik gereklidir gereksizdir, emeklilik şirketlerine ihtiyaç vardır, yokturu tartışmak, anlamsız bir o kadar da gereksizdir.
Şunu da belirteyim: Hani, Akgiray’ın, “Aracı oldukları için karın büyük bir kısmı oraya gidiyor” diyor ya; rakamlar ortada. Size sadece iki rakam vereceğim. Bugüne kadar sisteme giren katılımcıların katkı payı adı altında emeklilik şirketlerine ödediği toplam tutar 25,7 milyar TL, şirketlerin yatırıma yönlendirdiği tutar 25,3 milyar TL. İşte, kar denilen, aradaki fark. Ne kadar büyük, varın siz düşünün artık.

X