"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

Banker Bilo, artık filmlerde kaldı

Şener Şen ile İlyas Salman’ın oynadıkları ‘Banker Bilo’, 80’li yılların keyifle izlenen filmlerinden biriydi ve halen de aynı keyifle izleniyor.

Sadece Banker Bilo mu, bir döneme damgasını vuran bankerler ve tefecilik, yıllarca Türk filmlerine konu oldu.
Bankerlik uzun yıllar önce, resmi tefecilik ise çok değil, daha bir yıl önce tarihe karıştı. Eminim konuyu bilmeyenler, ‘resmi tefecilik mi vardı?’ diye soracaktır. Garip ama vardı. Banker skandalları patlayınca 1983 yılında, dönemin hükümeti, ikrazatçılık sistemini getirdi. Kimse alınmasın, kızmasın ama böylece resmi tefecilik başladı ve 30 yıldır da bu sistem devam etti. Ta ki, 2012 yılının sonuna kadar.
Öyle hafife almayın, bir ara ikrazatçıların sayısı 35’lere, verdikleri borç tutarı 400 milyon TL’lere kadar çıktı. Özellikle bankalardan karşılık bulamayanlar, karşılıksız çek yüzünden işlem yapamayanların uğrak yeriydi, ikrazatçılar. İlginç değil mi, tefeciliği resmileştir, finans piyasalarına alternatif model yarat, insanları da bu sisteme teşvik et.
Yeri gelmişken şunu da belirteyim, ikrazatçılar, hiçbir zaman kendilerine tefeci denmesinden hoşlanmazdı; ‘biz ikrazatçıyız, elimizde belgemiz var’ diye tepki gösterirlerdi. Haksız da sayılmazlardı, ellerinde kapı gibi ‘borç verebilir’ belgesi vardı.


TEFECİLİK RESMEN BİTTİ


İşte 30 yıldır süren bu çarpık sistem, 2012 yılının sonunda yürürlüğe giren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile değişti. O tarihte ikrazatçı şirket sayısı 25’di ve hükümet, bu şirketlere, ‘size 6 ay müsaade, ya leasing, faktoring, finansman şirketlerinden birine dönüşün ya da ruhsatlarınızı iptal edeceğim’ dedi. Tanınan süre, 2013’ün Haziran ayında bitti.
Merak ettim, sordum, soruşturdum; ikrazatçılardan bu üç alana giren oldu mu diye. Neyse ki, olmamış. Kolay değil, yeni yasa gereği faktoring, leasing ya da finansman şirketi olabilmek için 20 milyon TL sermaye ödenmesi gerekiyor ki, en baba ikrazatçının ödenmiş sermayesi 1,5 milyon liraydı, 10 bin lira sermayesi bile olan vardı.


FİNANS SEKTÖRÜNDE YARA AÇTI


Neyse ki, diyorum, çünkü bu çarpık sistem yüzünden koskoca faktoring sektörü, tefecilikle eşdeğer anılır oldu, yıllardır bu yaftadan kurtulamadı. Tanıtım yaptılar olmadı, anlattılar olmadı.
Düşünebiliyor musunuz 52 milyar TL işlem hacmi olan, 23 milyar TL aktif büyüklüğe sahip, küçük ve orta boy işletmelerden sanayi tesislerine kadar finansman sağlayan, ihracat faktoringinde dünya 2’ncisi olan ve sektör olarak dünya sıralamasında 15’inciliğe çıkan bir sektör; tefecilikle aynı kefede değerlendirilip, kredi kartına nakit veren, altın satmış gibi gösterip gecikmiş kart borçlarını ödeyenlerle aynı anılıyor.
2012 yılında çıkan yasa ile bu garabet durum da son buldu, faktoring sektörünün de yasalarla sınırları çizildi. Sözün özü, geçen senenin ortasında -gayri resmisini bilemem- resmi tefecilik bitti, faktoringciler de yıllardır hak etmedikleri yakıştırmadan kurtuldu.

X