"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Suudi Kralı niye karşılamadı

DİPLOMASİDE ayrıntılar önemlidir.

Tıpkı Suudi Kralı Selman’ın ülkesine geldiğinde ABD Başkanı Barack Obama’yı havalimanına karşılamaya gitmemiş olması gibi.

 

Üstelik birkaç saat önce aynı alana gelen Arap liderlerini bizzat tantanayla karşılamışken...

 

Bu ince noktalar daha da dikkat çekici olur.

 

Malûm ABD Başkanı Barack Obama, kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde, yasalar gereği bir kez daha aday olamayacak.

 

Dolayısıyla önceki gün Suudi Arabistan’dan başlayan İngiltere ve Almanya’yı da kapsayacak şekilde devam edecek gezisi bir anlamda veda turu.

 

Obama’nın seyahatine Riyad’ı dahil etmesi bir yandan da gönül alma ziyareti gibi.

 

Ancak gezinin başlangıcı iki eski ortak arasındaki ilişkilerin limoni olduğunu bir kez daha gözler önünde serdi.

 

Suud Krallığı, Obama Yönetimi’nin attığı bazı adımlardan hoşnut değil ve anlaşılan bu rahatsızlığını maskelemeye hiç ihtiyaç duymadı.

 

*

 

RİYAD NİYE RAHATSIZ

 

İLKİ; Riyad öncelikle ABD’nin İran ile yaptığı nükleer anlaşmayla Ortadoğu’da Şii nüfuzunun artmasından endişeli.

 

Çünkü iki taraf Irak, Suriye ve Yemen’de süren iktidar kavgasında farklı cephelerde savaşmaya devam ediyor.

 

Suudilerde ABD ile anlaşmanın İran’ı güçlendirdiği görüşü hâkim.

 

İkincisi; 11 Eylül saldırılarına kadar geri gidiyor. 2001 yılında ABD’yi hedef alan saldırıları düzenleyen 19 hava korsanından 15’i Suudi pasaportu taşıyordu.

 

ABD’de konuyla ilgili yapılan soruşturmalarda Suudi yetkililerle bir bağlantı olmadığı yolunda görüş bildirilse bile 28 sayfalık bir istihbarat raporunun hâlâ açıklanmamış olması tartışmalara yol açıyor.

 

ABD Başkanı Obama da Riyad ziyaretinden bir gün önce bu raporun açıklanmasından yana olduğunu söyledi.

 

Ayrıca Kongre’ye sunulan bir yasa tasarısı 11 Eylül saldırılarında Suudi Arabistan’ın rolü olduğunu ima ediyor ve Suudi yetkililere dava açılabilmesi ihtimalini barındırıyor.

 

Suudi yetkililerin, böyle bir tasarının kabul edilmesi halinde ABD ile ilgili 750 milyar dolarlık varlığın satılacağı yolundaki tehditleri de bundan.

 

Üçüncüsü; 71 yıl önce anlaşma yaptıklarından beri iki ülke sıkı müttefikti. Washington, Suudi petrolüne, Riyad ise Amerikan silahlarına bağımlı olmuştu.

 

Fakat enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye giden ABD’nin şeyl gazı ve petrolünü bulmasıyla dengeler de değişti.

 

ABD, Suudi petrolüne bağımlılığından kurtuldu.

 

Ancak küresel ekonomik dengelere bakıldığında, Washington’ın Asya’daki ortaklarının Riyad ile petrol ilişkileri sürüyor.

 

Dolayısıyla Arabistan ile Asya arasındaki olumsuz ekonomik gelişmeler ABD’yi de etkileme potansiyeline sahip.

 

Riyad’a gelince bölgesel güç olma arzusu sürüyor.

 

Ve bu hedefi onu, Amerikan silahlarına eskisinden daha bağımlı hale getiriyor.

 

ABD için de Riyad’ın vereceği silah siparişleri önemli. Sonuçta bu alışveriş ABD’ye istihdam ve refah olarak geri dönüyor.

 

(Bilgi notu: 2010 yılında Obama yönetimi, Suudi Arabistan’a 60 milyar dolarlık silah satma yetkisi vermişti.)

 

*

 

TANSİYONUN YÜKSELDİĞİ ANLAR

 

İŞTE Obama’nın ziyareti belki de ilişkilerin en çetrefil olduğu döneme geldi.

 

Arap liderlerinin Riyad’a gelişini naklen veren Suudi televizyonları, Obama’nın devasa Air Force One uçağının başkente tekerlek değdirmesini görmezden geldi.

 

Obama daha alt bir seviyede Riyad Valisi Prens Faysal ve Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr tarafından karşılandı.

 

 

Kral Selman ile Erga Sarayı’nda bir araya gelen Obama’nın, Suudilere ‘misafirperverliklerinden’ ötürü teşekkür etmesi de dikkat çekiciydi.

 

2.5 saat süren görüşme sonrasında her ne kadar ‘bulutlar dağılıyor’ havası yaratılmak istense de açıklamalar ‘anlaşamadığımız konusunda anlaştık’ tonundaydı.

 

Kral ve Başkan’ın ‘tarihi dostluğu ve derin stratejik ortaklığı teyit ettiği’, birçok konuda görüş alışverişinde bulundukları belirtildi.

 

New York Times Gazetesi’nde ziyaretle ilgili ilginç de bir ayrıntı vardı.

 

Tansiyonun en yükseldiği an Obama’nın Suudi Arabistan’daki insan hakları ihlallerini gündeme getirdiği dakikalar olmuş.

 

Obama, ağır cezaları ve Suudi Arabistan’da baş kesilerek de uygulanan idamları gündeme getirince ortam gerilmiş...

 

*

 

ORTAKLIK BİTİYOR MU?

 

OBAMA döneminde ABD-Suudi ilişkilerinde kimyanın bozulduğu doğru.

 

Öte yandan Suudi Arabistan, askeri anlamda tepeden tırnağa Washington’a bağlı durumda.

 

ABD de Suudi Arabistan’ın ortaklığı ve desteği olmadan Yemen’den Suriye’ye Irak’tan Lübnan’a kadar geniş bir bölgede istikrarın sağlanmasının mümkün olmayacağının farkında.

 

Öte yandan her ne kadar gezinin ikinci gününden samimi fotoğraflar gelse de ilişkilerde soğukluğun bir süre daha sürmesi şaşırtıcı olmaz.

 

Nihayetinde iki müttefikin birlikteliği, 2017’nin ocak ayında Beyaz Saray’a taşınacak yeni başkana göre şekillenecektir.

 

Ve çok muhtemeldir ki, o yeni başkan bir gün Suudi Arabistan’a gelmeye karar verirse Kral bizzat alana gidip karşılayacaktır.

X