"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Rusya ne yapmak istiyor

TÜRKİYE... Ülkemiz karanlık, ürkütücü bir haftayı geride bıraktı.

Dağlıca ve Iğdır’da asker ve polise hain saldırılar, Hürriyet’e yönelik baskınlar, HDP’yi hedef alan öfke, Cizre’de yaşanan gerilim... Batı’dan gelen ‘terörle mücadelenizi destekliyoruz, ama orantılı olun’ minvalindeki açıklamalar...
Böylesine bir gündem söz konusu olunca Türkiye dünya basınının öne çıkan tedirgin edici başlıklarının arasında yer aldı.
Dileyelim ki, bu tansiyon düşsün, taraflar aklıselim, sağduyu, vicdan, itidal ve uzlaşmanın yolunu bulsun; Irak ve Suriye’nin içine düştüğü tuzaklardan uzak durulsun.


*


RUSYA... Geçen hafta uluslararası basının Türkiye ile birlikte odaklandığı konulardan biri de Moskova’nın Suriye’deki askeri varlığını artırdığı yolundaki haberlerdi. Rusya Dışişleri Sözcüsü, Batı basınında yer alan Moskova’nın Suriye’deki askeri hareketliliğiyle ilgili çıkan haberleri ‘tuhaf histeri’ olarak yorumladı ama Esad yönetimi ile olan anlaşmalar doğrultusunda teçhizat ve askeri danışman yollamaya devam ettiğini de gizlemedi.


*


CEBELE... Batı basınında yer alan iddiaya göre Şam rejiminin destekçilerinden olan ve bu ülkenin Tartus kentinde bir deniz üssü bulunan Rusya, burada bir de hava üssü inşa etmenin peşinde... Hem de alelacele... Dün Alman Frankfurter Allgemeine’nin (FAS) pazar gazetesinde vardı. Buna göre Rusya, Suriye’nin Cebele kentinde askeri ve sivil amaçlı kullanılan havaalanına eylül başından bu yana Antonov-124 tipi askeri nakliye uçaklarıyla silah ve teçhizat takviyesi yapıyor.
Hafta arası Rusya’nın ‘Nikolai Filçenkov’ isimli askeri gemisi Boğazlar’dan transit geçit yaparken görüntülenmişti.
FAS bu gemide zırhlı personel taşıyıcılar, askeri araçlar ve bomba atarlar bulunduğunu yazdı. Yine Rusya’nın Kırım’da konuşlu 810’uncu piyade birliğine bağlı 300 askeri personel de ‘Sezar Kunikov’ isimli amfibi gemisiyle bölgeye doğru hareket halinde. Reuters Ajansı’nda da Rusya’nın, Esad yönetimine gelişmiş SA-22 uçaksavar füze sistemlerinden vereceği haberleri vardı...


*


YANITI merak edilen şöyle bir soru var: “Rusya, Suriye’deki askeri varlığını artırarak ne yapmak istiyor?”
Şimdi savaş öncesi 24 milyon nüfusu olan, milyonlarca göç veren ve içi boşalan; buna karşılık IŞİD, El Nusra gibi terör oluşumlarına yer açılan bir ülke var. Rusya’nın bu hamlesinin birkaç sebebi olabilir. Moskova, IŞİD ile savaşabilecek tek gücün desteklenmiş Esad yönetimi olduğuna inanmayı sürdürüyor. Rusya’ya göre şu an Esad’a alternatif olabilecek bir siyasi yapı oluşturulabilmiş değil. Ayrıca Akdeniz’de tek askeri üssü Suriye’de olan Putin yönetimi burada yerini sağlamlaştırmaya da çalışıyor olabilir...


*


ABD Başkanı Barack Obama ise Esad’ın endişeli olduğundan Rusya’dan yardım istediğini, Moskova’nın bu adımının hata olduğunu söylüyor.
İki görüş açısının da doğruluk payı olabilir. Rusya, siyasi bir çıkış görmediği için ya da olası bir siyasi çözüm müzakeresi öncesinde Esad’ın elini güçlendirmek adına askeri yığınak yapıyor olabilir. Ancak Rusya bir yandan da Ukrayna’da kozlarını paylaşamadığı Batı’ya karşı Suriye kartını öne sürüyor. IŞİD’e karşı Türkiye, Arap ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleriyle hava operasyonu düzenleyen ABD’ye Ortadoğu’da Rusya’sız bir çözüm olamayacağını hatırlatıyor.
28 Eylül’de Putin, BM Genel Kurulu’na katılmaya hazırlanıyor. BM’deki görüşmeler, temaslar, müzakereler önemli. Taraflar atacakları kritik hamlelerin kararını vermeye çalışıyor. Suriye’de savaşın bitme zamanı çoktan geçti. Önkoşullar üzerinde direnmek yerine, krizin nasıl çözülebileceğine odaklanma zamanı. Suriye içsavaşının Türkiye’yi de ne hale getirdiği ortadayken...

Basın özgürlüğü koruma altında

HÜRRİYET’te 20 yılını doldurmuş bir çalışanım. Bu zamana kadar ülke olarak birçok sıkıntılı dönem yaşadık. Ancak hiçbir zaman can güvenliğim konusunda endişe yaşadığımı hatırlamıyorum. Şimdi bahçemizde polisler, hazırda bekleyen güvenlik kalkanları ve TOMA var. Yani basın özgürlüğü polis koruması altında. Gülsem mi, ağlasam mı, sevinsem mi bilemedim...

X