"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Paris sonrası neler olacak

129 kişinin öldüğü Paris saldırılarının ardından birçok soru geliyor gündeme...

Bugün merak uyandıran konularla ilgili bazı yanıtları sizinle paylaşacağım...

Fransa, nasıl oldu da terör örgütü IŞİD’e en çok üye yollayan ülkelerden biri oldu?
Fransa, yıllarca Afrika’nın en büyük sömürge ülkelerinden biriydi. 1956-62 yıllarında Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşı silinmez izler bıraktı.
Fransa, bugün Afrika’daki eski sömürgelerinden gelenlerle birlikte en çok Müslüman nüfusuna sahip Avrupa ülkesi. Nüfusun yüzde 8’i (5 milyon) Müslüman. Çoğunlukla gelir seviyesinin düşük olduğu banliyölerde yaşıyorlar.


Müslüman göçmenler arasında işsizlik, yerli nüfusa göre iki misli daha fazla, yüzde 17 seviyesinde.
Fransa’da devletin vatandaşa eşit davranabilmesi için laiklik ilkesi katı bir şekilde uygulanıyor. 2004 yılında dini sembol olduğu gerekçesiyle, haç, kipa ve başörtüsünün okullarda yasaklanması, 2011’de kamusal alanda yüzü örten maske ve başlıklarla birlikte peçe ve burkaya yasak getirilmesi Müslüman toplumunun bazı kesimlerinde kendilerine yönelik ayrımcılık olarak görüldü.


Artan İslamofobik ve ırkçı tutumla birlikte kendilerine Fransa’da bir gelecek göremeyen Müslümanların tecridi artarken, bu tam da İslamcı radikal örgütlerin eleman bulabilmek için aradığı bahaneleri yarattı.


Fransa, en az bin kişiyle Avrupa’dan IŞİD’e en çok eleman yollayan ülkeler arasında yer alıyor.


Fransa, Ortadoğu’da şahin politikaları destekleyen ülkelerden biri. Bu durum nasıl açıklanıyor?


2000’li yılların başında Saddam’ın devrilmesi için Irak’a müdahalenin tartışıldığı dönemde Fransa buna en çok karşı çıkan ülkelerin başındaydı.
Birkaç sene evvel Arap baharının ilk kıvılcımları Fransa’nın arka bahçesi Kuzey Afrika’da çakmaya başladığında Paris, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin devrilmesini en çok isteyen ülkelerden biri oldu. Hatta Libya’ya havadan müdahalede başı çekti. Fransa, Şam rejimi, isyancı muhaliflerini kanlı yöntemlerle bastırmaya kalktığında Devlet Başkanı Beşar Esad’a ‘istifa et’ diyen ilk ülkeler arasındaydı. Hali hazırda ABD’nin liderliğinde IŞİD’e karşı hava operasyonuna katılan tek Avrupa ülkesi de Fransa.
Fransa’nın niye bu kadar şahin olduğuna gelince...


Paris, eskiden beri nüfuzu olan Ortadoğu’da kendi çıkarları çerçevesinde bağımsız politika yürüterek etkisini korumaya çalışıyor. ABD Yönetimi, Ortadoğu’ya yeniden asker yollamayı reddederken Fransa, Rusya ile birlikte liderliğe soyunuyor.


Öte yanda Paris, Esad’ı destekleyen Şii İran karşısında güç mücadelesi veren Suudi Arabistan, Katar gibi Sünni ülkelere daha yakın.
Son yıllarda dünyanın en büyük silah ihracatçılarından biri haline gelen Paris’in en iyi müşterileri de bu Arap ülkeleri. Burada IŞİD’in desteklenmesinde bazı Arap ülkelerinin dolaylı rolü olduğu yolundaki iddiaları da hatırlamakta fayda var.


Belki de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Paris saldırılarının ardından başına gelenlerde Fransa’nın da rolü olduğunu söylemesi bundan.


*


Fransa’nın Paris saldırılarına nasıl yanıt vermesi bekleniyor?


Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, salı günü ABD Başkanı Obama ile 26 Kasım’da ise Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşecek. Hollande, ABD ve Rusya’yı IŞİD’e karşı ‘tek ve büyük bir koalisyon kurulmasına’ ikna etmeye çalışacak.


Fransa bir yandan da Suriye’de IŞİD’e yönelik bombardımanını arttırdı. Charles de Gaulle uçak gemisinin önümüzdeki günlerde Doğu Akdeniz’de olmasıyla da savaş gücü üçe katlanacak.


ABD de IŞİD’e maddi kaynak sağlayan petrol hatlarını yoğun bir şekilde vurarak örgütün devlet gibi davranmasını sağlayan gücünü elinden almaya çalışıyor.


Paris saldırıları bir dönüm noktası olacağı mı benziyor?


Anlaşılan o ki, önümüzdeki günlerde IŞİD’e yönelik müdahale daha da artacak. Hatta (tam da IŞİD’in istediği gibi) kara operasyonu olsun mu, olmasın mı tartışmaları da alevlenecek. Öte yandan IŞİD’i tuttuğu topraklarda küçültmek, yabancı savaşçıların Avrupa’ya geri dönmesini hızlandırarak; hem orada, hem de dünyanın başka yerlerinde sansasyonel terör eylemlerine başvurma riskini yükseltecektir.


Dünyada asimetrik savaş tehdidi artarken ülke liderlerinin medeniyetler arası çatışmayı körükleyen nedenleri ortadan kaldırmak için de daha fazla akıl yorması gerekiyor.
Barışın tesis edilmesi için dünyanın, bomba yağdırmaktan daha fazlasına ihtiyacı var.

X