"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Kudüs kararı ve sonrası

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi dünyanın Ortadoğu ile ilgili gündemini bir anda değiştirdi.

Terör örgütü DEAŞ’tan sonra Suriye’de nasıl bir yönetimin inşa edileceği, Bağdat’ın Irak’ın toprak bütünlüğünü koruyup koruyamayacağı tartışılırken bir anda Kudüs, Ortadoğu’nun gündeminde üst sıraya yükseldi.

Filistin-İsrail barışı bölgenin en eski meselelerinden biri olması ve diğer sorunlara da gerekçe üretmesi nedeniyle önemli bir konudur, keza üç büyük din için de kutsal anlamları bulunan Kudüs’ün statüsünün belirlenmesi de bir o kadar önemlidir. Şimdiye kadar öngörülen iki devletli bir çözüm çerçevesinde Kudüs’ün statüsünün netleşmesiydi. Lakin Filistin-İsrail meselesi yıllardır askıdaydı. Ve ancak Trump’ın bu tepki çeken adımıyla askıdan indirilebildi.

FOTOĞRAFTAKİ EKSİKLER

İSLAM İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) İstanbul’da Trump’ın kararına karşı ‘Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti’ni tanıdığını teyit etmesi ve dünyayı Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya çağırması’ değerli bir karardır. Her platformda Filistin davasına arka çıkan, kınama kararları alan 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı, ilk kez Filistin konusunda böylesine net bir tutum sergileyebilmiştir.

Dün İsrail basınında Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin toplantıya katılmadığına, İran lideri ile yan yana poz vermek istemediklerine işaret ediliyordu. Her ne kadar bu ülke liderlerinin İstanbul’a gelmese bile nihai bildiriye yine de destek verdikleri anlaşılıyor.

Ancak mayıs ayında Riyad’da Uluslararası Radikal Düşünceyle Mücadele Merkezi’nin açılışı sırasında Başkan Trump ile ellerini dünya küresinin üzerine koyan Suudi Kralı Selman ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi de İstanbul’da çekilen önceki günkü fotoğrafta yer alsa Kudüs kararı dünyada daha birleşik bir algı yaratabilirdi.

KARARIN YANSIMALARI

İSTANBUL bildirisinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Kudüs konusundaki sorumluluklarını üstlenme, Kudüs’ün yasal statüsünü teyit etme çağrısı da yapıldı. Nitekim BMGK, 1980’de İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararı kabul etmişti. Ancak günümüzde ABD’nin veto yetkisinin bulunduğu BMGK’dan olumlu bir adım gelir mi?

Bu nedenle İİT, Güvenlik Konseyi’nde bir ilerleme sağlanmaması halinde konuyu BM Genel Kurulu’na taşımaya hazırlanıyor.

Önceki gün ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasının üç yıl sürebileceğini söylüyordu. Eğer hakkındaki soruşturmalar nedeniyle görevden alınmazsa Trump’ın ilk döneminin 2020’de sona ermesi bekleniyor. Öte yandan birçok Avrupa ülkesi Trump’ın kararına karşı çıksa da ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması İsrail ile iyi ilişkiler içindeki diğer ülkeler için de emsal oluşturma ihtimalini barındırıyor.

KUDÜS’ÜN ZAMANLAMASI

KUDÜS tartışmaları tam da 2007’den bu yana hasım olan Hamas ile El Fetih’in Filistin’de uzlaşma adımları attığı bir döneme denk geldi. Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul eden kararı Filistin’de laik El Fetih’e karşı Hamas ya da İslami Cihad gibi örgütlerin güçlenmesinin yolunu açabilir.

Ayrıca İİT’de Türkiye’nin başını çektiği Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti ilan edilmesi girişiminin zaten gergin olan Washington-Ankara ilişkilerinde yansımaları olabilir.

Her halükârda, uzun bir süredir ihmal edilen Ortadoğu barışı ve Kudüs meselesi gündemde öne çıktı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Trump’ın Kudüs kararıyla tarafsızlığını kaybettiğini belirterek ABD’nin arabuluculuğunu reddederken bu durumda Ortadoğu barışının bir süre öteleneceğini öngörmek hata olmayacaktır. Çünkü ABD’nin ağırlığının olmadığı bir süreci de İsrail kabul etmeyecektir.

Önemli olan Filistin ve İsrail yeni bir müzakere sürecine hazır olana kadar İİT’de sağlanan momentumun korunması, adil ve kalıcı bir barışın zemininin aranmasıdır.

X