"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Filistin hayali yok mu oluyor

ABD, önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti saydı. Sonra İsrail’i işgal altında tuttuğu Suriye’nin Golan Tepeleri’nde tek taraflı olarak egemen ilan etti. Ve çok geçmeden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yakında Filistin toprağı olan Batı Şeria’da egemenlik ilan edebileceklerinin sinyalini verdi.

Donald Trump’ın iktidar olmasıyla birlikte Yahudilere yakın olan Hıristiyan Evanjelistlerin yönetimde kilit noktalara oturmasının ardından Washington’daki hava İsrail lehine döndü. Suriye, Irak, Mısır gibi Arap ülkelerinin nüfuz kaybına uğraması buna karşılık İran’ın bölgede artan etkisi karşısında Netanyahu hükümeti, Washington’da kendine daha fazla taraftar buldu.

Salı günü İsrail’de yapılan seçimlerin ardından Netanyahu’nun aşırı sağcı partilerin desteğiyle bir dönem daha iktidarda kalacağı anlaşılıyor. Ve çok geçmeden ABD yönetiminin, yaklaşık iki yıldır çalıştığı ve ‘Asrın Planı’ diye lanse edilen İsrail-Filistin barış planının sonunda açıklanması bekleniyor. Plan, Ortodoks Yahudi bir aileden gelen ve Netanyahu ailesine yakın olan Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ve Jason Greenblatt tarafından hazırlanıyor. Plan metni devlet sırrı gibi saklanırken, sadece dört kişinin erişimi olduğu, önemli bir gelişme söz konusuysa Trump’a da bilgi verildiği söyleniyor.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM İPTAL Mİ

PLAN ile ilgili şimdiye kadar çok az şey sızdı. İddialara göre, Filistinlilere cazip bir ekonomik kalkınma paketi sunulması bekleniyor. Buna karşılık Filistin’den Kudüs de dahil, bazı tavizler beklendiği artarılıyor. Ayrıca planda Körfez ülkelerinden bazı fikirler de yer aldığı belirtiliyor. Ancak kritik soru şu? Anlaşma bağımsız bir Filistin devletinin yolunu açacak mı? Yoksa iki devletli çözüm fikri artık tarih mi oluyor?

İşte benzer bir soru geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya ABD Senatosu’nun bir alt komisyonunda yapılan oturumda da soruldu. Pompeo ise kaçamak bir yanıt verdi. “Nihayetinde İsrail ve Filistinliler, bunu nasıl çözeceklerine karar verecek” dedi. Oturumda Netanyahu’nun Batı Şeria’yı ilhakı da gündemdeydi. Demokrat Senatör Chris Van Hollen, Pompeo’ya hitaben tek taraflı ilhakın Filistinlilerle bir uzlaşma içinde yapılacağına dair işaret görmediğini söyleyerek “Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhak edilmesine karşı çıkan tarafsız (Amerikan) dış politikadan vazgeçmiş görünüyorsunuz” yorumunda bulundu.

Nitekim Washington’dan gelen haberlerden planın ‘iki halklı, tek devlet’ formülünü öne çıkardığı anlaşılıyor.

PLAN YAKINDA AÇIKLANACAK

ABD Başkanı Trump da Netanyahu’nun seçim galibiyetini kutlarken bu sayede ABD’nin barış planı şansının arttığını savundu. Netanyahu’ya takma adı olan Bibi diye hitap eden Trump, “Bibi’nin kazanmasıyla, barış anlamında epey iyi adımlar atacağımızı düşünüyorum. Herkes bize Ortadoğu’da İsrail ile Filistin arasında barış olmaz diyor. Sanırım bir şansımız var ve şimdi şansımız daha iyi” diye konuştu.

ABD’nin bu ay içinde planı açıklayabileceği, ancak Yahudilerin Hamursuz bayramı ve Ramazan bayramı nedeniyle biraz rötara da uğrayabileceği de belirtiliyor. 1993 yılındaki Oslo Anlaşması’ndan bu yana müzakereler iki devletli çözüm çerçevesinde sürmüş, ancak bir yere varılamamıştı. Trump yönetimi yeni planla gayet iddialı.

Filistin meselesi bir zamanlar Ortadoğu’nun en canlı davasıydı. Ancak Irak savaşı, Arap Baharı, Suriye savaşı, Katar-Suudi Arabistan krizi derken arka plana itilen Filistin ikiye bölündü ve ayrılık giderek büyüdü. Artık Gazze Şeridi’nde İslami Hamas, Batı Şeria’da El Fetih grupları hakim. Filistinliler kendi aralarında kavga ederken, İsrail ise varoluşsal tehdit olarak gördüğü Hamas ile Mısır aracılığıyla ateşkes görüşmesi yaparak ayrışmayı daha da derinleştirme fırsatını kaçırmadı.

ABD’nin planı açıklamasıyla Ortadoğu kendini yeni bir tartışmanın ve muhtemelen gerilimin ortasında bulacak. Ve gelinen nokta itibariyle görülen o ki, masada Filistin’in eli pek de kuvvetli olmayacak.

 

X