"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

ABD’nin çekilme kararı

DÜNYA, ABD Başkanı Donald Trump’ın sürpriz bir şekilde ilan ettiği Suriye’den çekilme kararını konuşuyor.

Trump, generaller ve bakanlarının itirazlarına rağmen neden böyle bir adım atma kararı aldı? Ve bu karar, ABD, Ortadoğu ve dünya için ne anlama geliyor?

2018 yılında Suriye’de hava büyük ölçüde Rusya ve İran’ın da desteğiyle Esad rejiminin lehine döndü. Muhalifler Türkiye sınırındaki İdlib vilayetine çekilmek zorunda kaldı.

Öte yandan ABD’nin terör örgütü PKK’nın uzantısı YPG’nin ana unsur olduğu SDG aracılığıyla terör örgütü DEAŞ’a karşı savaşı sürdü. Suriyeli Kürtler, savaş öncesinde Suriye nüfusunun yüzde 7 ile 10’una tekabül ediyordu. Ancak ABD’nin desteğiyle YPG, doğudaki petrol bölgelerine de uzanırken ülkenin neredeyse üçte birlik bir bölümünü kontrol eder hale geldi.

Her ne kadar ABD, YPG ile işbirliğini stratejik değil, taktik olarak nitelendirse de genel beklenti daha farklıydı. ABD’nin olası bir barış sürecine kadar YPG’ye destek çıkabileceği öngörüsü söz konusuydu.

BAKANLARI TEPKİLİ

RUSYA, doğu Fırat’taki ABD varlığının istikrarsızlık unsuru olduğunu savunuyordu. ABD’nin silahlandırdığı, askeri eğitim verdiği YPG’nin palazlanmasından rahatsız olan Türkiye ise tehdidi bertaraf etmek için Fırat’ın doğusuna harekât düzenleme tehdidinde bulunuyordu.

Donald Trump, daha seçilmeden Suriye’den asker çekeceğini vaat etmeye başlamıştı. Trump’a göre ABD askerinin bölgede bulunma nedeni DEAŞ ile mücadeleydi. Ancak son dönemde Amerikalı yetkililer, Rusya’nın bölgede artan varlığı ve İran tehdidi nedeniyle de ABD’nin Suriye’de kalması gerektiğini savunuyordu. İran, Trump yönetiminin müttefiki İsrail’e yönelik en büyük tehditlerden biri olarak görülüyordu.

ABD basını dün ABD Savunma Bakanı James Mattis gibi Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da erken çekilme kararına büyük tepki gösterdiğini aktarıyordu.

TRUMP TARZINA UYGUN

ASLINDA karar, Trump tarzıyla çok uyumlu. Trump, Avrupa ülkelerini, NATO’ya daha fazla mali katkıda bulunmaya çağırıyor. Avrupa’nın ordusu gibi davranmak zorunda kalmaktan, onların güvenliği için daha fazla para harcamaktan duyduğu rahatsızlığı gizlemiyor. Zira dünkü açıklamalarında da bu vurgu söz konusuydu.

Irak savaşının yarattığı kaotik ortamda kendine zemin bulan DEAŞ öncelikle Irak, Suriye, komşu ülkeler ve Avrupa için büyük tehdit oluşturdu.

DEAŞ, ABD’nin YPG ile işbirliği sayesinde geçen hafta tuttuğu son yerleşim birimi olan Suriye’nin kuzeyindeki Heccin’i de kaybetti. Ancak sürekli bölgeden DEAŞ kaynaklı bombalı saldırı haberleri geliyor. Kırsala çekilen DEAŞ’ın yeniden palazlanabileceği yorumları yapılıyor. Nitekim uluslararası polis gücü Interpol’ün Genel Sekreteri Jürgen Stock, DEAŞ terör tehdidinin artabileceği uyarısı yaptı.

SORULAR SORULAR

TRUMP’ın bu kararı ne anlama geliyor? İddia edildiği gibi Başkan Trump, iç politikada yolsuzluk iddiaları nedeniyle köşeye sıkıştığından gündemi değiştirmek için mi böyle bir kartı öne sürdü? Öyle olsa bile bu kartın sahadaki yansımaları ne olacak?

ABD, Suriye savaşının sona erdirilmesini Rusya, İran, Türkiye ve biraz da Avrupa’ya mı bırakıyor? Kendini yüz üstü bırakılmış hisseden SDG, DEAŞ ile mücadeleyi sürdürmeyi kabul edecek mi? SDG’ye neredeyse tam donanımlı bir ordu bırakan ABD’nin dün hava saldırılarını da keseceği haberleri çıktı.

Ve Fırat’ın doğusunun akıbeti? Türkiye’den gelen operasyon tehditleri YPG’yi Şam rejimiyle anlaşmaya zorlayabilir mi? Geçtiğimiz günlerde Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Suriye’nin kuzeyinde her türlü Kürt yapılanmaya karşı olduklarını söyleyip federalizme kapıyı kapamıştı.

Suriye’de yeni döneme girilirken Türkiye, harekete geçip en azından çözüm sağlanana kadar YPG kantonları arasındaki bağlantıyı kesmeyi seçebilir. Ancak bastıran bu puslu havanın görüş alanını daralttığını göz önünde bulundurmakta da fayda var.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI