"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Zamanın katili miyim fatihi mi

Einstein, “Zaman bir illüzyon” demiş ama yaşarken nasıl hissediyoruz değil mi geçişini? Bazen omzumuza çarpıp, ellerimizdekini düşürüşünden; bazen çocukların hızlıca büyüyüşünden; bazen yüzümüze gözümüze atıverdiği çizgilerden... Vallahi hiç şüphemiz yok açıkçası ne varlığından ne de alelacele gidişinden.

Sanki bir kum saatini avuçlamış gibi, gün içinde parmaklarımın arasından dökülen zamana baktığımda, o sırada ne yaptığıma kafayı takar oldum geçen hafta.
Hani bazı tuvaletlerin kapısında temizlendikleri saat yazar ya, temizleyenin imzasıyla, işte öyle bir kontrol edeyim dedim şu zamanı. Parmaklarımdan akıp giderken, neler oluyor bir bakayım dedim.
Eğer ömrümüzü iyimser bir tanımla ‘tatil’ diye düşünecek olursak, dedim nasıl geçiriyorum ben bu tatili? Zamanın katili miyim, fatihi mi?
Bir baktım, bazen bir yerde uzattıkça uzatıyorum lafı. Bir baktım bazen, beklemedeyim.
Bazen, derdest edip, yarına atıyorum bir çuval şeyi. Bazen sevmediğim bir şeyi sever gibi, bazen sevdiğim bir şeyi sevmez gibi yapıyorum. En sevdiklerimi öteliyorum.
Bazen susuyorum, laf bana geçtiğinde. Bugün değil diyorum bazı şeylere, şimdi değil, vakti değil.
Bazen bakıyorum sabahı öğle etmişim, bazen öğleyi akşam.
Bazen unutmuşum geçtiğini. Geçip gittiğini. Geri de gelmeyeceğini.
Bazen de tekrar etmek istemişim dünü, olmamış. Bazen beklemişim yarını, gelmemiş.
Bazen erteliyorum, unutuyorum, kaçıyorum. Bazen tam yakalıyorum, elimden kayıveriyor.
Bu böyle olmaz dedim. Bu dağınıklık. Zamana karşı bu saygısızlık, vurdumduymazlık. Bu tatili güzel geçirmenin bir listesini yapayım dedim. Günün her saati, her anı neler yapıyor olursam, boşa geçmemiş olur vakit? Nelerin peşindeysem, gururla imzamı atayım saatimin karşısına? İşte benim listem:
O sırada sevgi veriyorsam, sevgi alıyorsam.
Sarılmışsam, öpüyorsam. Dokunmuşsam, değmişsem.
Hareket ediyorsam. Spor yapıyorsam. Canlı hissediyorsam. Terliysem, kalbim hızlanmışsa.
Sakinleştiriyorsam kendimi, gözümü kapatıp dalıp gitmişsem. Yavaşlamışsam.
Seyahat ediyorsam, bir yere gidiyorsam. Bu çok yakınımda bir yer de olur, çok uzağımda da.
Akıllı birisiyle, bana pencereler açan birisiyle, içimi açan birisiyle sohbet halindeysem.
Çocuğumla ya da bir çocukla oynuyorsam.
Yazıyorsam. Şarkı ya da şiir ya da bir yazı.
Müzik çalıyorsam, dinliyorsam, dans ediyorsam.
Güzel bir şeye bakıyorsam.
Doğanın içindeysem.
Bedenime iyi gelecek, şifa olacak bir şeyler yiyorsam.
Kitap okuyorsam.
Paylaşıyorsam.
Bir şey üzerinde kendimi unutmuşçasına çalışıyorsam.
Birine yardım ediyorsam. Başkaları için meşgulsem.
Belki uzar bu liste. Belki sizinki bambaşka olur.
Madem zamanı avuçta tutamıyoruz, akıyor, böyle bir listenin içinden geçerek dökülse fena mı olur? Hayat, gerçek bir tatil gibi geçmez mi, geçtiğine de değmez mi o zaman?
Aklıma geldikçe, anımı bu listedekilerden birini yapıyor muyum diye değerlendirip, imzayı atıyorum duvardaki kağıdıma. Zaman ensemden ayrılmıyorsa, artık o da biliyor, ben de onun ensesindeyim. O benim peşimdeyse, ben de onun peşindeyim.
NilFM hepinize iyi tatiller diler.

X