"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Kadınlar neden sigara içer?

1920’lerde, sigara şirketleri Edward Bernays adındaki halkla ilişkiler uzmanına gidip “Kadınlar toplum içinde sigara içmiyor, ne yapabiliriz?” demişler.

Kadınların toplum içinde sigara içmemesinin sebebi, bunun erkekler tarafından ayıp karşılanmasıymış.
Freud’un yeğeni olan Bernays, amcasının psikanalize giriş kitabını okuyup bu işi çözmüş.
Erkeklerin, sigara içen kadınlardan rahatsız olmalarının sebebi, sigarayı erkeklik organıyla özdeşleştirmeleriymiş.
Bu yüzden sigara, kadının ağzına yakıştırılmıyor, hafiflik addediliyormuş.
Şirketlerin böyle dertlerini çözmede uzman Edward, düşünmüş taşınmış bir fikirle gelmiş.
Bu fikir hâlâ, ne yazık ki, biz kadınların gururla pofur pofur sigara içmemize sebep oluyor. (Ben sigara içmiyorum, not düşeyim:)

Edward, o dönemin kadınlarına bakıyor önce. Kadınlar seçmen olmak istiyorlar ve sokaklarda bu özgürlükçü hareketin rüzgârları esiyor.
Seçim hakki elde etmek için, sık sık yürüyüşler düzenliyorlar.
Bu sosyal durumu gözlemleyen Edward, sigarayı bu ruhla nasıl birleştiririm diye düşünüyor ve buluyor!
“Sigara yanan bir şey”, “Kadınlar özgürlük peşinde” ve “Erkek toplumunda sigara içmeleri hoş karşılanmıyor” cümlelerini birleştirip, şu çılgın fikri atıyor ortaya:
“Sigara özgürlüğün meşalesidir! Kadınlara, sigaranın özgürlük meşalesi gibi, ağızlarında yanması gerektiğini söyleyelim! Böylece, dönemin seçme hakkı isteyen özgürlükçü kadınları, isyanlarını bir sigara yakarak dile getirmiş olurlar. Sembolik olarak sigara içen bir kadın, özgürlükçü olmuş olur.”

Sigara şirketleri bayılıyorlar bu fikre. Eğer sigarayı kadınlara da satmaya başlarlarsa, satışları ikiye katlanacak zira.
“E peki tamam da, bunu nasıl söyleyeceğiz?” diyorlar Edward’a. “Tabii ki, önde gelen kadınlara, yürüyüşlerde sigara yaktırarak” diyor.
Dönemin sosyetesi sayılan zengin kadınları buna ikna ediyor ve onlar da protesto sırasında ceplerinden çıkardıkları sigaraları aynı anda yakıyorlar! Bu, büyük olay yaratıyor.
Edward başarılı oluyor. Kadınlar, işte bu olaydan sonra, sigara içmeyi özgürlüklerinin sembolü olarak görüyorlar.

Bunu öğrendiğimde, dehşetle fark ettim ki, bu algı bugün hâlâ geçerli.
Ben de, kısa bir dönem sigara yaktığımda, özgürlüğümün meşalesiydi.
Sigara bir tür isyan bayrağıydı. Eğer sigara içen bir kadınsan, özgürlük yolunda yürüyordun.
Şimdi düşünüyorum da, ne saçmalıkmış! Edward diye bir adamın fikrinin kurbanıymışım.
Özgürlük meşalesi, insanı öldüren maddelerin cirit attığı tütün sarmalarında değil, insanın kendi içinde yakılır.
Ne yazık ki, artık bu oturmuş imajı değiştirmek çok zor. Yine de, 20’lerde değiliz ve bugün sigaranın zararları gün gibi ortada.
Eğer Edward’dan bugün tam tersini isteseler, ne yapardı acaba? “Kadınları sigaradan soğut Ey Edward!” deseler...
Ben olsam güzellikten giderdim. Sigaranın cildi yaşlandırıp, çirkinleştirdiğini ve hatta sararttığını söylerdim.
Zira kadınlar ölümden bile korkmaz, yaşlanmaktan korktukları kadar.

X