"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

Yeni “Emîn”imize, “dördüncü” açık mektup!

Sözcükler “önem” taşır!

 

Çünkü, kavramları “temsil” ederler.
Kavramlar, “algı”yı tetikler.
Algı, “iletişim”e dönüşür...

“26. İzmir Avrupa Caz Festivali”, yine, üzerinde düşünülmesi gereken “sözcüklerin ışığı”nda açıldı.

Yazarken ve okurken ne diyoruz?
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı “İKSEV”in, “ev sahipliği”nde...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “katkılarıyla...”
Konsolosluk ve Kültür Ofisleri’nin “destekleriyle...”
“Ev sahipliği, katkı ve destek”, organizasyona “hayat veren bileşenler”i tanımlıyor, sosyal paydaşları sınıflandırıyor.

“...İzmir İtalya Konsolosluğu,
İstanbul Dimitrie Cantemir Romen Kültür Merkezi,
İzmir Fransız Kültür Merkezi,
İsviçre İzmir Fahri Konsolosluğu,
İstanbul Avusturya Kültür Ofisi
ve Goethe Enstitüsü İzmir...” açılışta oraydaydı...

Yani aslına bakarsanız, (bu demektir ki...)
“Monteverdi, Puccini, Rossini, Corelli, Paganini, Vivaldi” de kendi sanatçılarına ruh vermek için oradaydı.
“Enescu, Zamfir, Kantemiroğlu” da yalnız bırakmadı sanatçılarını.
“Bizet, Ravel, Saint Saens, Satie, Offenbach” bile gelmişlerdi.
“Stravinsky”i de gördüm; ön sıradaydı.
“Haydn, Schubert, Strauss”, onun hemen arkasına oturuyorlardı.
“Schumann, Brahms, Hindemith”in yanında da “Orf” vardı, özellikle Ferit Odman için gelmiş olmalıydı...
Kalabalıktan, göremediklerim ve adını anamadıklarım, kusura bakmasınlar.

Bu iş bölümünde, “şehr-emâneti ve emîni”ne düşen, meselenin “önem”ini idrak ettiğini gösteren bir “temsil “duruşuyla, sanatseverlerin “algı”sına, “Ben, kentim için bu festivali önemsiyorum, bu festivale sahip çıkıyorum. Varlığıyla gurur duyuyorum...” mesajını sunabilmektir.
Sanatla arası pek iyi olmayanların, “Kendim için”den, “kentim için”e terfi edebilmesi için ise “Paraysa para! Salonsa salon! Daha ne yapalım?
Plaketi almak konusunda, Muzaffer Bey de zaten çok deneyimli, yetmez mi?” söyleminden çok fazlasına talip olması gerekir.

Bu sebeple olsa gerek, “...Uluslarasarası bir festivalin, ‘çeyrek yüzyılı devirdiği’ bir akşam, ‘Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, orada olmaktan daha önemli ne işi olabilir?” sorusu, maalesef bende takıntı halini aldı.

Güzel memleketimde, “siyaset kulisleri, sanat mâbetlerinin kulislerinden hâlâ daha önemli...” Yazık!”

İzmir’de sanatın, “sözcüklerin gölgesinde kalmadığı” günlerin umuduyla, “yine vuslat kaldı martın sonuna...” deyip geçelim!

X