"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

Ve Bir Nefes Alaturka... Yeniden...

TAKVİMLER 28 Eylül 2014’ü gösterirken; ilk kez Kemanî Ali Ağa’nın “Şehnaz Peşrevi” ile “merhaba” demişiz dinleyicilerimize...

Sonra Necati Tokyay’ın güftesini, yine Şehnaz makamında besteleyen Zeki Ârif Ataergin’in bir şarkısı gelmiş mikrofonlara; Melihat Gülses’in parlak yorumu ile buluşturmuşuz meraklısını:

“Beni âteşlere salan o kapkara siyah gözler...”

Şarkılarla hemhâl olup; onlar için, “Bir vefâsız yare düştü”, bilinmeyen adresteydi.
Dede, Tatyos, Hacı Ârif ve muhakkak Şevkî Bey’di...”
İlk şarkı, son şarkı, “Beklenen Şarkı”, “Bu son şarkımda sen varsın” derken...
Göz açıp kapayıncaya kadar, 1 yılını doldurmuş, “İzmir’de hazırlayıp sunduğumuz” radyo programımız.

“Nihat Demirkol ile Bir Nefes Alaturka”, yeni yayın döneminin ilk programıyla, 25 Ekim Pazar günü, saat 11:00’de, yeniden Radyo EGE mikrofonlarında olacak.
“İzmir 92.7 frekansı ile www.radyoege.com.tr adresinden ve yeni hazırlanan uygulamasıyla, akıllı telefonlarınızdan” bizi dinleyebileceksiniz.

Hattâ dileyenler, “https://soundcloud.com/radyoege” hesabı üzerinden, eski programların kayıtlarına da ulaşabilecek...

“Küçük bir sır olsun diye aramızda aşka dair, vakte rûyalar gizledik ve ne varsa mahsus şarka.
Sazla sohbet buluşunca fikrimizde meşke dair, hasbihale isim verdik ve bir nefes alaturka...” diyerek başlayacağız yine söze...

Gözlerden uzak bir yerde yaşayan, ihmal edilmiş zamanların, derinliği olan geleneksel “oda müziği”, ön planda olacak yine...
Yine, “şiir, güfte, aşk, hâtıra, nükte, hiciv, sanat ve tasavvuf renklerinin birer tutam serpiştirildiği, sanat ve edebiyat tarihinden alınma hikâyeler” ile bezenmiş, özgün, telif ve tematik bir -musikî ve sohbet- beraberliği” sunmaya çalışacağız.

Türkçeyi, iyi kullanmaya özen göstereceğiz.
Dinleyicilerimiz, Pazar kahvelerini yudumlarken, onlara, yozlaşmamış müziğin, aslında hayatın içinden bir parça, hattâ ta kendisi olduğunu hissettirmeye çalışacağız.
“Büyülü bir tavr-ı hüzün, buhûr, telve, nârgileydi Mahûr, Sabâ, Acemkürdî, Uşşâk, Hicaz Zirgûleydi...” diyeceğiz.

Bu yıl, belki zaman zaman, canlı performanslar da paylaşacağız sizlerle...
Açıkçası her pazar, “Semt-i Alaturka”ya davetli olacaksınız.
Semtin sokaklarında dolaşırken, “Nazlı bir ses, kırık bir saz, incelmiş bir terbiyeydi lâvta, tanbur, ney ve kanun, elbet biraz kemençeydi” diye fısıldayacağız...

X