"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

Medya’nın “destan” ile imtihanı…

Son birkaç günün neşriyatı, tam bir “hayal kırıklığı…” Açık söyleyeyim, beni hiç tatmin etmedi; daha iyisi yapılmalıydı !

Biraz “hafif” geçiştirildi sanki… Ben, “hafif” buldum. Bana “hafif” geldi. Bu kadar göz göre göre, gözümüze baka baka, göz var iz’an var dedirtecek kadar gözünden uydurmaya ve bu kadar “hafif”liğe gerek var mıydı ?  Sonunda anladım ki, “necip medyamız”ın, “destan” konusunda ciddî bir malûmat eksiği var ve ancak bu kadarını becerebiliyor. Durumdan vazife çıkartıp (bu köşeye sığabilecek kadar) küçük bir test hazırladım. Sorular şöyle:

 

(1) Çocuklarını büyüten yetişkinlerin, onları sallayıp sallayıp uyuturken, ağladıklarında avuturken, bazen de kandırmak için, belli bir ezgiyle söyledikleri (manzum veya mensur sözlerden oluşan) ninnilerimizden, “Dandini dandini dastana / Danalar girmiş …………’a” diye başlayan ninninin ikinci dizesinde boş bırakılan yere, aşağıdaki sözcüklerden hangisi gelmelidir ?                      

(a) FİSTAN (b) MESTAN (c) BOSTAN (d) DESTAN

 

 

(2) “Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; / korkak/ cesur/ câhil/ hakîm ve çocukturlar/ ve kahreden/ yaratan ki onlardır / destânımızda yalnız onların mâceraları vardır….” diye başlayan “Kuvayi Milliye Destanı”, aşağıdaki şairlerimizden hangisine aittir ?

(a) RECEP İVEDİK (b) POLAT ALEMDAR (c) NÂZIM HİKMET (d) HİÇBİRİ

 

(3) “Sedirde al yeşil, dal dal Bursa ipeklisi, duvarda mavi bahçe gibi Kütahyalı çiniler / gümüş ibriklerde şarap/ bakır lengerlerde kızarmış kuzular nâr idi / Öz kardeşi Musa’yı ok kirişiyle boğup yani bir altın leğende kardeş kanıyla aptest alarak / Çelebi Sultan Mehmet tahta çıkmış hünkâr idi...” diye başlayıp, “...çarşıda her lonca kesmiş kendi pîrinden ümidi/ tarûmar idi/ Velhâsıl hünkâr idi, timar idi, rüzgâr idi/ ahüzâr idi…” diye devam eden “Şeyh Bedreddin Destanı”, kimin mücadelesini anlatır ?

       (a) ŞEYH BEDREDDİN (b) ŞEYH EDEBALİ (c) ŞEYH ŞÂMİL (d) ŞEYH TAMİM BİN HAMAD

 

(4) “…Başınızdan duman eksilmesin gâvurdağı…” diye hikâye etmeye başlayıp, “…aynı akşam doğurmuş karısı döne/ mavi gözlü bir çocuk sarışın/ bir avuç toprak sarmışlar altına/ ve kemal koymuşlar adını…” diye biten “Cebber Oğlu Mehemmed” şiiri, hangi şairimize aittir ? Kendisi için söylenmiş  “…………’ın şiir ağacında destan sürgünleri yeşermiştir” cümlesinde boş bırakılan yere,  aşağıdaki isimlerden hangisi gelmelidir ?

(a) ATTİLA İLHAN (b) KARANTİNALI DESTİNA (c) MİRALAY ZAFİRU (d) HİÇBİRİ

 

(5) “www.eokulegitim.com”  sitesindeki, “Destanlar ‘doğal’ ve yapay destanlar’ olmak üzere ikiye ayrılır” tasnifine göre,  aşağıdakilerden hangisi “Yapay Destan”lardan birisidir ?

(a) ATİLLA (b) OĞUZ KAĞAN (c) MANAS (d) HİÇBİRİ

 

(6) Aşağıdakilerden hangisi, “www.dinkulturu.org” sitesinden alınmış “…Çok eskilerde yaşamış milletlerin inandıkları tanrıların, kahramanların, devlerin ve perilerin hayat hikâyelerinden bahseden hikâyeler…” tanımının karşılığı değildir ?

(a) DESTAN (b) MİT (c) ESATİR (d) HİÇBİRİ

 

(7) İçinde,“Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan/ Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın? (Bu dünya ne zaman açgözlülerden yoksun kaldı/ Sen kendini bu dünyaya çok gerekli mi sanıyorsun?) En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun/ Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın? (En ummadığın senin içyüzünü keşfeder/ Sen herkesi kör, halkı sersem mi sanıyorsun?) Bir gün gelecek sen de perîşân olacaksın/ Ey gonca bu cem’iyyeti her-dem mi sanırsın? (Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın/ Ey gonca bu topluluk hep böyle –yanında- olacak mı sanıyorsun?)…..” diye dizeler bulunan “Terkîb-i Bend”, hangi şairimize aittir ?

(a) EŞREF PAŞA (b) KASIMPAŞA (c) ZİYA PAŞA (d) MAHMUT PAŞA

 

(8) İçinde, “Geç bunları anam babam geç bunları” dizesinin de bulunduğu ve Orhan Veli şiirinden bestelenmiş ünlü Sezen Aksu şarkısı, Levent Yüksel’in hangi albümünde yer almaktadır ?                                         (a) MED CEZİR (b) DEDİKODU (c) DESTAN (d) ORHAN VELİ

 

Sonuçta, herkes kendi puanını kendi versin. Çünkü, daha önce de yazdığım gibi, “herkes kendi torununa hesap verecek !” Benimkisi, sadece “işe yaramışlık duygusu adına bir teşebbüs” sayılısın.

X