İzmir’in “Eskişehir’e Gidişi”ni Sevmek...

Yahya Kemal'in,

Haberin Devamı

 

 

“Ankara'nın en çok nesini seviyorsunuz ?” sorusunu,

“İstanbul'a dönüşünü..." diye yanıtlamasının üstünden çok zaman geçti.

Şair’in, mısraılarına nakşettiği “Pâyitaht” sevdâsını, kendilerine ölçü alan “ucuzcular”,

yani aslında, “Ankara’daki Cumhuriyet ruhunu anlamayanlar” da,

sanıyorum bundan daha iyisini bulamadılar; şu ana kadar...

Hattâ; belki de son zamanlarda, anlamaya başlamışlardır;

“nesini sevebileceklerini Ankara’nın...” Bir bir elden uçtukça...

 

Aynı soruyu,

İzmir için sormak,

“çok sığ bir zorlama olurmuş” gibi gelse de;

Eskişehir’e her gidişimde gördüklerim karşısında,

Okuduğunuz yazının başlığını uydurmanın,

Haberin Devamı

hiç değilse “bahara kadar”, çok da yanlış olmadığını hissediyorum.

 

Yerel yönetimlerin,

“esip gürlemeden, büyük bütçeler kullanmadan,

atomu parçalamaya kalkmadan” önce,

“kentliye dokunan” basit konularda “icat çıkarmaları”nın

ne kadar da kolay olduğunu gözlemliyorum, bu seyahatlerde...

 

Geçen hafta da böyle oldu.

Eskişehir’in, sağına soluna serpiştirilen

Bisiklet Bakım İstasyonları”nı gördüm ve fotoğrafladım.

ESPARK’takinin tam karşısındaki banka oturup,

geleni gideni gözlemledim biraz.

Bu noktaların, bisiklet severlerin, nasıl da uğrak yeri olduğunu,

ne çok işe yaradığını, ne kadar çok kişinin yararlandığını hayretle fark ettim.

 

İçinde, “pompa, tornavida, pense ve farklı boylarda anahtar”

bulunan bu “yolda kalmaya son” hizmet noktaları,

bir yetişkin boyundaki silindirik tasarımlı istasyonlar olarak düşünülmüş.

İzmir’in “Eskişehir’e Gidişi”ni Sevmek...

 

Kafasında şapkası olan herhangi birinin,

“projeye şapka çıkartmaması” mümkün değil.

Haberin Devamı

Şapkasız olanların da, yüzlerindeki tebessüm yetti bana...

 

Allahın bildiğini kuldan saklayacak halim yok !

Her gidişimde, “mutlaka elim, aklım, gönlüm ve fikrim”

dolu olarak dönüyorum, yaşadığım kente.

“İzmir’in ‘Eskişehir’e Gidişi’ni Sevmek...”,

işte bu sebeple kulağımı tırmalamıyor.

Kim bilir ? Belki suların tersine aktığı günleri de görürüz...

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları