"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

Göztepe maçı ve Ali Sami Yen Bey

“Mülakatlar” dizisinin bugünkü misafiri, Türk futbolunun duayenlerinden biri… “Futbolcu, teknik direktör ve spor yöneticisi…”

 

Galatasaray'ın ve 1923 yılında kurulan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurucuları arasında önemli bir yeri olan; bu ittifakın ve 1924 Paris olimpiyatlarına katılan Türk kafilesinin de, 1926-1931 yılları arasında Türkiye Millî Olimpiyat komitesinin de başkanlığı görevini yürüten,  Galatasaray'da 1905-1918 arasında 13 yıl, 1925'te 1 yıl olmak üzere iki dönemde 14 yıl başkanlık yapan, edebiyatçı Şemsettin Sami'nin ikinci oğlu, Ali Sami Yen Beyefendiyi ağırlayacağız…

 

nd: “Elde ne var?” diye sorsam, hayret eder misiniz ?

 

Ali Sami Yen:  Hayır ! Hiçbir şeye hayret etmiyorum artık ! Ben de size , Şair Attilâ İlhan’ın hicranıyla cevap veririm;  “Hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün...”

 

nd: Son yaşadıklarımızı, “tek bir kelime” ile tarif etmek mümkün mü  Efendim ?

 

Ali Sami Yen:  Vallahi, rahmetli pederim Şemseddin Sami Bey, “İlk Türkçe roman olan Taaşşuk-ı Tâlât ve Fitnat'ın yazarı, ilk Türkçe ansiklopedi olan Kamus-ül Alam'ın hazırlayıcısı olarak bilinir; yazar, ansiklopedist ve lugâtçi…” olarak tanınır. Onun terkîp ettiği, ve asrî mânâdaki  ilk teferruatlı  Türkçe lugât olan ‘Kamus-ı Türkî'de bile, bu vaziyeti izâh edebilecek bir kelime olduğunu tahmin etmiyorum.

 

nd: Ne bileyim ? İçtimaiyat, ki biz bugün sosyoloji diyoruz… Ahlâk felsefesi, iktisadiyat veya mühendislik cephesinden bakıldığında da, bir neticeye ulaşamıyor muyuz ?

 

Ali Sami Yen: Belki şunu söyleyebilirim… Babam Bektaşi meşrep olduğu için, “devr-i dâim” müessesesine âşinalığım var haliyle.  Belki başımıza gelenleri , “hidrolik devr-i dâim”e benzetmek mümkün, ki siz ona şimdi  "hidrolojik döngü” diyorsunuz; (günümüz Türkçesiyle) Hani, suyun okyanus ve denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne, ve yeniden deniz ve okyanuslara ulaşması şeklindeki genel dolaşımı var ya ? İşte onun gibi bir şey zannederim.  Malûm, hidrolojik döngünün bir başlangıç veya sonu olmadığı kabul edilir…

 

nd: "Maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve isme mâlik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir"  şeklindeki beyanınız, bizim için hâlâ çok kıymetli. An itibariyle, buna bir ilâve yapmak ister miydiniz ?

 

Ali Sami Yen: Yine Şair’e müracaat etmek zorunda bırakıyorsun beni; “O eski heyecan ölür / an gelir biter muhabbet / çalgılar susar heves kalmaz / şatârabân ölür...” havasındayız; artık...

 

nd: Efendim, sosyal medyanın ağzı torba değil ki büzesiniz… "Milli takım dan gönderilmeyi gerektiren bir davranış, Galatasaray için etik anlamda bir sorun teşkil etmiyor mu ?” diye soranlar var…

 

Ali Sami Yen: Zor sualler bunlar ! Beni hep edebiyata müracaat etmek zorunda bırakıyorsun;  “Ne vakit bir yaşamak düşünsem / Bu kurtlar sofrasında belki zor / Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden / Ne vakit bir yaşamak düşünsem / Sus deyip adınla başlıyorum / İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin / Hayır başka türlü olmayacak / Ben sana mecburum bilemezsin...” Böyle herhalde !

 

nd: Rahmetli başkan Özhan Canaydın’ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, zamanında maça damgasını vurmuştu. Bu “bazıları tarafından anlaşılamayan zarif davranış”,  Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen “Fair-Play Sportif Davranış Ödülü”nün yanında, Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından 2002 Dünya Fair Play Ödülü'ne de lâyık görülmüştü. Köprülerin altından, çok sular mı geçti yoksa ?

 

Ali Sami Yen: Öyle galiba… Vaktiyle, Galatasaray ile Fenerbahçeli futbolcular müşterek ev kiralamışlardı. İçtikleri su ayrı gitmezdi. Bir gece, baktım sohbet koyulaşmış; vaktin farkında değiller.  Fenerbahçeli Said’i “…yarın bizimle maçınız var. Git yat ve istirahat et” diye ikaz etmiştim; devir değişti. Buna siz, “yeni normal” diyormuşsunuz…

 

nd: Sohbet için teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz bu akşam, Galatasaray - Göztepe maçı var. Bu mülâkat gazetede yayınlandığında, maç çoktan bitmiş olacak. Sonuç için bir tahmininiz var mı ?

 

Ali Sami Yen: Rudyard Kipling’in “eğer” şiirini okusunlar… Ben, eski bir tapınak kitâbesine atıfta bulunmayı kâfi sayarım: “Kaybetmeyi, ahlâksız bir kazanca tercih etsinler…”

X