"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

“Bu modeller” emekli oluyor artık!

Üç–dört sene oluyor...
Belim tutulmuştu da, birkaç gün yataktan çıkamamıştım.
Sıkıntıyı köşemde sizlerle paylaşmış, “Sende bel yok ki fıtığı olsun” diye iltifat edenlerin verdiği moralden söz etmiş, tomografi filân derken, şiddetli bir zedelenme olduğu tanısıyla rahatlamıştım.
Yazının sonu ise şöyle bağlanıyordu:
“Ayaklandığım hafta doğru sevgili berberim emektar Hasan Şen’in koltuğuna oturdum. Oradan buradan konuşuyoruz; bildiğiniz berber sohbeti. Derken, lâf açılınca anlattım başımdan geçenleri. Söylediklerimi büyük bir dikkat ve ciddiyetle dinledikten sonra, bıyık altından gülerek doktorların söylemediğini yüzüme söyleyiverdi: Hocam artık bu modeller yapar be...”
Geçen hafta yanındaydım yine.
Elime, “Bornova” diye bir dergi tutuşturdu.
Bornova Belediyesi tarafından üç ayda bir yayınlanan bir “kent” dergisi...
“Benden bir hâtıra olsun” deyince, sordum:
“Hayrola?”
“E dükkân yıkılıyor gayrı Hocam, emeklilik zamanı... Biraz dinlenelim. Bekler Özbek’teki domatlar, zeytinler. Biraz da onlarla uğraşalım...”
Şaşkınlığımı ve üzüntümü geçiştirmek için başladım derginin sayfalarını karıştırmaya...
Küçükpark 175. Sokak’taki dükkânında yapılmış bir röportaj vardı içinde.
Sıcak, sıcacık satırlar. Emeğe saygı ve vefâ ne güzel...
“Vallahi” dedim, “Ben emeklilik filân anlamam. Çeyrek yüzyıllık ahbaplığımız var. Özbek dediğin kaç dakikalık yol? Ben kırkılmaya oraya da gelirim. Atarsın bir sandalye zeytinlerin altına, sana da idman olur. Fazladan külfetimiz, olsa olsa bir sade kahve...”
“Ne demek Hocam?” dedi, sağolsun; “Nerede istersen parlatırım ben seni...”
Bir “dürüstlük ve çalışkanlık âbidesi” olan ustamıza, iç huzuruyla geçireceği nice yıllar diliyorum.
Her daim açık olan radyosu, yine hiç susmasın.
Bir dilim kavunu, bir dilim beyaz peyniri yalnız göndermez bilirim; yetmez!
Dileğim, radyosundan da sofrasından da, Bimen Şen’in Kürdîlihicazkâr şarkısı hiç eksik olmasın:
“Yüzüm şen, hâtıram şen, meclisim şen, mevkiim gülşen
Dilim şen, hemrevim şen, hem serim şen, hem demim rûşen
Nasıl şen olmasın gönlüm bu bezm-i iyş-u işrette?
İçen şen, söyleyen şen, dinleyen şen, yar-ü ağyar şen”
“Bu –şen- modeller emekli olunca, yerleri boş kalacak...”

X