Alo Öcalan, aradığın teröristlere ulaşılamıyor...

Terör örgütü elebaşı Öcalan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çektiği İmralı’dan ailesiyle 21 yıl sonra telefonda görüştü. Yasal hakkı. Lakin Öcalan aynı Öcalan, hâlâ terör örgütüne ve siyasi uzantısı HDP’ye yönelik talimatlar veren bir elebaşı.

Haberin Devamı

27 Nisan günü kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı ve 20-25 dakika süren görüşmede, Kuzey Irak’ta PKK ile Talabani ve Barzani arasındaki gerilime değinmiş. Öcalan, çare olarak PKK’ya sorunların diyalogla çözülmesi ve “dört parçada örgütlenmeden söz ediyor. Kafa hâlâ aynı: İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi bölme peşinde.

HDP’yi de unutmamış! Mesajı şu: “HDP’nin kendisini büyütmesi gerekiyor. Büyük işler yapmaları, geniş bir perspektifle hareket ederek, örgütlülüğü büyütmeleri ve güç olmaları gerekiyor. Aksi halde karşı taraf onları yok edecek.”

Alo Öcalan, aradığın teröristlere ulaşılamıyor...

TÜRKİYE’NİN MÜCADELESİ SIKIŞTIRIYOR

21 yıl sonra telefon hakkı kullanırken bile terör örgütünün yöneticisi olarak talimatlara devam ediyor. Terör örgütüne yakın internet sitesinde yansıyan görüşme, “Beni soran ve dinleyen herkese selam söyle” diyerek bitmiş. Öcalan da farkında, kurucusu olduğu terör örgütü PKK’nın kendisini 1999’da Türkiye’ye teslim eden Amerika’nın kontrolü altında olduğunu ve 2013-2015 sürecinde olduğu gibi artık sözünü dinlemediklerini. Dinlese ne olacak? Hepsi, bebek, çocuk, kadın katili eli kanlı terörist...

Haberin Devamı

Öcalan’ın görüşmede değindiği konular, Türkiye’nin sınır dışı ve ülke içinde PKK’ya karşı kazandığı etkinliğin yarattığı sonuçlardan kaynaklanıyor. O yüzden İmralı’dan PKK’nın Kuzey Irak ve Suriye’de yaşadığı sıkışıklığı aşmak için öneriler sıralıyor. Türkiye’de ise HDP’ye talimat veriyor.

STRATEJİ DEĞİŞİKLİĞİ

Öcalan’ın telefondaki konuşması halen bu hayalini koruduğunu gösteriyor zaten. Görüşmede Türkiye’nin PKK terörüyle mücadele stratejisinin etkisi dolaylı ve üstü kapalı biçimde anlatılıyor. Suriye’deki PKK varlığına yönelik Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Irak’taki PKK hedeflerine yönelik Pençe harekâtları, yurtiçinde Kıran ve Kapan operasyonları PKK’ya büyük darbe indirdi.

PKK, 10 Temmuz 2015’te Suriye’nin Kuzey’inde “üç kanton” ilan etti. Terör örgütünün talimatıyla Türkiye’de de HDP, benzer şekilde Cizre, Diyarbakır, Van, Nusaybin başta olmak üzere 17 bölgede HDP’li belediye başkanları ile ve ilçe yöneticileri aracılığıyla sözde özerklik ilan etmişti. Amaç Suriye topraklarındaki kantonlarla Türkiye’de özerklik ilan ettiği bölgeleri ayaklanmayla birleştirip terör devleti projesini hayata geçirmekti. Süreç her yönüyle PKK ve onun siyasi uzantısına yarıyordu.

Haberin Devamı

ÇUKUR SÜRECİ

2013-2015 arasında ve sonu çukur süreci olarak biten dönemde siyasi olarak güçlenen terör örgütüne katılımda rekor yaşanırken, HDP de seçimlerde yüzde 13 gibi yüksek bir oy aldı. 2015 yılında 5 bin kişi PKK’ya katıldı ve terör örgütünün Türkiye’deki silahlı mevcudu 3 bini geçiyordu. Siyasi olarak da kendisini güçlü hisseden PKK, süreci bitirecek saldırısını 22 Temmuz 2015 günü Şanlıurfa’da iki polisi şehit ederek gerçekleştirdi. Süreci bitirme amacı, 6-8 Ekim olaylarıyla açığa çıktı. Amaç, Öcalan’ın 21 yıl sonra ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde söylediğine benzer: Kanton ya da özerklik ilan edilen bölgeleri birleşmeye götürecek terör devletini inşa etmek.

Haberin Devamı

Bu yaşananlardan sonra Türkiye terörle mücadele stratejisini değiştirdi. HDP’li belediyelerin yardımıyla yerleşim bölgelerinde açılan çukurlar PKK’nın hayallerine mezar oldu. O tarihten bu yana PKK’ya karşı olay bazlı operasyonlar yerine tehlikeyi kaynağında yok etme stratejisine geçildi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bir ay sonra gerçekleşen Fırat Kalkanı harekâtı bunun için önemli bir adımdı.

YURTİÇİ-YURTDIŞI TAM SAHA

Sadece PKK’nın eylem yaptığı yerlere değil, tüm sahayı kontrol altına tutmayı amaç edinen bir mücadele başladı. Kalekollar buna göre dizayn edildi. Sağlanan etkinlik sonucu 2019’da 299 eylemi, 2020 yılında şu ana kadar 41 eylem önlendi. PKK’nın yurtiçi desteği önemli ölçüde azaldı. 2015’te PKK’ya katılım 5 bin 500 iken, 2016’da 469’a, 2017’de 161’e, 2018’de 136’ya, 2019’da 130’a indi. 26 Nisan 2020 itibarıyla katılım 13 kişi. İkna yoluyla teslim olan PKK’lı sayısı da artıyor. 2018’de 165, 2019’da 273 kişi ikna yoluyla örgütten kaçıp teslim oldu. 26 Nisan 2020 itibarıyla ise 72 kişi teslim oldu. İHA, SİHA gibi teknolojik mücadele araçlarının verdiği avantajla PKK ağır kayıplar verdi.

Haberin Devamı

ALÇAKÇA SALDIRILARI ÇIRPINIŞLARIDIR

Öyle ki PKK sorumlu kadrosunda en büyük kaybı 2019 yılında verdi. 2018 yılında 80’i arananlar listesinde olan 110, 2019 yılında 136’sı arananlar listesinde olan 151 sorumlu yöneticiyi kaybetti. 2020 yılının başından itibaren ise 9 üst düzey yöneticisi öldürüldü. Belediyeler üzerinden lojistik ve finansal desteğin kesilmesi PKK’nın etkinliğini azalttı. Sağlanan bu başarının en büyük göstergesi, Diyarbakır HDP binası önünde evlatlarını bekleyen Diyarbakır Anneleri oldu. PKK ve HDP, asıl psikolojik darbeyi 250 günden fazla HDP’nin önünde eylem yapan Diyarbakır Anneleri’nden aldı. 13 kişinin örgütten kaçıp teslim olması ve aileleriyle sarılmaları çözülmeye sebep oldu. Bu kayıpları telafi etmek ve hâlâ etkin olduğunu göstermek için alçakça saldırıları arttırıyor.

Haberin Devamı

İdlib’de sivillere, önceki gün Bitlis’te olduğu gibi Türk askerine saldırdı. İki askerimiz şehit oldu. 4 askerimiz de yaralandı. Teröre karşı izlenen strateji, 2020’yi PKK terörü ile mücadelede dönem noktası yapabilir. Öcalan ne kadar telefon açarsa açsın, aradığı teröristlere ulaşamayacağını, yenileceklerini anlayacak.

Son alçakça saldırıları zaten bunun çırpınışı...

Yazarın Tüm Yazıları