"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Körfez’de bir yıl içinde yüzülebilir

İZMİR Körfezi’nde yüzebilmek... Ne zaman gündeme gelse, konuşulsa heyecanlanırım. İnciraltı, Bostanlı, Karşıyaka, Güzelyalı’dan denize girmeyi, kıyıda güneşlenmeyi düşlerim. Antalya’yı yalnızca bu yüzden kıskanırım. Ve, yine depreşti bu düş. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer depreştirdi. Neden mi?


BU YIL ADRES GÜZELBAHÇE
Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Soyer’i ziyaret etmiş. İzmir Deniz Festivali düzenlemenin en büyük hayalleri olduğunu vurgulamış:
“Çalışma sürüyor. Her yıl Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nda açık su yüzme şampiyonası düzenliyoruz. Amacımız Karşıyaka’dan Konak’a kulaç atarak ‘yüzülebilir Körfez’ hayalini gerçekleştirmekti. Bu yıl adres Güzelbahçe Yalı Balıkçı Barınağı. İzmir Körfezi’nde yarışın çok özel bir önemi var. Çok sayıda seyirci, deniz festivalinin altyapısını da oluşturacak.”


HEDEFİMİZ EN FAZLA ÜÇ YIL
Kendisini denizcilik ailesinden gördüğünü, Deniz Festivali ve Güzelbahçe’de yüzme yarışlarının heyecan verici olduğunu söylemiş Soyer, hedefi açıklamış: “Bizim de öngörümüz en fazla üç yıl içinde yüzülebilir körfeze sahip olmak. Bunu başaracağımıza inanıyoruz.”


BU DA BİLİM İNSANI GÖRÜŞÜ
Ve gidelim o düşün peşinde... İzmir Life, geçen ay, “Körfez’de ne zaman yüzeceğiz” diye sormuş, Orhan Beşikçi’nin Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Doğan Yaşar’la söyleşisine yer vermişti. Bilim insanı bakışını özetliyorum:
“1970’lere kadar Bayraklı önlerinde, 1980’lere kadar da İnciraltı’nda denize girerdik. 1980’lere kadar Konak İskelesi o kadar berraktı ki, iskeledekilerin denize attığı madeni paraları, gençler dalarak çıkarırdı. Temiz denizimiz vardı. Nüfus ve sanayinin artması, denize kirli su girişini de hızla artırdı ve 1980’li yıllarda doygunluğa erişen İç Körfez’in rengi kahverengiye dönüştü.


KUŞAKLAMAYLA YENİDEN MAVİ
Aslında İç Körfez’de ilk kirlilik uyarısını, 1930’da Alman araştırıcı Wilhelm Nümann yaptı. 1931’de efsane Başkan Behçet Uz, kuşaklama projesini hazırlattı, ancak maliyetin belediye bütçesini aşması yüzünden 2002’ye kadar hayata geçirilemedi. Büyük kuşaklama projesi 2002’de bitirilip kirli sular Çiğli arıtmaya gönderilmeye başlanınca İç Körfez iki yılda yeniden maviye döndü.


DERE BETONLAŞMASI FACİADIR
2005’ten sonra İç Körfez yine, eskisi kadar olmasa da kirlenmeye başladı. Kötüye dönüşün nedeni, fabrikaların kirli sularını arıtmadan Körfez’e bırakmasıyla açıklandı. Katılıyorum. Ayrıca, dere ıslahı diyerek altlarının betonlaşması söz konusu. Kokunun da kirliliğin artmasının ana nedenlerinden olduğunu belirteyim. Bilimle hiç örtüşmeyen derelerin betonlaşması, Körfez’in biyolojik yaşamı açısından faciadır.


İNCİRALTI’NDAN KONAK’A
Körfez’de yüzmek hayal değil... En azından bir yıl içinde yeniden İnciraltı’nda, sonrasında da yıllar bazında Konak’a kadar olan alanda yüzülebilir. Yapılması gereken tek şey İç Körfez’e kirli su girişini engellemektir. 2009’da kuzeyden (Bostanlı-Çiğli) bir kanal açıp su sirkülasyonunu sağlayıp Körfez’de yüzebileceğinin söylenmesinin de bilimsel temeli yoktur. Çünkü, Körfez’de ciddi akıntı vardır. İç Körfez’e Yenikale’den giren su, ortalama 10 günde Körfez’i terk ederek kuzeyden Bostanlı önlerinden çıkar.


TEMİZ SU GİRİŞİ SAĞLANMALI
Körfez’de sirkülasyon sorunu yoktur, İç Körfez’e temiz su girişi sağlanırsa, bir yıl sonra rahatlıkla İnciraltı’ndan denize girmeye başlarsınız. Sonrasında, öncelikle İnciraltı’ndan başlayarak yavaş yavaş doğuya doğru plajlayarak yeniden eski günlerine kavuşturulabilir.


ARITMALAR GÖZALTINA ALINMALI
Tüm bu temiz ve yüzülebilir Körfez hayali, fabrika ve sanayinin arıtma tesislerinin kontrol altına alınmasından sonra oluşabilir. Son yıllarda borular kapasitesini doldurduğu için artık evsel atıkları da taşıyamadığı, bu nedenle sık sık kirli suların doğrudan denize verildiği de gözlenmektedir. Tabii, dere tabanlarındaki o ucube betonlar yok edilmelidir; betonlar biyolojik yaşamı yok etmektedir.”


NE DE GÜZEL OLUR DEĞİL Mİ
Dedim ya, Başkan Soyer depreştirdi o düşü. Dilerim öngördüğü gibi üç yıl sonra bu düş gerçekleşir. Başta Soyer, yıllardır Körfez’de kulaç atmayı düşleyen herkes, bir sahilde buluşup atarız kendimizi denize. Yüzeriz, kulaçlarız Körfez’i... Yüzemeyenleri, o hayalle göçüp gidenleri anarız belki de... Ne de güzel olur değil mi?

-----

BİR ALINTI
Barış Kaşıkçı’dan: Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse... Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir. (Amin Maalouf)

X