"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Dayanışma simgesine umut olmaya devam

“Bir kırlangıç gökyüzünde umudumun ortağı... Canım kızım Öyküm mutlaka, ama mutlaka iyileşecek. 49 gündür bir hastane odasında. Ama neşesini koruyor, mücadeleyi bırakmıyor!” Bir anneden aktardım, Eylem Şen’den... Vurguluyorum ben de: “Öykü mutlaka, ama mutlaka iyileşecek… Olumsuzlukları aşacak. Sağlıklı bir çocuk olacak herkesin sevgilisi...”

 

 

‘SİL BAŞTAN’ DENİLDİ
Okumuşsunuzdur; duymuşsunuzdur... Löseminin çok özel bir türüyle mücadele eden Öykü Arin’e tam uygun kök hücre için seferberlik ilan edildi. Ancak bulunamadı ve anne Eylem Şen’den yarı uyumlu hücre nakledildi. Ama başarılı sonuç alınamadı, doktorlar bu kez baba Çağdaş Yazıcı’dan yarı uyumlu kök hücre nakline karar verdi.

100 BİNE YAKIN ÖRNEK
Söz, ‘Öykü Arin’e Umut Ol Gönüllüleri’nde: “Babadan yarı uyumlu nakil de başarılı olmazsa tek umut yabancı bir donörle eşleşme. Sağlık Bakanlığı’nda 100 bine yakın çalışılmamış numune var ve Öykü’nün umudu onlardan biri olabilir. Numunelerin ivedilikle incelenmesi için tüm yolların açılması gerekiyor. Sadece Öykü’nün değil, kök hücre bekleyen pek çok hastanın da sesi, umudu olmaya çalıştık. Tedavisi başlayanlarla güçlendik, yaşama tutunmaları için destek olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu çabanın Öykü’ye de faydalı olmasını istiyoruz.

SOMUT ADIM BEKLİYORUZ
Bakanlık yetkililerinin laboratuvarların kapasitesini artırdıklarını söylemesine rağmen, toplanan numunelerin işlenmesinin bitmemesi bizleri umutsuzluğa sevk ediyor. Sayın Sağlık Bakanı ve yetkililere numunelerin bir an önce çalışılması konusunda yurt içi ve dışındaki imkanların kullanılması için üzerimize düşeni yapacağımızı birçok kez ilettik. Bakanlığın artık somut adım atmasını ve numuneleri en kısa sürede çalışmasını istiyoruz.

ASLA VAZGEÇMEYİN
‘Öykü Arine Umut Ol’ kampanyasına gönül verenlere ve donör olan herkese çağrımız:
Umut için kan örneği verdiniz, sahip çıkın. Bakanlıktan numunelerin hızla çalışılmasını isteyin. Dayanışma ve desteklerinize çok teşekkür ederken, bu yolda bizimle devam edeceğinize inanıyoruz. Donör olun, umut olun, asla vazgeçmeyin... Dayanışma yaşatır.”

OLUMSUZLUKLAR BİTECEK
İnanıyorum tüm olumsuzluklar sona erecek, Öykü, sağlığına kavuşacak. Bugünler tatsız anı olacak. O, artık benzeri görülmemiş ve yaşanmamış dayanışmanın, umut seferberliğinin simgesi... Ve de gelecekte bugünlerden yola çıkarak bu tür dayanışmalara örnek, önder olacak. Çok yaşa Öykü Arin. Dualar, iyi dilekler seninle...

 
BİR TARTIŞMANIN ARDINDAN
Nerede oturduğunu
bırak, çalışmasına bak

“NASIL ki atanmış valilerimiz ve kaymakamlarımız görev yaptıkları kentin en güzel yerlerindeki tarihi konaklarda ikamet ediyor, bence seçilmiş belediye başkanları da aynısını hak ediyor. Zira, eskilerin deyimiyle şehr-i emin ya da (şehr-ül emin) ‘bir kentin her şeyinin emanet edildiği kişi’ demek.
Yolundan suyuna, otundan çöpüne, ulaşımından imarına, zengininden fakirine, gencinden yaşlısına, hastasından engellisine, açıkta kalanından açlıktan ölenine kadar neredeyse her şeyden o sorumlu.

ATIL BİNA KIYMETE BİNDİ
Dolayısıyla bu kadar geniş hizmet yelpazesine sahip kişinin görev yaptığı yer kadar ikamet ettiği yer de önemli.
Şimdi, İzmir’de başka konu kalmamış gibi Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ‘Şato’ olarak bilinen Varyant’taki yeri konut olarak kullanmaya karar vermesi üzerine bir kıyamettir kopuyor.
Yıllardır atıl durumda olan bina bir anda kıymete bindi.”

BURASI TÜM İZMİRLİLERİN
Sevgili Adnan Kaya, “Bir bardak suda fırtına” başlıklı yazısıyla son günlerdeki o tartışmaya değinmiş. Kaya, burada kente gelen protokolün, özel konukların ağırlanacağını, üst düzey toplantı ve görüşmelerin yapılacağını da anımsatarak, “Unutulmasın ki burası Tunç Soyer’in değil, tüm İzmirlilerin” diye noktalamış. Nitekim son olarak bir grup muhtarı orada ağırladı Soyer.

SEÇİLMİŞE YAKIŞAN YER GEREK
Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ailesiyle, kente yakışan özel bir yerde oturması gereğini savunurum. Adnan Kaya’ya içtenlikle katılıyorum. Olası bir olumsuzlukta Soyer zaten gerekeni yapar. Son anda aklıma geldi: “Peki Soyer ve ailesi Şato’da ev ortamındaki gibi rahat edebilecek mi? Bunu düşünen oldu mu?” Ve de bırakalım nerede oturduğunu, Başkan Soyer’in yaptıklarıyla, yapacaklarına bakalım. İzmir’e, 30 ilçeye gelecek hizmetlerle ilgilenelim.

BİR ALINTI
Fahri Özdemir’den: Bu insanoğlu çok acayip bir yaratık! Sapla samanı karıştırmamak için samanı yiyor. (Lars Morris)

X