Betonlaşma kabusu

Ayvalık Tabiat Platformu’ndan bir mesaj aldım.

Haberin Devamı

Prof. Dr. Kerim Alpınar’ın sözleriyle başlıyor: “Tabiat Parkı gerçekten cennetten bir köşe niteliğinde, ancak bu dünyada cennetten bir yer almak isteyen o kadar çok nüfuzlu kişi var ki...”

 

Ve mesaja özetle devam:
“Göz bebeğimiz Ayvalık ve ülkemizin birçok yerindeki doğal SİT alanları yok edilmeye çalışılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özel firmalara ihale vererek doğal SİT alanlarını yeniden incelemeye aldı. Sözde ‘bilimsel temelli’ bir çalışma yaparak SİT statüleri yeniden belirlenecekti. Oysa daha işin başında ihale alan firmalara nerelerin korunacağı, nerelerin koruma kalkanından kurtarılıp ranta açılacağı gözümüzün önünde bağıra çağıra söylendi.

 

Haberin Devamı

Bilimsel kılıf iddiası
O çalışmalar Ayvalık’ta yapılırken ilgili bürokratlar daha alanı görmeden ve ortada firmanın yaptığı ‘bilimsel’ bir çalışma olmadan ‘buralarda korunacak bir şey yok’ diyerek her şeyi başından belirlediler. Yani önce karar alınmış, sonra buna ‘bilimsel’ kılıf uydurulmuştu. Sonra il bazlı değerlendirmelerden vazgeçip ülkedeki tüm doğal SİT alanlarını birlikte değerlendirmeye karar verdiler. Bu ülkede elde kalmış ne kadar özel ve değerli alan varsa ‘yeniden değerlendirme’ adı altında koruma kalkanlarını yok ederek yapılaşmaya açmaya hazırlanıyorlar. Datça, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Ayvalık, Çeşme... Aklınıza neresi gelirse hepsini talana ve ranta açmaya hazırlanıyorlar.

 

Dereceleri düşürülmüş
Şimdi sıra doğal SİT alanlarını yapılaşmaya açmaya geldi. Ayvalık çok sayıda ve önemli oranda doğal SİT alanına sahip. Tabiat Parkı; adaları, koruma altındaki kıyıları ve kenti çevreleyen yeşil bantıyla önemli doğal SİT alanlarını içinde barındırıyor. Ayvalık’ta çok sayıda sektörün gözü var. Otelciler, büyük müteahhit firmalar, kooperatifler aç kurtlar gibi bu alanlardaki koruma kalkanının kaldırılmasını bekliyor. Yan yana adalardan bazıları korunurken bazı adaların SİT dereceleri düşürülmüş.

 

Haberin Devamı

Korumak bizim elimizde
Örneğin Yellice, Pınar, Hasır, Tavuk, Güvercin, Çiçek ve Çıplak Ada için koruma derecesi 1’den 2’ye düşürülmüş durumda. Cunda Adası’nın önemli bölümü yapılaşmaya açılmak isteniyor. Cunda’da neredeyse Cundalılara ait arazi kalmadı. Ne hikmetse daha çok Cunda’da el değiştiren Pateriça ve çevresi imara açılmak isteniyor. Bu gidişe dur demek, Ayvalık ve doğamızı korumak bizim elimizde. Her şey bize bağlı. Ayvalık Tabiat Platformu’na güç ver. Sesimiz artsın, gücümüz çoğalsın, birlikte başaralım.”

 

Belediyenin de itirazı var
Ve de gazete haberlerine göz attım; Tabiat Parkı’nın büyük bölümüyle Cennet Tepesi sırtlarının imara açılacağı öne sürülüyor. Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, şöyle demiş:
“Yasa ile korunan Ayvalık Tabiat Parkı ve 22 ada üzerinde Çevre Şehircilik Bakanlığı SİT irdelemesi yaptı. Mutlak koruma, nitelikli koruma ve sürdürülebilir koruma alanı olarak üçe bölünen bölgenin önemli kısmına imar izni veriliyor. İtirazlarımızı bakanlığa bildireceğiz. Parkımızın kesinlikle imara açılmasını istemiyoruz. “
Sonuç olarak Ayvalık’ı “olası betonlaşma kabusu” sarmış... Ayvalık Belediyesi ile Tabiat Platformu mücadelede kararlı. Dilerim yanlış yapılmaz, doğa katledilmez, güzellikler sonsuza kadar kalır. Bekleyelim, göreceğiz...

Haberin Devamı

---------------------------------------------------------


İçim ‘cızz’ etti
Bu görüntü bir tuhaf etti beni. Burası Alsancak. Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nin başı. İzmir’deki efsane buluşma yeri. Yıllardır “Nerede buluşalım” sorusunun yanıtı, genelde onun “önünde”, “yanında” olur.

Betonlaşma kabusu

Evet, burası ünlü Sevinç Pastanesi... Cephesini boş ve üzerinde “kiralık” yazısını görünce buruldum. Gül Sokak başta olmak üzere, bir çok yerde işyerlerinin çeşitli nedenlerle boşaldığını anımsadım. Ve Sevinç’in yana doğru küçüldüğü söylendi. Büyük bölümünün boşaltılıp kiraya verilmek istenmesi, işletmenin küçülmesinin elbette haklı bir nedeni vardır. Sevinç için şimdi de, gelecekte de her şeyin çok güzel olmasını diliyorum. Ama ne bileyim, içim “cızzz” etti bir kere...



-----------------------------------------------------------
İNCİRALTI PLATFORMU’NDAN MEKTUP VAR

Haberin Devamı

Kent Ormanı’nın dokusunun
bozulmasına izin vermeyiz

Körfez Geçişi Projesi’yle ilgili olarak, “Proje ne olur bilemem ama ormana dikkat” başlıklı, İnciraltı Kent Ormanı’nın korunması gerektiğini vurguladığım yazıya, İnciraltı 2. Nesil Toprak Sahipleri Platformu Başkanı Tayfun Karabulut’tan (sağ olsun teşekkürlü) yanıt geldi:
“İnciraltı 2.Nesil Toprak Sahipleri Platformu olarak, yaklaşık son bir yıldır İzmir’deki TOBB’a bağlı dört odamız olan İZTO- EBSO- iTB- DTB başkanlarımızı, iş dünyası temsilcilerini, meslek odalarını ve basın temsilciliklerine ziyaretlerde bulunduk.
Gerçek çevrecileriz
Topraklarımızın şehrimiz için önemli olduğunu, bugünlere kadar yeşil denildiğinde İnciraltı’nın akla gelmesinde büyük katkımız oldu. Topraklarımıza gecekondu yapmadık, yaptırmadık. Aslında siz de takdir ederseniz bizler gerçek çevrecileriz. Platform olarak, bazı önemli toprak sahiplerinden tepki alacağımızı bilsek de, ‘şehrimize kötülük olacak topraklarımızda gökdelen imarı istemiyoruz, sağlık turizmi odaklı çevreci plan istiyoruz’ dedik. Bugün tüm toprak sahipleri bu fikirde artık birleşti. Çünkü bu topraklarda yıllarca hakkı bulunan İzmirliler şehre kötülük yapmak değil, bugüne kadar koruduğu emaneti doğru teslim etmek istiyor.
Proje sembol olacak
Bugün Başbakanımız Sn. Binali Yıldırım’ın talimatı ile artık planlama çalışması başladı. Bu süreci Bakanlık, Büyükşehir Belediyemiz ve toprak sahipleri olarak üçlü bir diyalogla yürütüyorlar. Bu bizlere ayrı bir sorumluluk yükledi farkındayız. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Aziz Kocaoğlu 12 yıldır, İnciraltı’nın İzmir ekonomisine katılması için büyük emek veriyordu, ancak çözüm iradesi eksikti. Çözüm iradesinin de 65. Hükümet’in kurulması ve İzmir’den başbakan çıkması ile çözüleceğine inanmıştık. Körfez Geçiş Projesi hem şehrimiz için önemli bir ulaşım projesi olacak, hem de Saat Kulesi haricinde sembol olacaktır. Körfez geçişi ve İnciraltı’nın sağlık turizmi odaklı planlanması ile İzmir’de ekonomik sıçrama yaratacağına inanıyoruz.
Bizler için de çok önemli
Bugün biz toprak sahipleri için de önemli olan Kent Ormanı’nın dokusunun bozulmasına bizler de müsaade etmeyiz, edemeyiz. Bunu sizlere iletmek istedim. Bu konudaki samimiyetimizi kamuoyuna açıklamalarımızda ve önümüzdeki günlerde çıkacağına inandığımız planlarda yetkililerin de aynı hassasiyeti taşıyacağını göreceğiz. Bizler bu konuların hep konuşulmasından yana olduk. Olumlu-olumsuz görüşlerin yaşadığımız şehir ve içinde yaşayan bizler için önemli olduğunu biliyor, saygı ile karşılıyoruz.”

BİR ALINTI
Engin Yavuz’dan:
En büyük mutluluk, neden mutsuz olduğunu bilmektir.
(Dostoyevski)

Yazarın Tüm Yazıları