"Naim Dilmener" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Naim Dilmener" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Naim Dilmener

Önce yanmış, sonra dans etmiş

Ağır-arabesk şarkıları ve vokaliyle popun içinde yer edinmek isteyen İlyas Yalçıntaş, en azından şimdilik bundan vazgeçmiş gibi. Kendisine ait yeni şarkısı ‘Kirli Kadeh’, sözleri ama daha çok melodisi ve düzenlemesiyle daha Batılı bir formda.

Önce yanmış, sonra dans etmiş
BEŞ ÜZERİNDEN İKİ YILDIZ
Kirli Kadeh
İlyas Yalçıntaş
Alfa7

Yeni İlyas Yalçıntaş şarkısı ‘Kirli Kadeh’, daha çok 60’larda ve 70’lerde ‘aranjman’ diye tabir edilen ve yabancı şarkıların üzerine söz yazılarak oluşturulan parçalar seviyesinde.

Bu, şu anlama geliyor: Şarkı biraz eski günlere ait görünüyor. Zaten sözlerde de hafiften bir Sezen Cumhur Önal ya da Fecri Ebcioğlu havası yok değil. Hani o Türkçeyi çok da ciddiye almayan ya da zaten dile vâkıf olmadıkları için alamayanların yazdıkları gibi. Bazen yersiz, hatta anlamsız dizelerden oluşturulan şarkılar gibi ya da...

Genel havası böyle şarkının. Buna çok yaklaştığı, hatta paralel gittiği yerler de yok değil. “Ben nasıl yandım BÖYLE... Dans ettim ÖYLE” dizeleri; Ebcioğlu’nun ‘Her Yerde Kar Var’ına paralel: “Dönsen köşeden ŞÖYLE, şarkı söylerim BÖYLE.” Arabeskin muradına erdiremediği Yalçıntaş, bu manevrasından da bir şey elde edemeyecek gibi.

Bilmece kalpler

Klip bir ‘motel’in ön kapısında açılıyor. Tabii; Batılı olunacaksa oteliyle/moteliyle olunacaktır elbette. Yatağa sırtüstü uzanmış delikanlı, o mutlu günleri hayal ederek söylemektedir şarkısını. Derken dışarı atar kendini. Motelin neonları yanıp sönerken az ötedeki arabasına atlar, bar/kulüp gezmeye başlar. Mutsuzdur ya, teselli arıyordur işte.

Yönetmen, “Ama bu bir şarkıcı, sahnede de görünmeli” demiş olmalı ki, bir bakarsınız elde gitar, delikanlı sahnede... Şarkı aynı şarkı: “Bir bilsen kalbim bir bilmece, vazgeçmem söz verdim bu gece.”

Bir bilmece yok değil. Var ama kalple filan ilgisi yok.

Bilmece doğrudan doğruya bu şarkıları yazanlar, düzenleyenler, seslendirenler, yayımlayanlar, kliplerini çekenlerle ilgili. Ne yaptıkları, ne umdukları, ne bekledikleri bir bilmeceden ötesi; bir muamma. Böyle şarkılarla hiç kimse ne uzar/ne kısalır...

Yalçıntaş açısından garp cephesinde de yeni bir şey var gibi görünmüyor. Her ama her şey; söz, müzik, düzenleme, klip; fazlasıyla sıradan. Şöyle/böyle bile değil. Ya da en fazla ÖYLE...
Önce yanmış, sonra dans etmiş

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI