"Naim Dilmener" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Naim Dilmener" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Naim Dilmener

Ferhat Göçer’in bize gördüğü reva mı?

Yeni şarkısının kendisi bir şeyler söylerken klibi neden tersini söylüyor? Bir muamma. Ya “Ne olacak canım, o böyle olsun, bu da şöyle” denmiş olmalı ya da artık anlam verilemeyecek bir ‘TOST-modernizm’le çerçeveleniyor klipler. Ha tost ha post! Nasılsa fark etmiyor.

Ferhat Göçer başka bir havada artık. Romantik prensimiz gitmiş, gününü gün etmeye kararlı bir başkası gelmiş yerine. Aşka âşık biri yok artık karşımızda; rest çeken, “Olmuyorsa olmuyor” diyen biri. “Yolun benim yolum değil, en önemli konum değil, seni de tarihe yazarım, arada belki hatırlarım...” diyor ve devam ediyor; “Reva mı bu hep yanayım, hem yanıp hem ağlayayım, tanıyamamışım feleği, kader mi bu hep aldanayım...” Her şart altında aşktan, feleğe/revaya gelindiğine göre, genç kuşağın gününü gün etme saplantısına rehber olmaya niyetlenilmiş gibi. Belli ki aşkta ısrar, ‘keriz’ sayılmanın bir işareti gibi görülmeye başladı ya da başlayacak. O zaman da bu oldu ya da olacak; Ferhat’ımız “Gönül dediğin kuş misali, uçtu mu uçuyor” diyecek, el sallayacak ve başka aşklara kanat çırpacak.
Ferhat Göçer’in bize  gördüğü reva mı

Beste, Göçer’e ait; sözlerse Zeynep Talu’yla ortak yazılmış. Bestenin kendisi standart bir şarkı; ne iyi ne de kötü; ne uzatır ne de kısaltır. Sözlerse bu vasatlığı üçe beşe katlamış. Göçer ile Talu, cool bir Serdar Ortaç olma gayesini öne çekince de olanlar olmuş.
Klipteyse işler farklı bir yönde geliş(tiril)miş. Aşkın iki tarafı da aşkında ısrarlı. Düğünle açılıyor klip. Âşıklar ayrılmıştır ve ‘kız tarafı’, kızlarını bir başkasına vermekte duraksamamıştır. Düğünün iki tarafı da mutludur olup bitenlerden. Ama mutsuz olan da vardır; biten aşkın ‘erkek tarafı’. Mahalle arkadaşlarıyla kenarda durmuş düğünü seyrediyor, şimdiki damadın yerinde olması gereken geçmişteki sevgili. Ümit Besenvari bir “Nikâhına çağır, şahidin olayım” durumu da yok ortada. Sevgilisini istiyor. Düğün basılıyor, gelin kaçırılıyor. Elinden gelini kaçırmış taraflar da sopalarla düşüyor peşlerine.
Ferhat Göçer’in bize  gördüğü reva mı

Ama o ne? Ferhat Göçer geliyor arabasıyla... Duruyor, çifti alıyor eli sopalı güruhun elinden ve bir gemiye bırakıyor. Onlar eriyor muradlarına, Göçer çıkıyor kerevetine... Gönlün kuş misali olduğu da hikâyeymiş, uçtu mu uçuşu da. Aşka hiçbir şey olamıyormuş ve o her şeye kadirmiş.
Peki niye böyle? Şarkının kendisi bir şeyler söylerken klibi neden tersini söylüyor? Bir muamma. Ya “Ne olacak canım, o böyle olsun, bu da şöyle” denmiş olmalı ya da artık anlam verilemeyecek bir ‘TOST-modernizm’le çerçeveleniyor klipler. Ha tost ha post! Nasılsa fark etmiyor. Nasılsa hiçbir şey mühim değil artık. Nasılsa marifet, göz boyama.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI