Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yazık bir şehir

Beşiktaş yediğinde fazlasını atmak zorunda. Onu da şimdiye kadar başardı. Dün Beşiktaş 3 puanı kazandı ama şu oyunun son 5 dakikası futbolun ne olduğunu oyunculara gösterdi. Beşiktaş savunması ilk kez Eskişehir karşısında hata yapmadı. Her maçta hataları var.

Kolay giden zora dönen maçın röntgenini çekseniz...
BEŞİKTAŞ maça rakibinden çok iyi ve hakim başladı. İlk yarı oyuna baktığımı zaman tamamen Beşiktaş’ın kontrolündeydi. İstediği zaman gol atar, istediği zaman top tutar görüntüsü vardı. Beşiktaş bir antrenman maçı yapsa, yapacaklarını denemek istese karşısına böyle bir takım koyar. Neler yapabileceğini görsün diye. Maçın genel görüntüsü buydu. Kısacası Beşiktaş’ın vites yükseltip, vites küçülttüğü, 85. dakikaya kadar kalesinde sadece bir tehlike hissettiği bir maç. Bu maçı iki bölümde yazmayacağım için, oyunun başından sonuna bir analiz yapsak Beşiktaş’tan ziyade Eskişehir’i konuşabiliriz.

Eskişehir’in temel hatası neydi?

Temel hatadan ziyade şunu söylemek lazım. Eskişehir yazık bir şehir. Bu taraftar, bu şehir böyle bir takımı hak etmiyor. Kuvvetli bir PAF takımı gibi. Ve Eskişehir, bu görüntü devam ederse ligde kalıcı olması tesadüf olur. Bir zavallı Gekas. Derler ya kuş uçmaz kervan geçmez diye. Gekas’ın oynadığı bölge Eskişehir için tam olarak böyle. Bir tane top geçse gol olur. Eskişehir’in elle tutulacak bir yanı yok. 3-4 oyuncu var ‘Ben bu ligde oynayamam’ diye bağırıyor. Onlar ısrarla ‘Oynarsın’ diye destekliyor.
İlk yarının 1-0 bitmesi tesadüf. İkinci yarıda 2-0 öne geçtikten sonra 6-7 olmaması da bence futbolun ne kadar ciddi bir oyun olduğunu Beşiktaşlı futbolcuların yaşamamasından kaynaklandı.

Beşiktaş savunması yine hata yaptı. Sıkıntı nedir?

Eskişehir ancak Gekas’ın attığı gibi bir gol atabilirdi. Bugün Beşiktaş savunması, bireysel bir hata yaptı. Ceza alanı çevresinde baskı yiyip Rhodolfo’nun pasında gol geldi. Oyun son bölümünde de bir şişirme top, neredeyse Beşiktaş’ın 2 puanını götürüyordu. Bir takım böyle bir rakibe böyle bir şişirme top yolluyorsa savunma sorgulanmalı. Beşiktaş savunması ilk kez Eskişehir karşısında zorlanıp hata yapmadı. Her maçta Beşiktaş savunmasının hataları var.

Yani hücuma daha fazla iş düşüyor.

Evet, Beşiktaş yediğinde fazlasını atmak zorunda. Onu da şimdiye kadar başardı. 2-0’dan sonra Eskişehir, zaten yoktu, hiç olmamaya başladı. Beşiktaş 2’eye 4, 3’e 5 gidiyor, asist yapacağı yerde yapmıyor, şut atacağı yerde atmıyor... Beşiktaş 3 puanı kazandı ama şu oyunun son 5 dakikası futbolun ne olduğunu Beşiktaş’a gösterdi.

BEN VARSAM GOL VAR

Milli maç arasına lider girmek oyuncuları nasıl etkiler?

Bu bir takım için çok pozitif bir şey. Ama Beşiktaş bundan önceki oynadığı maçlarda, puan kaybettikleri de dahil böyle bir görüntü vermedi. Dün işini çok hissederek yapan Atiba, oynadığı sürede biraz Sos, biraz Oğuzhan ve tabii ki Gomez vardı. Her şeye rağmen ‘Ben varsam gol var’ diyor. Bunun dışında Beşiktaş böyle bir maç yaşar mı bilemiyorum. Eskişehir 90 dakikada 3 atak yaptı 1’i Rhodolfo’nun asistiyle gol oldu, bir tanesi karşı karşıya da Tolga’nın göğsünden, bir diğeri de direkten döndü. Bu yüzdelere bakarsan Beşiktaş 30 ataktan 2 gol, Eskişehir 2.5 ataktan bir gol, bir direk çıkarmış. Böyle garip bir maçtı.

Umursamazlıkta rakibin etkisizliğinin payı var mıydı?

Büyük ihtimalle. Çünkü istediğin anda pozisyona giriyorsun. ‘Bunu atmasak 2 dakika sonra diğer gelir’, ‘O da olmazda 2 dakika sonra bir diğeri gelir’ diyorsun ve geliyor da. Beşiktaş bugün 7-8 gol atsa, deplasmandan böyle bir galibiyet alsa bu nasıl skor diye kimse sorgulamazdı.

Hakemleri nasıl buldunuz?

BU hafta hakem ‘Beni tartışmayın’ dedi. ‘Ben maç yönettim, sahadaydım, futbol oynanmasına müsaade ettim ve bu şekilde oyunun daha zevkli geçmesine katkı sundum’ dedi. Biz de kendisine teşekkür ettik.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI