Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hopf, off çektirdi

“Hakem Fırat Aydınus ve Gençlerbirliği, ilk yarıya nasıl başladılarsa ikinci devrede de aynı görüntüyü verdiler. Bu aldığı 1 puan, belki de ilk yarıda Gençlerbirliği’nin aldığı en değerli puan olacaktır.”

* Gençlerbirliği karşısında Beşiktaş ilk yarı neler yaptı, neler yapamadı?

- SEZON başından beri Süper Lig’de övgüyle bahsettiğimiz takım Beşiktaş... Hem gol atıyor, hem diğer takımlardan daha iyi futbol oynuyor ve de devamlı performansını artırarak gidiyor. Fakat Ankara’da, geride bıraktığımız haftaların Beşiktaş’ından herhangi bir görüntü yok. Ligin en golcü takımı 45 dakikada 1 pozisyon yaratamamış. Niye yaratamamış? Beşiktaş 1 kişinin pozisyonunu değiştirerek, esasında asgari 4 futbolcusunu da olumsuz etkiliyor. Beşiktaş ilk yarıda, takımın belki de hücumdaki en etkin silahının hiç gereksiz bölgesini değiştirerek hem Gomez’in, hem Olcay, Gökhan ve Quaresma’nın da verimini düşürerek oynattı. Beşiktaş’ta herkesin pozisyonu değişebilir. Ama Sosa’nın değişmez... Diyeceksin ki, “Sosa’nın normalde oynadığı pozisyonla bugün oynadığı pozisyon arasında yaklaşık 20 metrelik bir fark var.” Bu 20 metrelik fark, Beşiktaş’ın bütün oyununu etkiliyor. Başta Sosa’yı etkiliyor. Onu dışında önde alınabilecek topları alamayan hücumcuları etkiliyor.
Beşiktaş ‘daha fazla ofansif futbolcuyla oynayarak, daha fazla pozisyon üretirim’ mantığından vazgeçmeli. Çünkü biraz evvel dedim, bir pozisyon değişikliği 4-5 kişiyi etkiliyor. Beşiktaş ilk yarı bunun sıkıntısını net bir şekilde çekiyor. Hem defansından oyuna soktuğu toplarda, hem de özellikle rakip ceza alanı civarında Sosa’nın toplarını Gökhan, Quaresma veya Olcay kullanmak mecburiyetinde kalıyor. Bunların hiçbiri bir Sosa değil. Dolayısıyla benim için ilk 45 dakikanın tek özelliği bu... Buna şunu da ilave edelim. Gençlerbirliği iyi mi oynuyor? Hayır... Gençlerbirliği çıkıştaki topların neredeyse yarısını Beşiktaş’a oynadı. Biraz dikkatli olsa Gençlerbirliği, Beşiktaş’a daha da tehlike yaratabilirdi. Kısacası benim için çok fazla futbol yönü ağır basmayan ilk 45 dakikada en önemli gözüken unsur bu...


* Oğuzhan’ın yokluğunu aradı mı Beşiktaş?
- Oğuzhan’ın yokluğunu arıyor, ama aratmayacak dizilişi de, Beşiktaş kendisi yapmıyor. Mesela Oğuzhan olsa, Atiba ile o ikili işini daha sağlıklı yapıyor. Ama Sosa yapamıyor. Ne orada başarı sağlıyor, ne de hücumda etkili olabiliyor. Yani denir ki, “Ya hocam bu kadar yazıyorsun, bir tek adamla ilgili şeyi. İlk 45 dakikada başka bir şey yok mu sahada.” Yani, “Yok” desek yalan söylemiş olmayız.


* 3 bininci gol, futbolcularda baskı yarattı mı?

- 3 bininci gol kimsenin umuru değil... Hiç kimse, hiçbir futbolcu onu düşünmez. Gazeteler bunu düşünür. Sahaya çıkan hiçbir futbolcunun kafasında bu yoktur.


* İkinci devre öncesi veya esnasında ne değişiklikler yapılabilir?

- İlk etapta gözüken, ilk 45 dakikanın verdiği görüntüde en yüksek ihtimal, Olcay’ın çıkıp Necip’in oyuna girmesi... Diyeceksin ki, “Olcay, Necip’ten daha ofansif. Gole ihtiyaç duyarken böyle bir değişiklik olur mu?” Olur. Onun dışında yapacağı hamle, Beşiktaş’ta değişebilecek Olcay var, Quaresma var, Gökhan Töre var... İlk etapta Olcay’ın çıkıp, Necip’in oyuna başlamasını düşünüyorum. Olur olmaz, onu bilemem. İkinci hamlesi de Cenk Tosun olur. Bunları arada mı yapar, yoksa devam eden oyunda mı yapar bilemem. Sosa, Sosa, Sosa... Sosa’nın prangalarından kurtulması lazım Beşiktaş’ta...


* Hakemin ilk yarıdaki yönetimi hakkında ne dersiniz?

- Oyunu zırt-pırt kesti. Bir çok pozisyonda faul verdi. Fırat Aydınus gibi bir hakemin, inanmadığı faulleri çalmaması lazım. Buna lehine ve aleyhine faul verilen futbolcular da dahil... Onlar da katılmadı onun düdüklerine... Lehine verilen “Faul değil”, aleyhine verilense “Faul yapmadım” dedi hocaya...


* Gençlerbirliği ikinci yarı neler yapabilir?

- Gençlerbirliği 1-0 öne geçtikten sonra korkarak oynuyor. Böyle oynadığı müddetçe Beşiktaş’tan oyunu koparması mümkün değil... Çünkü Beşiktaş büyük takım. Ve bana göre de Gençlerbirliği böyle oynadığı takdirde Beşiktaş maçı çevirir.

* İkinci yarıyı nasıl değerlendirirsiniz? Cenk ve Necip değişiklikleri oyunda neleri değiştirdi?
- Zaten Gençlerbirliği 1-0 önde oynarken de benim dışarıdan gördüğüm, “Biz bu maçı kazanırız” mesajını vermedi. Hep bir tedirgindi. İkinci yarıda maçın içindeki 3 unsurdan 1 tanesi değişti, 2 tanesi değişmedi. Değişen Beşiktaş’tı. Değişmeyen de Gençlerbirliği ve Fırat Aydınus’un düdükleri... Hâl böyle olunca neredeyse bir 45 dakika Beşiktaş ile Gençlerbirliği kalecisi arasında geçti. Yani Beşiktaş bir 45 dakikada ne kadar baskı kurulabilirse, ne kadar tehlike yaratılırsa hepsini Gençlerbirliği’ne yaşattı.

Gökhan golü atmasına rağmen o kadar çok topla oynadı ki, bir çok Beşiktaş atağının da önleyicisi oldu. Etkili, iyi işler yapıyor ama bunu takımı adına kullandığı zaman bir kıymeti var. Onun dışında fazla bir şey ifade etmiyor. Kısacası neredeyse, Beşiktaş kalesine doğru dürüst top dahi gitmedi desek yeridir. İkinci yarıda Beşiktaş yüzde 20’si değişerek ikinci yarıya başlamış. Gençlerbirliği’nde hiç değişiklik olmadı. Bu kadar atağı da ondan yediler. Cenk’in gelişine, Sosa’nın pozisyon değişikliğine önlem almadılar. Bu aldığı 1 puan, belki de ilk yarıda Gençlerbirliği’nin aldığı en değerli puan olacaktır.


* Beşiktaşlı oyuncuların şut tercihlerinde mi sıkıntı vardı, kaleci Hopf mu çok iyiydi?

- Bazı şut tercihleri, mecburiyetten doğdu. O kadar geç oynadılar ki, topu atacak arkadaşlarını bulamadılar. Bir diğeri de, etkili vuruşlar yapamadılar. Yaptıkları etkili vuruşlar da Hopf tarafından kurtarıldı. Hem kalecinin başarılı hamleleri, hem de futbol şansı Gençlerbirliği’nin yanındaydı.


* Kerim Frei hamlesi geç mi kaldı?

- Şimdi neticede o dakikada yapılan değişiklik geç değişiklik olarak kaldı. Bu değişiklik en kötü 75-80’de yapılabilirdi. Yani orada oyundan çıkacak futbolcu, Gökhan Töre de olabilirdi. Hatta Tosic de olabilirdi. Tabii bunların hepsi varsayım.


* Fırat Aydınus ikinci devrede nasıldı?

- İlk yarıdaki görüntüsü neyse Fırat Aydınus’un, ikinci devrede de değişiklik olmadı. Fırat Aydınus, Türkiye’nin en iyi hakemlerinden biri ama iyi bir maç yönetmedi.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI