Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bireysel tepkileri çözmeli

Sezona kupayla başlamak da bu sorunların üstünü örtmez.

Gözüken bir tablo var. Bu kupa bir maçta alınıyor. Galatasaray geçen seneki çifte kupalı görüntüsünde değil. Maçı kazanması yada kupayı kazanması bunu değiştirmez.


İLK DEVRE

Geçen sezonun iyi futbol oynayan iki takımının mücadelesinde ilk yarıdan memnun kaldınız mı?
Çok memnun kaldığımı söyleyemem. Esasında oyun tempolu başladı ama bir süre sonra bu tempo yerini durağan bir futbola bıraktı. Bu görüntünün içerisinde ataklar var, gol var ve Muslera’nın iki tane üst üste yaptığı harika kurtarış var. Yani ilk maçtan mesajın şu olduğunu söylersek yanılmış olmayız: Muslera ‘Bu yıl yine bana çok iş düşecek” dedi.


-Galatasaray’ı nasıl buldunuz?
Galatasaray, ilk yarıdaki görüntüsüyle geçen yılın uzağında bir futbol ortaya koyan Bursa’ndan birçok pozisyon yedi. Bu şu anlama geliyor. Galatasaray bu kadrosuyla ligde iş yapabilir, çok gol atabilir fakat derbiler ve Şampiyonlar Ligi’nde çok zorlanır. Selçuk, Sneijder ve Bilal’den oluşan orta saha ofansif manada Yasin, Burak ve Podolski’nin katılımıyla bu ligde ciddi işler yapar. Ama bu 6’lı takım savunmasını gerçek mana çok zor hayata geçirir. Dolayısıyla top G.Saray’dayken fazla problem yok. Ama top rakipteyken GG.Saray’ın oyunu kesme, top kapma şansı son derece düşük. Orta sahası resmen rakip ataklarda büyük boşluklar veriyor.


- İlk yarıda sarı kırmızılılar kanatlarda büyük sıkıntı yaşadı. Katılır mısınız?
Evet, G.Saray kanatlardan rakibe çok atak şansı verdi. Ama bu savunmanın kanatlarında görev yapan oyuncuların kötü olmasından değil. Bu tamamen onların önünde görev yapan Yasin ve Podolski’nin zaman zaman oraya giren Sneijder’in bu çıkışlara zor cevap vermelerinden kaynaklanıyor. 45 dakikada sadece Podolski’nin defansif anlamda ciddi bir koşu yaptığını söyleyebiliriz. O da 20-30 metrelik ciddi bir koşuydu. Ama bunun süreklilik göstermesi lazım. Yani Galatasaray, ofansif olarak iyi olsa da defansif olarak sıkıntı yaşar. Sonuçta Bursa, geçen yılki kadrosunda birçok önemli ismi kaybetse de ilk yarıda oyun neredeyse başa baştı.


İKİNCİ DEVRE


-İkinci yarı ilk yarıdan da temposuz oynandı? Bu sezonun ilk maçı olmasına mı bağlamalıyız?
Buna ilk maç diyemeyiz. Birçok hazırlık maçı oynadılar aslında. Görünün bir köy var. İki takım da ‘Bizim eksiğimiz çok’ diye bağırıyor. G.Saray da Bursaspor da geçen sezon bıraktığı noktanın çok uzağında bir görüntü verdi. G.Saray’ın futbolu iyi değil. Bursa keza öyle. Bursaspor birkaç tane gol pozisyonu buldu ama kendi oyununun üstünlüğünden değil, G.Saray’ın zaaflarından geldi. Bursa, bu sezon gol atmakta çok zorlanır. Birçok transfer yaptılar. Ama Sivok dışında gidenlerin yerini dolduracak bir oyuncuya rastlamadım. Net bir şekilde belli oldu ki Ozan orta sahada görev yapacak. Çizgide de oynayabilir ama bu Bursa’ya katkı değil zaaf getirir. Bir de ilginç olan Jorquara ve Advincula. Her ikisi de Süper Lig kalitesinin çok uzağında.
G.Saray da ‘Bu sene sorunlarla boğuşurum’ mesajı veriyor. Sahadan çıkan her oyuncu Hamza Hoca’ya ‘Beni oyundan alma’ mesajı veriyor. Bu da G.Saray için ilerleyen haftalarda sorun olur gibi duruyor. Bunu değiştiremezse G.Saray, artı bir problemle sezonu açmış olur. Ve bundan sonra oyundan alınan her oyundan bir tepki hareketi beklenebilir. Bunu Hamza Hoca’nın hemen kesmesi gerekir.


-Kupa sıkıntıyı yumuşatır mı?

Hayır. Gözüken bir tablo var. Bu kupa bir maçta alınıyor. G.Saray geçen senedeki görüntüsünde değil. Kupayı kazanması bunu değiştirmez. Mert, Sneijder'in vuruşunu kurtardı ama golde hatası var. Kısacası SÜper Kupa finalinde futboldan süper uzak bir görüntü vardı.


Yeni bir yol bulmaları lazım

-Bilal, Melo’nun yerini doldurabilir mi?

Bilal, oynadığı takımlarda şu ana kadar tamamen hücum organizasyonunda görev yapan, son derece akıllı top kullanan bir oyuncu. Melo ise belki Bilal’in bu özelliklerine sahip değil ama Galatasaray baskı yediği zaman dişe diş oynaması gerektiği anlarda mücadelesiyle ortaya çıkıyordu. Yani bu ikili faklı oyuncular. Ofansif olarak Bilal ne kadar etkilisiyse defansif olarak da Melo o kadar etkili.
Melo’nun mevcut sorunları çözecek gibi gözükmediği için Galatasaray bu kadroda bir şeyler yaratmak zorunda. Yani ya yeni bir yol bulacaklar ya da yeni bir yol yapacaklar. Ya da Melo’ya taviz verecekler. Galatasaray’ın orta sahası derbileri, Şampiyonlar Ligi mücadelelerini ve zorlu lig maçlarını bu görüntüsüyle yürütemez.


Eski Podolski değil


-Podolski’yi nasıl buldunuz?
Podolski, bizim kafamızda düşündüğümüz veya yıllar önce onu tanıdığımız, parladığı dönemdeki Podolski değil. O dönemlerdeki müthiş canlılığını, aktivitesini ve isteğini bulmak kolay değil.


En iyisi Muslera


İlk yarıda da söylemiştim. Bu orta saha görüntüsü ve bununla birlikte takım savunması içinde olması gereken adamların katkısı olmadan Galatasaray’ın işi zor. Belki ligde birçok maçta iyi iş yapar ama zorlu maçlarda büyük zaaf yaratır. Ofansif olarak tatmin eder ama defansif olarak olmaz. Bu maçta bile Galatasaray’ın en iyisi Muslera’ydı.


İbra bir şehir efsanesi


-G.Saray’ın bu görüntüsünde en ihtiyaç duyacağı oyuncu Ibrahimovic midir?
Ibrahimovice gelinceye kadar Galatasaray’ın birçok noktaya transferi olabilir. Galatasaray’da sorumluluk alan oyuncu sayısı düşük. Ibrahimovic de bir şehir efsanesi.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI