Bir oy, bir gelecek!

Seçim vaadlerini işitice hepsine oy veresi geliyor insanın.

Haberin Devamı

Heyhat, sadece bir oyumuz var. Onu da en beğendiğimiz, vaadlerini gerçekleştirebileceğine inandığımız bir adaya, bir partiye vereceğiz. Hiçbirini beğenmiyorsak ve fakat boş oy kullanmayacaksak “ehveni şer”(kötünün iyisi) ilkesine göre hareket edeceğiz, kendimizce…

“Aklın öğütlediği herşeyi tutkuya kapılmaksızın yerine getirmek için sağlam bir kararlılık gerekir. Bence erdem bu karar sağlamlığıdır… Erdem, iyi saydığımız şeyleri yapmakta gösterdiğimiz karar ve sabırdan ibarettir… Erdemin ödülü olan hoşnutluk, erdemin yolundan gidilmedikçe kazanılamaz”(Descartes)

Tüm vatandaşların akl-ı selim, kalb-i selim ile oy vermesini diliyorum. Çıkan sonuçlar ne olursa olsun onu olgunca kabul edebilmek ve millet iradesi sonucu oluşan tablonun olabilecek en hayırlı sonuç olduğuna inanmak durumundayız. Milletçe kalkınmanın yolu, -beğensek de beğenmesek de- seçilmişlerin bize en iyi hizmeti verebilmeleri için elimizden gelen ne katkı varsa sunmada devamlılık göstermekten geçiyor. Çün “Bir ulusun büyüklüğü nüfusunun çokluğuyla değil, akıllı ve erdemli kişilerinin sayısıyla belli olur”(Victor Hugo)

Haberin Devamı

Kim gelirse gelsin beklentilerimiz belli; Özgürce, onurlu bir yaşam, barış, huzur, refah, adil bir yönetim, iyi bir eğitim ki “Bir ülkenin geleceği, o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır”(Einstein) Ve başta sağlık, tüm sosyal hizmetlerden hakça yararlanabilme imkanı, neticede bunların sürekli geliştirilmesiyle insanlık seviyesinde olabildiğince ileri gidebilmek…

Dünya konjonktürü güçlü olmamızı gerektiriyor. “Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası ulusal egemenliktir”(K.Atatürk) Bağımsızlığımız, bekamız, güvenliğimiz, bu dönem de tercihlerimizi oluştururken dikkate aldığımız birincil etmenler. Zira yakinen biliyoruz, Byron’un dediği gibi; “Bir devleti kurmak için bir yıl ister, yıkmak için bir saat yeter”… Ve yine biliyoruz ki adil bir yönetimin hüküm sürdüğü yerlerde halk devletine canla başla sahip çıkar. Onun için “Devletin dini adalettir” demişler. “Adaletin güçlü, güçlülerin de adil olması gerekir”(Pascal) Öyleyse irfan ocaklarımızla beraber yaşamsal öneme sahip tüm kurumlarımızın, bilhassa da adalet sistemimizin ihyası en önemli beklentilerimizden…

Haberin Devamı

Hz.Ali’nin(ra) yöneticilere öğütlerinden birkaçını zikretmek isterim bu bağlamda;

* Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin süsü ve güzelliğidir.

* Hükümdarın devleti, adalette saklıdır. Hiddetine, öfkene, eline ve diline hakim ol. Sakın halkından uzun müddet uzak durma veya gizlenme. Halka sevgi ve merhamet besle. Alçak gönüllü ve ölçülü ol. Denetime önem ver. Hiçbir işi ihmal etme. Sana helal olmayan şeylerde nefsine karşı sıkı dur.

* Halk bölümlere ayrılmıştır. Bölümlerin bir kısmı diğer bölümün tamir edilmesiyle düzelir, huzur bulur. Bir bölümün diğer bölümden bağımsız kalması düşünülemez.

* Onlara öyle muamele et ki, halk senin hakkında güzel duygulara sahip olsun. Güzel duygular senin işini kolaylaştırır. Şunu da bil ki, senin hakkında iyi düşünen halk, idarenden memnun demektir. İdaren altındaki şehirlerin düzene girmesi ve halkın güvenliğe, huzura kavuşması için daima bilginlerle görüş, bu konuda erdemli, vefakar, cömert, merhametli yardımcılarla çalış.

Haberin Devamı

* Cimri kişiyle toplantıda bulunma; seni üstünlükten alıkoyar, ihsandan men eder, sana yoksulluğu gösterir. Korkakla toplantıda bulunma, ona danışma. Çünkü o, işlerinde zaafa düşürür, yapacağın şeylerden seni alıkoyar. Aşırı hırslı kişiye de danışma; zulümle mal yığmasını sana güzel gösterir.

* Vakitlerin en üstününü seninle Allah arasındaki vicdan muhasebesine ayır. Fakat halka ayırdığın en önemli zamanlar eğer adaletli ve mutluluk vericiyse Allah’a ayrılmış zaman gibidir…

Oylarımızla geleceğimizin inşasına bir tuğla da biz koyacağız bugün. “Halk, kötü şeye iyi şeyden fazla inanır” dese de Boccaccio biz korku çekiciliğine kurban gitmeden olabildiğince objektif, olabildiğince umutla hareket edeceğiz. “En korkulu anlarında bile umudunu tüketme, unutma ki en lezzetli ilik en sert kemikten çıkar”(Sadi) Nitekim umutluyuz. Dünya karanlığına küfredeceğimize bir mum yakmada olacağız inşaallah. Ve ola ki geçmiş sıkıntıları gerçekten geçmişte bıraktığımız, toplumsal uzlaşıyla birlikte engelleri aştığımız beş on yıllık bir fetret dönemi önümüz… Hayırlı uğurlu olsun! Hu

 

Haberin Devamı

Musa Dede / GÖLGENİN HAKİKATİ

Yazarın Tüm Yazıları